İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/12399 Karar: 2023/8591 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/12399 K.2023/8591

9. Ceza Dairesi 2023/12399 E. , 2023/8591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/359 E., 2023/504 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yön

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/12399 E. , 2023/8591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/359 E., 2023/504 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yön

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/12399 E. , 2023/8591 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/359 E., 2023/504 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, hırsızlık, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2022 tarihli ve 2022/463 Esas, 2022/515 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ile 143 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı karar verilmiştir 2. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/359 Esas, 2023/504 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdure ve tanıkların beyanlarının çelişkili olduğuna, cinsel saldırı suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığına, eylemin nitelikli şekilde gerçekleşmediğine, hırsızlık suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan üst sınırdan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine, mağdurenin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak olmasından dolayı 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendine göre artırım yapılmasına, Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "Tüm dosya kapsamına göre hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş herhangi bir delil mevcut olmadığı, mahkememizce yapılan yargılama sonucunda iddia, sanığın savunmaları, katılan ... tanıkların beyanları, hazırlık evrakları, raporlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; (1) cinsel saldırı suçuna ilişkin yapılan değerlendirmede: Katılanın olay tarihinde alkollü vaziyette sokakta yürüdüğü esnada sanıkla aralarında önceye dayalı herhangi bir tanışıklık bulunmamasına rağmen sanığın katılanı takip ettiği, katılanın yolunu değiştirmesine ve sanığa tepki vermesine rağmen sanığın ısrarlı takibine devam ettiği, katılanın arkasına bakarak tedirgin şekilde sanıktan uzaklaşmaya çalışmasına rağmen kamera kayıtlarından da görüleceği üzere sanığın hızlı adımlarla sanığa doğru yaklaştığı, sanığın katılanın koluna girerek yoldan geçmekte olan taksiye bindirdiği, katılanın takside otogara gitmek istemesini söylemesine rağmen sanığın farklı istikamet olan Üniversiteye taksiyi yönlendirdiği, tanık ...'ın aşamalardaki beyanlarında da 'katılanı sanığın yönlendirdiğini, katılanın takside sanığa bana bir şey yapacak mısın şeklinde sanığa sorular sorduğunu da duyduğunu' beyan ettiği, taksinin Dicle Üniversitesine gelerek araçtan katılan ... sanığı indirdikten sonra sanığın katılanı ilk baştan bu yana amaçladığı üzere cinsel saikle katılanı ormanlık alana doğru götürdüğü, olayın sıcağı sıcağına katılanın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında sanığın katılanın ve kendisinin pantolonunu indirip penisini katılanın vajinasına soktuğu, katılanın beyanlarında bu sırada canının yandığı, yüksek sesle bağırdığı, sanığın hazırlık aşamasında müdafii huzurunda alınan beyanlarında ve Sulh Ceza Hakimliğinde sorgusunda alınan beyanlarında müştekinin kendisi ile rızası doğrultusunda birlikte olduğunu ve dışarıya boşaldığını beyan ettiği, mahkememizce alınan savunmasında ise organ sokmadığını sadece sürtünme yoluyla boşaldığını beyan etmişse de sanığın ilk beyanlarında katılan ile birlikte olduğunu beyan ettiği, katılanın soruşturma aşamasındaki beyanının da bu eylemi yani sanığın 'organ sokma' eylemini doğruladığı, ayrıca katılanın beyanları destekler şekildeki Diyarbakır Bölge Kriminal Polis laboratuvarlığınca düzenlenen 18.10.2022 tarihli raporda katılanın kıyafetindeki meni örneğinde de sanığın genotipinin bulunduğu, 06.09.2022 tarihli cinsel saldırı muayene raporunda 'vajen duhula müsait izlendiği...' belirtildiği anlaşılmakla sanığın organ sokma eylemi olmadığı yönündeki savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik oldugu yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanaatin oluştuğu, sanığın eyleminin organ sokma suretiyle nitelikli cinsel saldırı suçunu teşkil ettiği sonucuna varılmış, sanığın eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki tutumu, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek sanık hakkında tayin edilen ceza TCK'nin 62/1 maddesi gereğince indirim yapılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. (2) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin yapılan değerlendirmede: Olay günü sanığın, katılanın kolundan tutarak taksiye binmesini sağladığı, bu eylemin cebir şiddetine ulaşmadığı, yine taksi şoförü tanık ...'