Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/3653 E. , 2023/7131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/676 E., 2022/826 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mah
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/3653 E. , 2023/7131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/676 E., 2022/826 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/333 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2020/29 Esas, 2020/214 Karar sayılı kararı ile sanığın sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci cümlesi, üçüncü fıkrasının (c) bendinin son fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmiştir. 3. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2021/676 Esas, 2022/826 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafii, katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yollamasıyla aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi son cümle uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm bölümünün tamamen çıkarılarak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan duruşma açılmaksızın dava dosyası üzerinden yapılan inceleme ile yeni bir hüküm kurulması, 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2021/676 Esas, 2022/826 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi. Karşı Oy Sayın çoğunlukla aramızdaki görüş ayrılığı; sanık hakkında yerel mahkemece kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın mahkumiyet hükmü kaldırılarak CMK'nin 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanunun 303/1-a uyarınca beraat kararı verilip verilemeyeceğine ilişkindir. CMK’nun “Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma” başlıklı 280 nci maddesinde; “(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, .... g) Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, Karar verir. “ hükmüne, CMK’nun 280/1-a maddesinde atıf yapılan aynı yasanın “Yargıtayca davanın esasına hükmedilecek hâller, hukuka aykırılığın düzeltilmesi” başlıklı 303 üncü maddesinde ise; “(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse...” hükmüne yer verilmiştir. Yukarıdaki yasal düzenlemeler göz önüne alındığında CMK’nun 280 nci maddesinde sınırlı olarak sayılan nedenlerden birisinin varlığı halinde Bölge Adliye Mahkemelerince duruşma açılmaksızın dosya üzerinde yapılacak inceleme sonucunda istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verme olanağının bulunduğu anlaşılmaktadır. CMK’nun 217/1 nci maddesi “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.”şeklinde bir düzenleme ile, CMK’nun “Duruşma hazırlığı” başlıklı 281 nci maddesinde ise “(1) Duruşma hazırlığı aşamasında bölge adliye mahkemesi daire başkanı veya görevlendireceği üye, 175 inci madde hükümlerine uygun olarak duruşma gününü saptar; gerekli çağrıları yapar. (2) Mahkemece, gerekli görülen tanıkların, bilirkişilerin dinlenilmesine ve keşfin yapılmasına karar verilir.” şeklindeki düzenlemeye yer verilmekle birlikte, CMK’nun “İstisnalar” başlıklı 282 nci maddesinde “(1) Duruşma açıldığında aşağıda gösterilen istisnalar dışında bu Kanunun duruşma hazırlığı, duruşma ve karara ilişkin hükümleri uygulanır: ... c) (Değişik: 20/7/2017-7035/17 md.) İlk derece mahkemesinde dinlenilen tanıkların ifadelerini içeren tutanaklar ile keşif tutanakları ve bilirkişi raporu anlatılır” hükmüne yer verilmiştir. Bu halde Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması halinde, ilk derece mahkemesi tarafından toplanan delillerin yeniden toplanma zorunluluğu da bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile Bölge Adliye Mahkemesi duruşma açsa dahi, ilk derece mahkemesi tarafından toplanan delillerin hüküm kurmaya elverişli olması halinde bu delillerle yetinerek hüküm kurabilecektir. Yukarıdaki yer verilen yasa maddeleri bir arada değerlendirildiğinde Türk hukuk sisteminde istinaf yasa yolunun dar anlamda istinaf sistemini benimsediği ve Bölge Adliye Mahkemelerinin bir nevi denetim mahkemesi olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu halde; Bölge adliye mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi sırasında, ilk derece mahkemesince toplanan delillerin hüküm kurmaya elverişli olması ve duruşma açılmasına da gerek görülmemesi halinde CMK'nin 280/1-a maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 303/1-a uyarınca beraat kararı verilebilme yetkisinin bulunduğu açıktır. Özel dairece dosyanın esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken “Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açmaksızın beraat kararı verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına” dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.