Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/166 E. , 2023/4469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönel
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/166 E. , 2023/4469 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince sanıklar haklarında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2018/242 Esas, 2019/145 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve son cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2019/1815 Esas, 2021/1667 Karar sayılı kararıyla "...1-) Sanık ... ...'ın mağdur ile iki kez ilişkiye girdiği beyanı üzerine iki cinsel ilişkinin hangi aralıklarla gerçekleştirildiği hususu araştırılmadan sanık hakkında TCK'nın 43. Maddesinin uygulanması, 2-) Mağdurun aldığı alkol nedeniyle olay esnasında ruh ve beden bakımından kendisini koruyabilecek durumda olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp 6. İhtisas Kurulundan alınması gereken raporun dosya arasında ve UYAP incelemesinde bulunamadığı anlaşıldığından rapor alınmış ise dosya arasına alınarak; alınmamış ise rapor alınmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile sanıklar hakkında mahkumiyet hükmü kurulması,.." gerekçesiyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesi kararı üzerine Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli ve 2021/244 Esas, 2021/259 Karar sayılı kararıyla sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 39 uncu maddesinin birinci fıkrası ve son cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; sanık ... ... hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/2532 Esas, 2022/313 Karar sayılı kararıyla sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 13.12.2022 tarihli ve 9-2022/38512 sayılı, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi Üst hadden ve takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın hükümler kurulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Reşit olan şikayetçinin rızasıyla para karşılığı sanıkla cinsel ilişkiye girdiğine, ilişki sırasında kendisini savunamayacak durumda olmadığına, cinsel birliktelik sonrası alkol almasının olayla illiyet bağı bulunmadığına, suç unsurunun bulunmadığına, şikayetçinin aşamalardaki beyanlarının tutarsız, çelişkili ve hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, soruşturma aşamasında alınan raporun gerçeği yansıtmadığına, şikayetçinin daha sonraki beyanları karşılaştırılmadan rapor tesis edildiğine, şikayetçinin daha sonra gerçeğe rücu ettiğine ve şikayetten vazgeçtiğine, evrensel ilke uyarınca şüphenin bulunması halinde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. C. Sanık ... ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve ceza hukukunun temel ilkeleri göz ardı edilerek karar verildiğine, reşit şikayetçi ile rızaya dayalı cinsel birlikteliğin suç oluşturmayacağına, şikayetçinin beyanları ve adli tıp raporlarında çelişkiler olduğuna, olay esnasında şikayetçinin alkollü olup olmadığının tam ve kesin olarak tespit edilemediği halde aleyhe değerlendirme yapıldığına, olay anında bilincinin açık olduğunun sabit olduğuna, olay sonrası alınan alkolle olayın illiyet bağı bulunmadığına, şikayetçinin emniyet ifadesinin usul ve esas bakımından eksik olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, şikayetçinin kollukta ailesinden çekinerek beyanda bulunduğuna, reşit şikayetçinin rızasıyla para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, ATK raporlarının eksik olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, sanığın suç kastı olmadığına, soruşturma aşamasında alınan raporun gerçeği yansıtmadığına, şikayetçinin daha sonraki beyanları karşılaştırılmadan rapor tesis edildiğine, şikayetçinin daha sonra gerçeğe rücu ettiğine ve şikayetten vazgeçtiğine, evrensel ilke uyarınca şüphenin bulunması halinde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, sanıkla şikayetçi arasında cinsel ilişkinin meydana gelmediğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe olan tanık beyanlarına ve rapora itibar edilmediğine ve gerekçelendirilmediğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. D. