Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/14102 E. , 2024/6545 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE DURUŞMASIZA KALDI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/322 E., 2022/589 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/14102 E. , 2024/6545 K. "İçtihat Metni" BOZMA ÜZERİNE DURUŞMASIZA KALDI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/322 E., 2022/589 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama Şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteği yönünden; Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunamayacağı belirlenmiştir. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin yerinde görülen duruşmalı inceleme talebine istinaden yapılan duruşmaya belirlenen tarihte gelmemesi nedeniyle duruşmasız yapılan değerlendirme neticesinde gereği düşünüldü ; I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2009/77 Esas, 2015/48 Karar sayılı kararı ile ; Belediye otobüs şoförü olan sanığın otobüsle seyir halindeyken tüm yolcuların inmesinin ardından otobüsü ıssız bir yerde durdurarak suç tarihinde on sekiz yaşından küçük ve mental rahatsızlığı olan, otobüste yolcu olarak bulunan katılan mağdurenin yanına geldiği, koltuğa yatırarak alt kıyafetlerini çıkarttığı katılan mağdureye vajinal yoldan organ soktuğu şeklinde kabul edilen olayda çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun)103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 19 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2015 tarihli ve 2009/77 Esas, 2015/48 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/2503 Esas, 2020/2485 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece akıl zayıflığı bulunan katılan mağdure ile ilgili olarak 24.05.2013 tarihli yetersiz heyet raporuna dayanılarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşıldığından, katılan mağdurenin tedavisine ilişkin tüm evrak temin edildikten sonra dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kuruluna sevk edilerek suç tarihi itibarıyla katılan mağdurede herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, şayet varsa bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar veya kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, kendisine karşı işlenen fiilin ahlaki kötülüğünü idrak edip edemeyeceği, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin gelişip gelişmediği, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, kendisine yönelik cinsel istismar eylemlerine beden veya ruh bakımından mukavemete muktedir olup olmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiş, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/674 Karar sayılı kararı ile ; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde aynı hüküm kurulmuştur. 3. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2020/368 Esas, 2021/674 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli ve 2021/26874 Esas, 2022/3619 Karar sayılı kararı ile; sair temyiz itirazlarının reddine ancak; herhangi bir adli sicil kaydı bulunmayıp, duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz durumu da görülmeyen sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen hapis cezasıyla ilgili olarak “yargılama sürecinden gözlemlenen tutum ve davranışları ile dosyaya yansıyan kişiliği” şeklindeki yeterli olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin tatbikine yer olmadığına karar verildiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/322 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararı ile; sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile aşamalardaki tüm savunmaları nazara alınarak dosya kapsamından anlaşılan suç işleme eğilimi, atılı suçu işlemekten dolayı samimi ve ciddi bir pişmanlığının müşahede ve tespit edilmemesi, dolayısıyla ileride suç işlemekten çekineceğine dair hiçbir kanaat oluşmaması, cezanın geleceği üzerinde caydırıcı olması gereken etkisi, takdiri indirim maddesinin her olayda uygulanan madde olmayıp, dosya kapsamına göre koşulları Mahkeme heyetince oluştuğu kanaatine varıldığı takdirde uygulanan Kanun maddesi olması karşısında, Mahkeme heyetince uygulama koşulları oluşmadığı kanaatine varıldığından takdiri indirim uygulanmaksızın aynı karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Sanığın rıza ile cinsel yakınlaşma hususundaki istikrarlı savunmalarına itibar edilmediğini, yargılamanın uzun sürmesi ve temyize konu kararı veren heyetteki hakimlerin değişmesi nedeniyle dosyadaki delillerin yeniden ele alınması gerektiğini, katılan mağdurenin beyanlarını destekler delil ve katılan mağdurede darp izi bulunmadığını, olayın gerçekleştiği iddia edilen yerin yoğun olduğunu ve katılan mağdurenin yardım istemediğini, sanığın alt kıyafetlerini çıkardığını ancak üstünü çıkarmasına izin vermediğini beyan eden katılan mağdurenin tepki değişikliği sebebinin sorgulanmadığını, katılan mağdure ve ailesinin beyanlarının çelişkili olduğunu, sanığın katılan mağdureyi bıraktığı ve katılan mağdurenin polisler tarafından ailesine teslim edildiği zaman arasının oldukça uzun olduğunu, bu süreçte katılan mağdurenin ne yaptığının tespit edilmediğini, katılan mağdurenin kanlı kıyafetlerinin köpekler tarafından alındığına dair beyanının itibar edilebilir olmadığını ve ilk aşamada ailesine kanın adet kanaması olduğuna dair anlatımda bulunduğunu, şikayetinden vazgeçen katılan mağdurenin yeniden şikayetçi olmasının tutarsızlık göstergesi olduğunu ve olayı ailesinin baskısı sonucunda anlattığını, Adli Tıp Kurumunun katılan mağdurenin yaşından büyük görünümünde olduğu, zeka geriliğinin ancak yakın tanıyanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği tespitinin dikkate alınmadığını, sanığın katılan mağdurenin yaşı ve zekası hususunda hataya düştüğünü, ruh sağlığı hususundaki raporun Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini, darp izi olmaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca arttırım yapılmayacağını, yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğunu, sanığın bozma sonrası beyanında pişmanlığını dile getirmesine ve on dört yıllık dava sürecinde suç işlememesine rağmen takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğunu beyanla kararın bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden 1. Katılan mağdurenin aşamadaki beyanları, sanığın müdafii huzurundaki tevil yollu ikrarları, raporlar, tanık ifadeleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mahkemenin kabulü ve uygulamasına göre; suç tarihinin karar başlığında 10.11.2008 yerine, 11.11.2008 olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak görülmüştür. IV. KARAR A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/322 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararırına yönelik şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2022 tarihli ve 2022/322 Esas, 2022/589 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,01.07.2024 tarihinde karar verildi.