Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/1846 E. , 2023/3115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/1846 E. , 2023/3115 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2022 tarihli ve 2022/57 Esas, 2022/234 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdure ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, katılan mağdur ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ile beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/1138 Esas, 2022/1477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a) Sanık müdafii ile katılan mağdure ... vekilinin, katılan mağdure ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, b) Sanık müdafii ile katılan mağdure ... vekilinin katılan mağdure ...'a yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde hükümdeki hukuka aykırılığın düzeltilmesi suretiyle esastan reddine, c) Sanık müdafii ile katılan mağdure ... vekilinin katılan mağdure ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde, istinaf başvurularınun hükündeki hukuka aykırılığın düzeltilmesi suretiyle esastan reddine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafii Temyiz İsteminde Özetle Mağdurenin beyanlarına itibar edilip dosya kapsamında bulunan pedagog raporunun yeterli görülmesi ve bu hususta adli hekimden rapor alınması talebinin reddine karar verilmesinin yanlış ve hatalı bir uygulama olduğunu, savunma hakkının sınırlandırıldığını, mağdurenin beyanında geçen ve olayı anlattığını iddia ettiği arkadaşlarının tespit edilerek bu kimselerin de duruşmaya çağrılması ve tanık sıfatıyla dinlenilmesinin gerektiğini, mağdurenin beyanlarına itibar edilmesi kanaatinin hasıl olması halinde dahi dava konusu olayın mağdurenin anlatımlarına göre sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel istismar olduğu dikkate alınmadan yanlış ve yanılgılı gerekçeyle hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden mağdurelerin durumunun ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken bunun yapılmamasının hatalı olduğunu, mağdure ... yönelik cinsel amaçlı hiçbir davranışı söz konusu olmadığından 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrasının uygulanma ihtimali olmadığını, bu nedenle temyize konu kararların bozulması gerektiğini, mağdure ... yönünden olayın gerçekten sanığın cips ve kola almasından ibaret olması karşısında, mağdurenin cips ve kola almak için bir kimsenin aracına binmekten ibaret eyleminde rızanın geçerli olduğu kabul edilmeli ve sanığın üzerine atılı suçtan dolayı beraatine karar verilmesi gerektiğini, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi ve sanık hakkında iyi hal indiriminin uygulanmamış olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Katılan Mağdure ... Vekili Temyiz İsteminde Özetle Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemenin sanık yönünden vermiş olduğu cezanın az olduğunu, ilk derece mahkemesinin alt sınırdan uzaklaşmadan ceza vermesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, sanık hakkında indirim uygulanmaksızın en üst hadden ceza verilmesi gerektiğini, bu nedenle kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince ''Sanığın ve mağdurların beyanlarından mağdurların sanığın arabasına sanığın markete götürme tarzındaki cinsel amaçlı hileli söylemleri üzerine bindiklerinin, yine bu beyanlar ve tutanaklardan, mağdur ... arabadan indikten sonra mağdur ... ve sanığın birlikte markete gittiklerinin de anlaşıldığı, olay tarihinde yaşça küçük olan, rızaları da hukuken geçerli olmayan mağdurların, sanık tarafından hürriyetlerinin kısıtlandığı kanaatine ulaşıldığı, devamında ... arabadan indikten sonra sanığın ...'a karşı gerçekleştirdiği dokunma, sarılma ve mağdurun elini tutarak kendi cinsel organına dokundurma eylemlerinin, mağdurun olay sonrasındaki davranışları, tanık sıfatına sahip öğretmenlerinin mağduru sınıfta korkmuş bir şekilde ağlarken görmeleri, sanığın olay sonrasındaki telaş ile yaptığı mağdura yardım etme girişimleri, olay tarihinde 6 yaşında olan mağdurun aralarında husumet de bulunmayan bir kişiye karşı bu şekilde beyanda bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması değerlendirildiğinde sabit bulunduğu, sanığın olay tarihinde sağ elinin yarık ve kesik olduğu, parmaklarına kadar sargılı olduğu ve o elini kullanamadığı, mağdura karşı cinsel amaçlı bir eylemi olmadığı şeklindeki savunmalarına sanığın 09/03/2022 tarihli kesin genel adli muayene raporu incelendiğinde darp ve cebir izine rastlanmamış olması, yaşça küçük olan mağdurların olay hakkındaki aynı yöndeki samimi beyanları, mağdurların olay sonrasındaki korku ve üzüntüleri dikkate alındığında itibar edilmediği, bu sebeplerle; Sanık ... *** üzerine atılı mağdur ... *** yönelik Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma eylemi sabit bulunarak, TCK'nın 61. maddesi gereğince somut olayda suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman dilimi ve yeri, suç işleme iradesinin ağırlığı, meydana gelen zararın büyüklüğü ve saiki göz önünde bulundurularak, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 109/2 maddesi gereğince takdiren ve alt sınırdan uzaklaşmadan ceza tayin edilmiş, sanığın eylemini çocuğa karşı gerçekleştirdiği belirlenmekle, TCK'nın 109/3-f maddesi gereğince cezasından bir kat arttırım yapılmış, sanığın eylemini cinsel saikle gerçekleştirdiği belirlenmekle, TCK'nın 109/5 maddesi gereğince cezasından yarı oranında arttırım yapılmış, sanığın suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine dair olumlu kanaate varılamaması nedeniyle hakkında TCK'nın 62.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmamış, sanığa verilen ceza miktarı ve niteliği gözetilerek şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırıma çevrilmesine yer olmamış, Sanık ... *** üzerine atılı mağdur ... *** yönelik Çocuğun Cinsel İstismarı eylemi sabit bulunarak, TCK'nın 61. maddesi gereğince somut olayda suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman dilimi ve yeri, suç işleme iradesinin ağırlığı, meydana gelen zararın büyüklüğü ve saiki göz önünde bulundurularak, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 103/1-1.cümlesi gereğince alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmiş, sanığın suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine dair olumlu kanaate varılamaması nedeniyle hakkında TCK'nın 62.maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmamış, sanığa verilen ceza miktarı ve niteliği gözetilerek şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırıma çevrilmesine yer olmamış, Sanık ... *** üzerine atılı mağdur ... *** yönelik Hile Kullanarak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma eylemi sabit bulunarak, TCK'nın 61. maddesi gereğince somut olayda suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman dilimi ve yeri, suç işleme iradesinin ağırlığı, meydana gelen zararın büyüklüğü ve saiki göz önünde bulundurularak, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 109/2 maddesi gereğince takdiren ve alt sınırdan uzaklaşmadan ceza tayin edilmiş, sanığın eylemini çocuğa karşı gerçekleştirdiği belirlenmekle, TCK'nın 109/3-f maddesi gereğince cezasından bir kat arttırım yapılmış, sanığın eylemini cinsel saikle gerçekleştirdiği belirlenmekle, TCK'nın 109/5 maddesi gereğince cezasından yarı oranında arttırım yapılmış, sanığın suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine dair olumlu kanaate varılamaması nedeniyle hakkında TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmamış, sanığa verilen ceza miktarı ve niteliği gözetilerek şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi ve seçenek yaptırıma çevrilmesine yer olmamış, sanığa verilen hapis cezasının miktarı, cezanın infazını akamete uğratmak için kaçma ihtimali nazara alınarak'' şeklindeki gerekçe ile hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince; 1. Katılan mağdure ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf talepleri esastan reddedilmiştir. 2. Katılan mağdure ...'a yönelik cinsel istismar suçundan kurulan hükümde, hükmün (B) bendinin kaldırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerinin verdiği yetki uyarınca bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, kaldırılan hükmün yerine; "B) 1- Sanık ...'in sübût bulan, katılan mağdure ...'a yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçundan dosyaya yansıyan suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, kastın yoğunluğu, sanığın güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 6763 sayılı Kanun ile değişik 103. maddesinin 1. fıkrasının 3. cümlesi uyarınca asgari hadden ayrılmayı gerektirir bir neden bulunmadığından takdiren 10 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, 2- Sanığın suçun işlenmesinden sonra ve yargılama sürecinde pişmanlık gösterdiğine dair olumlu kanaate varılmaması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına, 3- Sanığın cezasında başkaca artırım veya indirim yapılmasına yer olmadığına, 4- Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararı ile 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklik de gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına," şeklindeki ibarelerin eklenmesiyle yeniden hüküm kurularak, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 3. Katılan mağdure ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümde, 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (f) bentlerinin verdiği yetki uyarınca yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (C) bendine (3-) nolu fıkradan sonra gelmek üzere; "4-) Sanığın hürriyetinden yoksun kıldığı katılan mağdure ...'yı henüz soruşturma başlamadan ve şahsına zararı dokunmaksızın kendiliğinden serbest bıraktığı anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 110. maddesi gereğince cezasında takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın NETİCETEN 3 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklindeki ibareler hükme eklenip, hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafii ile katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir . V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 13.12.2022 tarihli ve 2022/1138 Esas, 2022/1477 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.