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Şikayetçinin emniyet ifadesinin usul ve esas bakımından eksik olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, şikayetçinin kollukta ailesinden çekinerek beyanda bulunduğuna, şikâyetçinin diğer sanıklarla rıza ile ilişkiye girdiği ve olay anında bilincinin açık olduğunun sabit olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, olay anında bilincinin açık olduğunun sabit olduğuna, olay sonrası alınan alkolle olayın illiyet bağı bulunmadığına, ATK raporlarının eksik olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, sanığın yardım eden sıfatı da bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin Kapsamına Göre A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Yapılan yargılama, toplanan deliller, şikayetçi beyanları, sanıkların savunmaları, tanık anlatımları, uzmanlık raporları, DNA analiz raporu, güvenlik kamera görüntüleri ve tüm dosya kapsamından; olay tarihinde sanıklardan ... ... ***'ın; şikayetçi ile buluşmayı ve konuşmayı sağlamak amacıyla bir olay kurguladığı, şikayetçiyi tehlikede olduğunu, kendisine komplo kurulduğu yönünde yaptığı instangram sosyal sitesi üzerinden yazdığı mesajlarla onu ikna edip, inandırarak kendisi ile buluşmasını sağladığı, şikayetçi ve sanık ... ***'ın buluşmasından sonra sanık ...'ın da aralarına katıldığı, hep birlikte (...) ilçesine gittikleri, sanık ... ***'ın burada alkol oranı yüksek bir içki türü olan viski aldığı, şikayetçinin bu içkiyi içtikten sonra kendinden geçtiği, saat 17.00 sıralarında şikayetçinin sanıklar ... ... *** ve ... tarafından, sanık ... ***'ın evinin önüne kadar getirildiği, bu sırada ... ... ***'ın ailesi yazlıkta olduğundan evde kimse bulunmadığı, olay yerinin yakınında bulunan okula ait güvenlik kamera görüntülerine göre, sanıkların aldığı alkolün etkisi ile baygın halde bulunan şikayetçiyi, araçtan bir süre indirmeyip sokağın tenha ve sakin olduğu anı bekledikleri, sokağın boş olduğundan emin olduklarında, baygın durumdaki şikayetçiyi araçtan indirip, kollarına girmek suretiyle taşıdıkları, ancak okulun bahçesinde oyun oynayan, tanık M.D.'un da aralarında bulunduğu, bir grup çocuğun olaydaki farklılığı sezerek olanları izlemek üzere, sanıkların sahibi olduğu araç ve ikametlerinin olduğu binanın bahçe girişine geldikleri, sanıkları izledikleri, sanıkların şikayetçiyi alkollü ve baygın halde eve çıkarttıktan sonra, sanık ... ***ın alkolü ve baygın haldeki şikayetçi ile ard arda sayılabilecek şekilde az zaman bulunduğu ve tek eyleme vücut verecek biçimde iki kez ilişkiye girdiği, daha sonra sanık ... ...'yı arayıp "acil gelebilir misin" diyerek eve çağırdığı, sanık ... ...'nın da şikayetçi ile ilişkiye girdiği, bu aşamada şikayetçinin kendine gelmeye başladığı, haklarında şikayetçi olacağını söylemesi üzerine, sanıkların arkadaşlarını eve davet ettikleri ve şikayetçiyi şikayette bulunmamak konusunda ikna etmeye çalıştıkları, şikayet etmeyeceği beyanı üzerine (...) ilçesinde (...) alışveriş merkezinin arka tarafına bırakarak ayrıldıkları, şikayetçinin arkadaşı olan ....'yı arayıp kendisini buradan almasını istediği, ancak şehir dışında olan ...'ın şikayetçinin ablası tanık ....'ye durumu haber verdiği, ....'nin arkadaşı tanık Z.T. ile birlikte giderek şikayetçiyi buradan aldıkları, tanıklar .... ve Z.T.'nin şikayetçiyi gördüklerinde, şikayetçinin kötü durumda olduğunu, kustuğunu, yüzü gözü ve saçının ıslak olduğunu, titrediğini, üstü başı düzensiz, çekiştirilmiş vaziyette olduğunu gördükleri, şikayetçinin kendilerine tecavüz edildiğini söylemesi üzerine tanıkların şikayetçiyi Emniyet Müdürlüğüne götürdükleri, soruşturma işlemlerinin başlatıldığı ve şikayetçinin olay günü gece saat 02.11'de alınan alkol raporunda 0,67 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. 2. Her iki rapor içeriği incelendiğinde, raporlar arasında çelişki bulunmamakla birlikte Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin şikayetçinin olay anındaki alkol promiline ilişkin kısım açısından Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesinin raporuna atıf yapıldığı açıkça anlaşıldığından; sanıklar vekillerinin bu hususa ilişkin aşamalarda bulundukları dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu 5. ve 6. İhtisas Dairelerince ayrı ayrı düzenlenmiş her iki rapor arasında çelişki bulunduğundan bahisle Adli Tıp Kurumu Yüksek İhtisas Kurulundan tekrar rapor aldırılması taleplerinin reddine karar verilerek; Mahkemece olaya ilişkin alınan Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 06.03.2019 tarihli ve 01.0.2019-0848 karar numaralı raporunda: “…mağdurun olay sırasında kanındaki alkol oranına sarhoşlukta göstermesi beklenen ruhsal ve bedensel değişikliklerin Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesi’nin mütalaasında belirtilmiş olduğu…” şeklinde yine mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesinin 17.12.2018 tarihli ve 2018/3088 karar numaralı raporuna itibar edilmesi gerektiğinden bahisle atıf yapıldığı ve iki rapor arasında çelişki bulunmadığı anlaşılmakla; mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Dairesinin 17.12.2018 tarihli ve 2018/3088 karar numaralı raporunda: “Olay günü gece saat 02.11'de alınan alkol raporunda 0,67 promil alkollü olduğunun tespit edilen mağdur ... ***'deki alkol düzeyinin olay anında promil ve ortalama olarak 1,70 (bir virgül yetmiş) promil olduğunun kabulü gerektiği ve kişinin cinsiyeti ve olay tarihindeki yaşı dikkate alındığında; 1,50 promilin üzerindeki kan alkol düzeyinin orta-ileri derecede sarhoşluğa neden olacağı; denge ve koordinasyon bozukluğuna, öforiye, emosyonel irritabiliteye, sosyal iletişimde artışa, ruhsal inhibisyonda azalmaya, algılama ve muhakeme bozukluğuna neden olacağı ve 1,50 promil alkolün orta ve ileri derecede sarhoşluğa, algılama ve muhakeme bozukluğuna neden olacağı nazara alındığında mağdur ...'in olay anında 1,70 promil alkollü olduğunun kabulü gerektiği…” şeklinde belirtildiği üzere; olay anında şikayetçinin algılama ve muhakeme bozukluğu içinde olduğu ve dolayısı ile iradesini yansıtabilecek durumda olmadığı; denge ve koordinasyon bozukluğu yaşadığı, beyin motor alanlarının deprese olduğu için artık dış tehditlere karşı koyma yeteneğinin kalmadığının, bilişsel ve davranışsal kabiliyetlerini artık yitirdiğinin, karar verme iradesini kullanma kabiliyetinin kalmadığının; neticeten, cinsel ilişki sırasında şikayetçinin beden bakımından kendisini savunamayacak durumda olduğunun kabulü zorunludur. 3. Soruşturma aşamasında, 31.05.2018 tarihli kolluk ve 01.06.2018 tarihli Savcılık ifadelerinde ayrıntılı şekilde olayları anlatan, her iki ifadesinde tutarlı ve birbiriyle çelişki içermeyen beyanlarda bulunan, alkollü ve bilinci yerinde değilken sanıklar tarafından cinsel saldırıya uğradığını beyan eden şikayetçinin, sanıklar ... ... ve ... ... tutuklandıktan sonra 18.07.2018 tarihinde kendiliğinden Savcılığa müracaat ederek 18.07.2018 tarihli ifadesinde; ‘ben daha önceden başıma gelen cinsel saldırı olayı ile ilgili olarak ... ... ***, ... ... *** ve ... ***'dan şikayetçi olmuş isem de; taraflarla ve aileleriyle yaptığımız görüşmeler sonucunda ben rızamla şikayetimden vazgeçiyorum. Şikayetten vazgeçmem için herhangi bir baskı ve tehdit uygulamadılar. Ben rızam dahilinde bana yapılan eylemlerden dolayı şikayetimden vazgeçiyorum.’ şeklinde beyanda bulunmuştur. Görüldüğü üzere şikayetçinin şikayetten vazgeçtiği 18.07.2018 tarihli ifadesinde maruz kaldığı olayı "Cinsel saldırı" olarak anlatmış ve ayrıca 31.05.2018 tarihli kolluk ve 01.06.2018 tarihli Savcılık ifadelerinin yalan olduğunu söylememiştir. Şikayetçinin, şikayetten vazgeçtiği 18.07.2018 tarihli ifadesinde ise; "Taraflarla ve aileleriyle yaptığımız görüşmeler sonucunda" yani ailelerin anlaşması üzerine şikayetten vazgeçtiğini beyan etmiş olup tüm bu hususlar göz önüne alındığında, her ne kadar şikayetçiye kovuşturma aşamasındaki beyanlarında; sanıklarla kendi rızası ile cinsel ilişkiye girdiğini, cinsel ilişki sırasında alkollü olmadığını, bilincinin yerinde olduğunu, cinsel ilişkiye girdikten sonra alkol aldığını iddia etmiş ise de şikayetçinin sanıkları suçtan ve cezadan kurtarmak amacıyla beyanını değiştirdiği kanaatine varılmış ve şikayetçinin soruşturma aşamasındaki vekili huzurunda verdiği beyanlarına üstünlük tanınarak itibar edilmiştir. 4. Sanıklar tüm aşamalarda üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir. Ancak sanıkların savunmalarının toplanan delillerle uyuşmadığı ve çelişkiler bulunduğu görülmüştür. Sanıklar ... ... *** ve ... soruşturma aşamasında şikayetçinin baygın numarası yaptığından hiç bahsetmemişler, şikayetçinin alkollü ve kötü durumda olduğu için sanık ... ***'ın evine giderken koluna girdiklerini beyan etmişler, kovuşturma aşamasında ise şikayetçinin baygın numarası yaptığını bu yüzden koluna girdiklerini beyan etmişlerdir. Yine sanıklar ... ... *** ve ... ... savunmalarında şikayetçiyle kendisinin rızası ile para karşılığı ilişkiye girdiklerini, şikayetçinin önce kişi başı 100-200 TL istediği halde sonradan 5.000 TL istediğini bu yüzden anlaşmazlık çıktığını, kendilerini bu yüzden şikayet ettiğini beyan etmişlerdir. Şikayetçi ise kovuşturma aşamasındaki beyanında, sanıklarla rızası ile ilişkiye girdiğini ancak kesinlikle onlarla para karşılığı ilişkiye girmediğini, onlardan para talep etmediğini beyan etmiştir. 5. Tanık olarak beyanı alınan şikayetçinin ablası .... soruşturma aşamasındaki beyanında; kardeşinin yanlarına geldiğinde perişan vaziyette olduğunu, arabaya biner binmez kardeşinin bir kaç şahsın kendisini zorla alıkoyup kendisine tecavüz ettiklerini anlatması üzerine kardeşini Emniyete getirdiğini beyan etmiş iken, kovuşturma aşamasındaki beyanında, olay günü kardeşinin alkollü ve kötü durumda olduğunu görünce kardeşini Emniyete götürdüğünü, kardeşinin kendisine bir kaç şahsın kendisini zorla alıkoyup kendisine tecavüz ettiklerini anlatmadığını beyan etmiş olup tanık ....'nin de şikayetçi gibi sanıkları suçtan ve cezadan kurtarabilmek için beyanlarını değiştirdiği yönünde Mahkemede kanaat oluşmuştur. 6. Ceza Hukuku’nun temel gayesi maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasıdır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle her ne kadar şikayetçi ve sanıklar kovuşturma aşamasında beyanlarını değiştirmiş iseler de güvenlik kamera görüntüleri, şikayetçinin soruşturma aşamasındaki beyanları ve Suriye uyruklu tanık M.D.'nun beyanları göz önüne alındığında sanıkların ve şikayetçinin değişen beyanlarının sanıkları suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır. 7. Sanıklar ... ... ve ...'ın kamuya açık alanda ve araç içinde alkol alıp -Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 06.03.2019 tarihli raporunda atıf yaptığı ve Mahkemece hükme esas alınan- Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre baygın, ruh ve beden bakımından kendini koruyamayacak şekilde sarhoş durumdaki şikayetçiyi, iki kişi birlikte fiil ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde cinsel amaçla sanık ...' in evine getirmek ve burada tutmak suretiyle "Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma" suçunu işledikleri yönünde Mahkemede tam bir vicdani kanaat oluştuğu belirtilmiştir. 