İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/11579 Karar: 2023/7721 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/11579 K.2023/7721

9. Ceza Dairesi 2023/11579 E. , 2023/7721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1552 E., 2022/1537 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf ince

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/11579 E. , 2023/7721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1552 E., 2022/1537 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf ince

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/11579 E. , 2023/7721 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1552 E., 2022/1537 K. SUÇLAR : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu ve Bakanlık vekili tarafından kovuşturma evresinde katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; 1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.12.2019 tarihli ve 2019/42062 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında Bakırköy 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2019 tarihli ve 2019/670 Esas, 2019/783 Karar sayılı kararı ile çocuğun cinsel istismarı suçundan görevsizlik kararı verilmiştir. 2. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.12.2020 tarihli ve 2020/3 Esas, 2020/518 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Anılan karara karşı istinaf yoluna başvurulması ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/292 Esas, 2021/1675 Karar sayılı kararı ile özetle; sanığın eyleminde suçun basit hali ve sarkıntılık haline ilişkin hukuki kabulün açıklanmaması, kasten yaralama suçundan verilen beraat gerekçesi de dikkate alınıp 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmaksızın anılan maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi, sanığın mağdurun özel piyano öğretmeni olmasından dolayı 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayini, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmama gerekçesinin yetersiz olması sebepleriyle 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2021/542 Esas, 2022/316 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi ile dördüncü fıkrası ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 5. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/1552 Esas, 2022/1537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararında hüküm kısmının birinci maddesindeki üçüncü paragrafın hükümden çıkartılmasına ve sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile üçüncü fıkrasının (d) bendi ile 43, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükümle ilgili istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince "Sanığın mağdura uyguladığı sırta vurma ve tokat atma eylemlerinin cinsel istismar için başvurulan bir cebir olmadığı zira mağdur ifadesinden de açıkça anlaşıldığı üzere mağdurun piyanoda yanlış nota çalması üzerine derse ilişkin uyarı mahiyetinde vurma olması yine kamera kayıtlarındaki görüntülerde tespit edildiği üzere sanığın mağduru kucaklayıp kendine çekip öpme şeklindeki eylemlerinin cinsel istismar eyleminin icrai hareketi olup cebir sayılamayacağı..." gerekçesiyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanma olanağının bulunmadığı hususundaki değerlendirmenin suçun işleniş şekli ile delil takdirine ilişkin olması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği ve bu husustaki değerlendirmenin aynı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Bozma sebebine göre Tebliğnamedeki onama düşüncesine iştirak edilmemiştir. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/1552 Esas, 2022/1537 Karar sayılı kararının gerekçede açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla