Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/13557 E. , 2024/4590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/548 E., 2023/239 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakem
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/13557 E. , 2024/4590 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/548 E., 2023/239 K. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2014 tarihli ve 2014/396 Esas, 2014/855 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın cinsel taciz 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105/1, 62. maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.06.2022 tarihli ve 2021/3653 Esas, 2022/6758 karar sayılı kararı ile, "iddianamede olay günü sanığın, on yedi yaşında olan mağdurenin omzuna dokunması şeklinde anlatılan eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı kapsamında olduğu ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrası öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla bu suç ile bağlantılı işlenen diğer suçla ilgili davaya bakma, delilleri değerlendirme ve suç vasfının tayini ile buna göre lehe kanunu belirleme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek 5235 sayılı Kanunun 12 ve 5271 sayılı CMK'nın 4. maddeleri gereğince görevsizlik kararı verilmesinde zorunluluk bulunması" nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile, sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hakkı saklı olduğundan 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanık aleyhine delil bulunmadığına, mağdurenin beyanlarının soyut olduğuna, mahkûmiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 16. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.