Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/12415 E. , 2025/189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/58 E., 2023/308 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler t
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/12415 E. , 2025/189 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/58 E., 2023/308 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını ve suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararların temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesince hükümlerin bozulmasından sonra Mahkemesince sanığın, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Sanık ...'in hürriyeti tahdit suçundan mahkum olması gerektiğine ve bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanık ...'in hürriyeti tahdit suçundan da mahkum olması gerektiğine ve bu nedenle kararın bozulması talebine ilişkindir. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Kararın bozulması talebine ilişkindir. D. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Dosyada mağdurenin beyanından başka delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun samimi olarak mağdure ile parkta oturdukları ve yanağından öptüğünü kabul ettiğine, bunun dışında cinsel davranışının bulunmadığına, yeterli ve kesin delil olmadan mahkumiyet kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Mağdurenin kayden 01.02.1999 doğumlu olduğu, on beş yaşını ikmalinden sonra 14.04.2014 tarihli duruşmada sanığa ilişkin şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdure vekilinin hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 23.07.2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Olayın intikal şekli ve zamanı, suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda verdiği aynı mahiyetteki savunması, adli rapor ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun, cinsel organını mağdurenin ağzına soktuğuna dair mağdurenin beyanından başka her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle eylemin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda yapılan değişiklikler de nazara alınıp belirlenecek lehe kanuna göre suça sürüklenen çocuğun, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gözetilerek, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Hüküm Yönünden: Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdur ilk intikalden itibaren değişmeyen benzer ifadelerinde suça sürüklenen çocuk ...’ın kendisini parkın tuvaletinin arkasına götürdüğünü, penisini ağzına alma teklifinde bulunduğunu, kendisinin bunu reddettiğini, ayakkabısını bağlamak için eğildiğinde Metehan’ın cinsel organını ağzına soktuğunu beyan ettiği, suça sürüklenen çocuk mahkemedeki savunmasında, sadece mağdurla öpüştüklerini, sarıldıklarını, başka bir yerine dokunmadığını beyan ettiği, ancak Savcılıktaki beyanında, mağduru kısmen doğrular şekilde parkın içerisinde bulunan tuvaletin arkasına gittiklerini, mağdur ile öpüştüklerini, mağdurun göğüslerine elbisesinin dışından ellediğini, onun da kendisinin cinsel organını pantolonunun üzerinden ellediğini beyan ettiği ancak, cinsel organını ağzına soktuğuna dair mağdurun beyanlarını kabul etmediği, mağdurun beyanlarının tutarlı olup suça sürüklenen çocuğun savunmalarının kısmen çelişkili olduğu, mağdurun anlatımlarından rızası ile olay yerine giden mağdurun tüm eylemler açısından rızası ile hareket ettiği kanaatine varılmış ancak on beş yaşından küçük olan mağdurun yaşı itibariyle rızasının hukuken geçersiz olması, mağdurun daha önceden tanıdığı suça sürüklenen çocuğa iftira atmasını gerektirir aralarında husumet olmaması ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, tarafların anlaşarak birlikte parkın tuvaletinin arkasına gidip burada suça sürüklenen çocuğun mağduru öptüğü, göğüslerine elleyerek cinsel organını mağdurun ağzına soktuğu ve bu şekilde mağdura yönelik vücuda organ sokmak sureti ile cinsel istismar suçunu işlediği kanaati ile sayın heyetin çoğunluk görüşü olan, mağdurun soyut iddialarından öte delil olmadığından suça sürüklenen çocuğun eyleminin mağdurenin ağzına cinsel organını sokma olmayıp çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilerek verilen bozma kararına katılmıyoruz.