ın soruşturma aşamasında alınan beyanında sanığın katılanı taksiye binmesi için zorladığını görmediğini, katılanın taksi içerisinde kendisinin omzuna dokunarak müziğin sesini yükseltmek için talebinin bulunduğunu beyan ettiği dikkate alındığında sanığın katılanı taksiye bindirmesi ile başlayıp sanığın cinsel eylemine kadar olan süre için sanığın katılanın iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırmadığını yine sanığın cinsel saldırı suçu işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süre ile katılanın iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı ve kişinin vücudunun suçun konusu olması nedeniyle katılanın hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında olay tarihinde sanığın kişi hürriyetinden cezalandırılmasına yeter ve somut bir delilin dosyada mevcut olmadıgı tüm bu nedenlerle de sanık hakkında kişi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı vermek gerekmiştir. (3) Yağma suçuna ilişkin yapılan değerlendirmede: Olay günü mağdura karşı cinsel saldırı eyleminde bulunan sanığın, nitelikli cinsel saldırı eylemini tamamladıktan sonra mağdura ait yerde bulunan çantayı alarak olay yerinden ayrıldığı, sanığın aşamalardaki savunmasında cinsel eylemden sonra mağdurun kendisiyle gelmesi için çantasını aldığını beyan ettiği ancak sanığın çantasındaki telefonunu da telefoncuya ekran şifresini açtırmak için götürdüğü, yine sanığın aşamalardaki savunmasında mağdura ait çantayı ve içindekileri çöpe attığını beyan ettiği, sanığın aşamalardaki beyanlarında çelişkiye düştüğü bu nedenle sanığın üzerine atılı suçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilmemiş, mağdurun aşamalardaki beyanında ise sanığın yerde bulunan çantasını alarak kaçtığı ifadesi ile Yargıtay 6. C.D'nin 2021/17592 E sayılı kararındaki ''Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Hırsızlık suçunun basit hali TCK'nın 141. maddesinde, hırsızlık suçunun nitelikli halleri ise aynı Kanunun 142. maddesinde, fıkralar ve bentler halinde sınırlı olarak sayılıp gösterilmiştir. Suçun niteliklerinden 'elde veya üstte taşınan eşyayı, çekilip almak suretiyle ya da özel beceriyle' olanı da, aynı Kanunun 142.maddesinin 2.bendinde yerini bulmuştur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır. Cebir veya tehdit, 'yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı' şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır. Cebir veya tehdit unsuru her zaman açık veya net olmayabilir. Bu gibi durumlarda zor ögesinin, yağma boyutuna ulaşıp, ulaşmadığı olay bazında incelenir. Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir. Tehdit ise; muhatabın üzerindeki zorlama etkisini halihazırda bedensel tesir eden zorlama ile değil gelecekte belirtilen manevi bir zorlama, korkutmayla gösterir. Bu nedenle tehdit, zilyedin şahsının veya malının büyük bir tehlikeye düşürülebileceğinin bildirilmesi ve/veya bu tür algılanabilecek objektif olarak ciddi bir görünüm uyandırması ve tehdit edilenin de bunu ciddiye alması gerekir. Yağma suçunda tehdit, şahıs veya malvarlığına ilişkin ve kişiyi büyük bir tehlikeye düşürecek ağırlıkta bulunmasıdır. Hafif bir tehdit yağma suçunun oluşması için yeterli değildir. Toplumda yaşayan kişilerin içinde bulundukları psikolojik koşullar yaşamlarının her alanında oransız endişe duymalarına neden olmaktadır. Çevresel bazı faktörler insanı modellemekte suç korkusu bundan nasibini almaktadır. Toplumdaki şiddet eylemlerinin genel güvensizlik duygusunu etkilediği de bir gerçektir. Ceza adalet sisteminde amacın; suç korkusunun ekonomik ve sosyal maliyetini azaltma, suçluyu cezalandırma, suçlu olan kişideki insani yapıyı da kazanmak olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; olay günü mağdura karşı cinsel saldırı eyleminde bulunan sanığın, nitelikli cinsel saldırı eylemini tamamladıktan sonra mağdura ait yerde bulunan çantayı alarak olay yerinden ayrıldığı, mağdurun çantasının alınması sırasında olayın başında ve sonraki aşamalardaki sanığın söylem ve hareketleri ile mevcut ortamın fiziki koşulları ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mevcut eylemin yağma suçunda aranan tehditteki nicelik ve cebir, şiddet ve/veya şiddet boyutuna vardığının kabulünün olanaklı olmadığı dikkate alınmadan' şeklindeki açıklaması dikkate alındığında sanığın olay tarihinde gece vakti olan 21:40 sıralarında cinsel eylemini gerçekleştirdikten sonra yerde duran çantayı zorlama olmadan ( yağmada aranan cebir, şiddet ve tehdit bulunmadan) aldığı ancak sanığın bu eyleminin, mağdura karşı nitelikli cinsel saldırı eyleminden sonra gerçekleştirdiği, eylemin mağdurda yaratacağı korku, panik ve etki dikkate alındığında, sanığın bu eylemini Malını Koruyamayacak Durumda Olmasından Yararlanarak savunamayacak kişiye karşı işlediği anlaşılmakla sanığın gece vakti kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından yararlanmak suretiyle hırsızlık suçunu işledikleri sabit görülmüş, sanığın eylemden sonraki ve yargılama sürecindeki tutumu, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri hafifletici neden kabul edilerek sanık hakkında tayin edilen ceza TCK'nin 62/1 maddesi gereğince indirim yapılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığından esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 30.05.2023 tarihli ve 2023/359 Esas, 2023/504 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla