Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/2708 E. , 2023/8882 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/244 E., 2022/411 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/2708 E. , 2023/8882 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/244 E., 2022/411 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/16211, 2010/15899 ve 2011/8917 Esas sayılı iddianameleri ile sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır. 2. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2014 tarihli ve 2010/424 Esas, 2014/32 Karar sayılı kararı ile; a) Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası, altıncı fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, b) Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2014 tarihli ve 2010/424 Esas, 2014/32 Karar sayılı kararının sanık ile suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin, 17.05.2021 tarihli ve 2016/10397 Esas, 2021/3438 Karar sayılı ilâmıyla; "Olayların intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, tanık beyanları, bilirkişi raporu, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanık ve suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi...'' ve ''Sanığın duruşma ifadesinde mağdurenin kendisine on altı yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması, mağdure beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine muhalefet edilmesi" şeklindeki gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2021/244 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz İsteği Dosyada yeterli delil varken sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan beraat hükümleri kurulmasının hatalı olduğuna ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mağdurenin beyanlarında sanık ve suça sürüklenen çocuğun kendisiyle fiili livata yoluyla ilişkiye girdiklerini belirttiği, doktor raporunun da mağdurenin anlatımlarını teyit ettiği, adli tıp raporuna göre mağdurenin ruh sağlığının suça sürüklenen çocuk tarafından bozulduğu, mağdurenin huzurda alınan ifadesinde sanığa on altı yaşında olduğunu söylemediğini beyan ettiği, hal böyleyken hata değerlendirmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu, belirtilen gerekçelerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; ''Olayların intikal şekli ve zamanı, mağdurenin aşamalarda değişen çelişkili anlatımları, tanık beyanları, bilirkişi raporu, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanık ve suça sürüklenen çocuğun üzerlerine atılı suçları işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatlerine karar verilmiştir. Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede sanığın bozma öncesinde duruşma ifadesinde mağdurenin kendisine on altı yaşında olduğunu söylediği yönündeki savunması, mağdure beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışılması gerektiği, bu kapsamda mahkememizce yapılan gözlemde duruşma tarihi itibarıyla 1,60 boylarında 70-75 kilo aralığında olduğunun ve fiziksel veya zihinsel herhangi bir engelinin gözlemlenmediğinin tespit edildiği, bu kapsamda sanık savunmaları ve mağdurun çelişkili anlatımları göz önünde bulundurularak ve bu yönde sanık savunmasına itibar edilerek sanığın eylemi hakkında sanığın işlediği iddia oluna eylemi mağdurun yaşı bakımından fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düştüğü, bir an için sanığın eyleminin TCK 234/3 maddesinde düzenlenen Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması suçunu oluşturabileceği düşünülse de bu suçun oluşması için failin çocuğu velayet vesayet veya çocuğu bakım ve gözetimi altında tutan kimsenin hakimiyet ve nüfuz alanından alıp kendi fiili egemenlik alanına geçirmesi gerektiği, somut olayda ise sanığın savunmalarında mağduru evde tutmadığını belirttiği, sanığın mağduru evde tuttuğuna ilişkin dosya kapsamında başkaca delil de bulunmadığı bu bakımdan belirtilen suç yönünden fiili egemenlik koşulunun ve dolayısıyla yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilerek sanık hakkında müsnet suçtan beraat kararı verilmiş...'' şeklindeki gerekçe ile atılı suçlardan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığından o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2022 tarihli ve 2021/244 Esas, 2022/411 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ile katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.12.2023 tarihinde karar verildi.