8. Sanıklar ... ...'ın Adli Tıp Kurumu -Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesinin 06.03.2019 tarihli raporunda atıf yaptığı ve mahkemece hükme esas alınan- 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre baygın, ruh ve beden bakımından kendini koruyamayacak şekilde sarhoş durumdaki şikayetçiye yönelik organ sokmak suretiyle cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, sanık ... ile birlikte şikayetçinin koluna girmek suretiyle eve taşıyan diğer sanık ...'ın sanık ...'ın işlediği cinsel saldırı suçuna yardım ettiği anlaşıldığından sanık ...'ın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 39 uncu maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. 9. Sanık ...'ın "Acil gelebilir misin" diyerek eve çağırdığı sanık ... ...'nın; baygın ve sarhoş durumda olduğunu gördüğü şikayetçiye organ sokmak suretiyle cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, 102 nci maddesini üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir. 10. Her ne kadar sanık ... tarafından 31.05.2018 tarihli Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği beyanında şikayetçi ile iki kez ilişkiye girdiğinden bahsedilmiş ve Mahkemece bozma öncesi verilen kararda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmak suretiyle ceza artırımı yapılmış ise de şikayetçinin gerek 01.06.2018 tarihli Cumhuriyet Savcısı huzurunda alınan gerekse Mahkemede 04.12.2018 tarihli duruşmasında verdiği beyanlarında sanık ... ile bir kez ilişkiye girdiğinden bahsetmesi; sanık ...'ın 22.01.2019 tarihli duruşmada -ilk beyanından farklı olarak- şikayetçiyle bir kez cinsel ilişkiye girdiğini belirtmesi ve sanığın bu beyanını doğrular nitelikteki olay yerinde bulunan sanık ...'ın sanıkla şikayetçinin ilişkiye girmesinden sonra şikayetçinin bu kez olay yerine gelen diğer sanık ... ile odaya geçerek cinsel ilişkiye girdiklerini ve sonrasında bir daha sanık ... ile şikayetçi arasında cinsel ilişkinin yaşanmadığına dair beyanları ve bu halde sanıkla şikayetçinin iki kez ilişkiye girdiğine yönelik kesin delil bulunmadığı gibi şikayetçi ile ilişkiye girmek üzere ayrı odaya geçen sanığın burada aynı süreç içerisinde iki defa ilişkiye girmiş olması ihtimalinde ise ard arda sayılabilecek nitelikte az zaman farkıyla iki kez aynı eylemin gerçekleştirilmesi ve bu şekilde 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesini birinci fıkrasında bulunan "Değişik zamanlarda" ifadesine vücut veren; suçun farklı zamanlarda işlenmesi hususunun oluşmadığı gibi sanığın aynı suçu şikayetçiye yönelik aynı zamanda birden fazla işlemesi durumunun vuku bulacağından sanık açısından yine cezalandırılabilir tek eylemin mevcut olduğunun anlaşıldığı belirtilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden 1. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşıldığından yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Ancak; tüm dosya kapsamı nazara alındığında reşit şikayetçinin olay tarihinde kendi iradesi ile alkol alması suretiyle meydana gelen sarhoşluk durumunun doğrudan suçun oluşumuna neden olan tipiklik unsurunu sağladığı nazara alınmayıp, çifte değerlendirme yasağına aykırı olacak şekilde ayrıca cezayı artıran bir neden olarak kabul edilmesi suretiyle sanıklar haklarında 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin tatbik edilmesi karşısında söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Sanıklar ... ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 18.01.2022 tarihli ve 2021/2532 Esas, 2022/313 Karar sayılı kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Elbistan Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde karar verildi.