İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/1808 Karar: 2023/5925 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/1808 K.2023/5925

9. Ceza Dairesi 2023/1808 E. , 2023/5925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/360 E., 2022/494 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/1808 E. , 2023/5925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/360 E., 2022/494 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/1808 E. , 2023/5925 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/360 E., 2022/494 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2011 tarihli ve 2010/172 Esas, 2011/472 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 08.12.2014 tarihli ve 2013/4448 Esas, 2014/13875 Karar sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilerek hükmün "...Dosya içerisinde yer alan Konya Numune Hastanesinin 07.10.2010 tarihli raporunda, genel görünümü ve çekilen kemik grafilerine göre mağdurenin 19 yaşı sonu ile uyumlu olduğunun bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 14.09.2011 tarihli raporunda 10.11.2008 tarihinde 16 yaşını tamamladığı ve 17 yaşı içerisinde olduğunun belirtmesi karşısında, mağdurenin yaşına ilişkin alınan raporlar arasında çelişki bulunduğu anlaşılmakla, suçun niteliğine etkisi bakımından mağdurenin suç tarihindeki yaşının tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespiti gerekli olduğundan, Adli Tıp Genel Kurulundan mağdurenin olay tarihindeki yaşı konusunda rapor alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi yerine, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/71 Esas, 2016/120 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 09.01.2017 tarihli ve 2016/7198 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilerek hükmün "...Adli Tıp Genel Kurulunca düzenlenen 30.07.2015 tarihli rapor içeriğine göre, mağdurenin doğum tarihinin 11.11.1992 olarak tashihine karar verilmesi gerekip düzeltilecek yaşa göre son suç tarihinin 10.11.2007 olması nedeniyle bu tarihte onbeş-onsekiz yaş grubunda bulunan sanık hakkında TCK'nın 31/3. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozma üzerine Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2017/67 Esas, 2021/372 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 6. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.04.2022 tarihli ve 2021/24546 Esas, 2022/3723 Karar sayılı kararıyla sair temyiz itirazları reddedilerek hükmün "...Mahkemece bozma üzerine gerçekleştirilen yargılama sonucunda sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesini yapan Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 09.01.2017 tarihli ilamıyla alınan yaş raporuna göre mağdurenin doğum tarihinin 11.11.1992 olarak tashih edilip, buna göre on beş yaşını bitirmeden önceki döneme ait son eylem tarihi olan 10.11.2007 itibarıyla sanığın on sekiz yaşından küçük olduğu gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının hatalı olduğundan bahisle kararın bozulmasından sonra söz konusu ilama uyan mahkemece tashih kararı verilmesine kayden engel bulunduğu gözetilerek mağdurenin dosyaya münhasır olmak üzere bozma ilamında belirtilen tarihte doğduğunun tespiti ile buna göre son eylem tarihinde sanığın on sekiz yaşından küçük olduğu nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 7. Bozma üzerine Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/360 Esas, 2022/494 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası karar verilmiştir. 8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.01.2023 tarihli ve 9-2023/8617 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemleri kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin nazara alınması gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine, raporların nazara alınması gerektiğine ve dilekçelerinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemenin Kabulü İddia, savunma, tanık beyanları, nüfus kayıt örnekleri, Adlî Tıp Kurumu (ATK) raporu ile dosyada mevcut tüm delillerin objektif ve kül halinde değerlendirilmesinden; mağdure ile suça sürüklenen çocuğun 2005 yılında gayriresmi olarak evlenip karı koca hayatı yaşamaya başladıkları ve birden fazla cinsel ilişkiye girdikleri, sanık ile mağdurenin bu ilişkileri nedeniyle 17.10.2006, 02.03.2008 ve 12.07.2009 tarihlerinde 3 tane müşterek çocuklarının olduğu, Adlî Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu ile Adlî Tıp Kurumu Genel Kurulunun raporlarına göre mağdurenin suç tarihi olan 10.11.2008 günü itibarıyla on yedi yaş içerisinde bulunduğu, ancak olayın mağdurenin anlatımına göre 2006 yılında gerçekleştiği, ilk çocuğun doğum tarihinin de bu beyanı doğrular nitelikte olduğu, mağdurenin kardeşlerinin doğum tarihleri nazara alındığında mağdurenin doğum tarihinin 11.11.1992 olarak tashihinin mümkün olmadığı, son eylem tarihinde sanığın on sekiz yaşından küçük olduğu anlaşılmış olup, suça sürüklenen çocuğun on beş yaşından küçük çocuğa organ sokmak suretiyle zincirleme olarak cinsel istismarı suçunu işlediği kanaatına varıldığından, suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçtan eylemine uyacak şekilde hukuki süreçte belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir. IV. GEREKÇE 1. Gerekçeli karar başlığında, suç tarihinin, 10.11.2007 yerine 2006 yılı olarak, suç adının çocuğun nitelikli cinsel istismarı yerine çocuğun cinsel istismarı olarak yazılması ile suça sürüklenen çocuğun sanık olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. 2. Suç tarihinde on beş- on sekiz yaş grubunda bulunan suçu sürüklenen çocuğun yargılama konusu çocuğun nitelikli cinsel istismarı eyleminin zamanaşımı yönünden lehe sayılıp 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Suç tarihi olan 10.11.2007 tarihinden hüküm tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Yukarıda belirtilen nedenle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. III. KARAR Gerekçede açıklanan nedenle Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2022 tarihli ve 2022/360 Esas, 2022/494 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla