Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/12577 E. , 2024/755 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/434 E., 2015/195 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düşme Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2021/5557 Esas, 2023/4342 Karar sayılı kararına k
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/12577 E. , 2024/755 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/434 E., 2015/195 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Düşme Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2021/5557 Esas, 2023/4342 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.10.2023 tarihli ve 14-2015/167394 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığa atılı suçun cezasının 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngördüğüne, aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince olağan dava zamanaşımı süresinin sekiz yıl olarak kabul edildiği, ancak sanığa atılı suçun hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlendiğinin iddia edildiği ve daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal nedeniyle aynı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ile uygulama yapıldığı gözetildiğinde, yapılacak yarı oranında artırım ile ceza üst sınırının beş yıl hapis cezasının üstüne çıkacağı ve aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bu halin gözetilmesi nedeniyle olağan dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olarak kabul edilmesi gerektiğiyle olağan dava zamanaşımı süresinin geçmediğine ilişkindir. II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanabilmesi için sanıkla katılan arasında bir hizmet ilişkisinin bulunması ve suçun bu hizmet ilişkisinin sanığa vermiş olduğu bir kısım yetkiler sebebi ile katılan üzerinde kurulan nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi gerekir. Daha açık bir ifade ile sanığın yazılı veya sözlü bir hizmet akdine dayanarak katılan üzerinde işe alma, işten çıkarma, ücret gibi sosyal haklarını belirleme şeklinde yetkilere sahip olup bunun verdiği nüfuzun kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi gerekir. 2. Somut olayda; katılanın fabrikada işçi olarak çalıştığı, sanığın ise aynı işyerinde vardiya amiri (Usta başı) olarak çalıştığı ve 5237 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde düzenlenen koşulların bulunmadığı anlaşılmakla atılı suç için öngörülen olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2021/5557 Esas, 2023/4342 Karar sayılı düşme kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.10.2023 tarihli ve 14-2015/167394 sayılı itirazındaki gerekçeler hukuka uygun bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.06.2023 tarihli ve 2021/5557 Esas, 2023/4342 Karar sayılı düşme kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.01.2024 tarihinde karar verildi.