Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/3260 E. , 2023/8346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/410 E., 2022/425 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza M
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/3260 E. , 2023/8346 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/410 E., 2022/425 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilerek gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.10.2019 tarihli ve 2018/123 Esas, 2019/384 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 29.01.2020 tarihli ve 2019/2144 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 25. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/6615 Esas, 2022/8288 Karar sayılı kararı ile "5271 sayılı CMK'nın 217. maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” hükmüne yer verilmiş olup, bu kapsamda ilk derece mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin çocuk izlem merkezinde kaydedilen görüntülü ifadesi duruşmada hazır bulunanlarla birlikte izlenip, tarafların beyanları alındıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/410 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci ve üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafiinin temyiz istemi Savunma tanığının dinlenmemesinin hukuka aykırı olduğuna, isnat edilen suçlamanın sadece duyuma dayalı tanık beyanları ve katılan mağdurenin beyanlarına dayandığına, evde bulunan sanığın annesi ile babaannesinin tanık olarak dinlenmesi gerektiğine, eylemin sarkıntılık düzeyinde kalacağının anlaşıldığına, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin deliller bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz istemi Eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiğine, katılan mağdurenin ve sanığın birbiri ile çelişen beyanları göz önüne alındığında; Mahkemenin bu çelişkiyi ortadan kaldırmak amacıyla resen araştırma ve inceleme yapma yükümlülüğü bulunduğuna, alt sınırdan ceza tesisinin usule ve kanuna aykırı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmaması gerektiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan mağdure ... ...'ın sanık ...'un dayısının kızı olduğu, sanığın 2018 yılı yaz aylarında ve okulun açıldığı dönemlerde zaman zaman katılan mağdurenin evine gittiği, tam tarihi tespit edilemeyen 2018 yılı yaz aylarında oyun oynama bahanesi ile katılan mağdureyi evde kimsenin göremeyeceği bir odaya götürüp katılan mağdure ...'nın dudaklarından uzun süre öptüğü, katılan mağdurenin cinsel bölgelerini eli ile çimdiklediği, katılan mağdurenin üzerine çıktığı, sanığın bu eylemleri katılan mağdureye karşı farklı zamanlarda birden çok kez tekrarladığı, katılan mağdurenin olayı annesine anlatıp bu olayların gerçekleştiği odalarda ders çalışmak istemediğini, aklına bu olayların geldiğini söylediği, katılan mağdurenin annesinin katılan mağdurenin psikolojik olarak etkilenmesinden ötürü psikologa götürdüğü ve katılan mağdurenin anlatımına göre bu olayların birden çok kez tekrarlandığının anlaşıldığı, katılan mağdurenin annesinin bu olay nedeniyle şikayetçi olduğu, sanık ...'ın yaşı küçük katılan mağdurenin evine gezmeye gittiğini, katılan mağdure ile fiziksel temas gerektiren dövüş oyunları oynadığını, bu tarz oyunları oynarken yalnız olmadıklarını, katılan mağdurenin cinsel organına dokunmadığını ve öpmediğini beyanla suçlamaları kabul etmediği, Yargıtay bozma ilamına uyularak, katılan mağdurenin çocuk izlem merkezindeki ifadesinin alındığına dair görüntüleri sanığın, müdafiinin, katılanların ve vekilinin katıldığı duruşmada hep birlikte izlendiği ve tarafların beyanlarının alındığı, HTS dökümlerinin getirtildiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un Cezanın belirlenmesi başlıklı 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ifade edilen cezada orantılılık ilkesi göz önünde bulundurulmak suretiyle sanık hakkında kurulan hükümde, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak takdiren temel cezanın alt sınırdan belirlendiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirildiği ve yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.12.2022 tarihli ve 2022/410 Esas, 2022/425 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2023 tarihinde karar verildi.