Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/5226 E. , 2023/7719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/212 E., 2023/42 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz talebinin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hüküm v
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/5226 E. , 2023/7719 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/212 E., 2023/42 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet, temyiz talebinin reddine dair ek karar TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hüküm ve ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istelerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2014 tarihli ve 2014/500 Esas sayılı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan kamu davası açılmıştır. 2. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/60 Esas, 2014/173 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, dördüncü fıkrası ile altıncı fıkrası, 35 inci maddesi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.12.2014 tarihli ve 2014/60 Esas, 2014/173 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.06.2022 tarihli ve 2021/4651 Esas, 2022/6198 Karar sayılı kararı ile yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "Mağdurun aşamalardaki beyanları, iddiayı doğrulamayan doktor raporları, savunma, tanık Fidan'ın aşamalardaki ifadeleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında sanığın, olay günü mağdura yönelik cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek belirlenecek lehe kanuna göre mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 103/2, 35/2. maddelerine göre hüküm kurulması" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2022/212 Esas, 2023/42 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ile dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2022/212 Esas, 2023/42 Karar sayılı kararının mağdur vekili tarafından temyizi üzerine, Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/212 Esas, 2023/42 Karar sayılı Ek kararı ile "Mağdur ... vekili Av. ... 30/01/2023 tarihli dilekçesinde mahkememizce suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki 27/01/2023 gün ve 2022/212 Esas 2023/42 Karar sayılı ilamını temyiz ederek Yargıtay tarafından incelenmesini talep etmiş ise de mahkememiz dava dosyasının incelenmesinde 09/11/2022 gün ve 2 nolu celsede mağdur ... ... ve annesi ...'nın suça sürüklenen çocuk ... hakkındaki şikayetlerinden vazgeçtiklerini, katılma taleplerinin olmadığını beyan etmiş ve katılanların şikayetçi olmamaları nedeniyle sıfatlarının mağdur olarak değiştirildiği ve mağdur sıfatı ile temyiz hakkı bulunmadığı anlaşıldığından mağdur vekili Av. ...'in temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle mağdur vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.03.2023 tarihli ve 9-2023/31611 sayılı, kısmî ret, kısmî onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuğun Temyiz İstemi Özetle; hakkında fazla ceza tayin edildiğine, karşı tarafın şikayetlerinden vazgeçmelerine rağmen aynı cezayı aldığına, iftiraya uğradığına, beraatine karar verilmesi talebine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle; tanık ve mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdur ve velisinin şikayetten vazgeçtiklerine, mağdura ilişkin düzenlenen raporun mağdurun iddialarını desteklemediğine, tanığın cinsel birlikteliğe dair bir hususa da şahitliğinin olmadığına, müvekkilinin atılı suçu işlediğine dair kesin delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince müvekkilinin beraatine karar verilmesi gerektiğine, kararın bozulması talebine ve dilekçesinde belirtiği diğer hususlara ilişkindir. C. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle; temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın hatalı olup temyiz incelemesi taleplerinin kabulü gerektiğine ve dilekçesinde belirtiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkemece; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde, ... İlçesi ... Mahallesi, ... Caddesi ile ... Caddesinin kesiştiği yerde bulunan eski, yıkık bir evde SSÇ ...'ın mağdur ...'ya karşı işlediği iddia olunan Çocuğun Basit Cinsel İstismarı suçu ile ilgili olarak başlatılan soruşturma neticesinde mahkememizde kamu davası açıldığı, mahkememizin 10/12/2014 tarih 2014/60 esas 2014/173 karar sayılı kararıyla SSÇ'nin 6545 sayılı kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK'nın 103/1,a,2.4.6,35,31/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, mahkememiz kararının Yargıtay 9. Ceza dairesi'nin 16/06/2022 tarih 2021/4651 esas 2022/6198 karar sayılı kararıyla bozulduğu, bozma sonrası mahkememizin 2022/212 esas sayısı üzerinden yürütülen yargılama neticesinde; SSÇ'nin eyleminin suç tarihinde ... İlçesinde bulunan eski yıkık bir evde mağdura karşı cinsel organına organ veya cisim sokmak suretiyle gerçekleştirdiği iddia edilen cinsel istismar eylemi olduğu görülmektedir. SSÇ savunmasında söz konusu eylemi kendisinin gerçekleştirmediğini, belirtilen tarihte mağdur ile başka bir çocuğun yıkık evde birlikte olduklarını, kendisinin ne yaptıklarını merak etmek amacıyla yıkık eve geldiğini, sonrasında ise tanık olarak beyanı alınan ...'nın yanlarına geldiğini, eylemi kendisinin gerçekleştirmediğini beyan etmek suretiyle suçlamayı kabul etmemiştir. SSÇ söz konusu savunmasını yargılama esnasında beyanları alınan tanıklar İsmet, ..., Oğulcan tarafından doğrulanmaya çalışıldığı görülmektedir. Dosyada mevcut 24.02.2014 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine ait doktor raporuna göre mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun belirtildiği görülmektedir. Yine 19.08.2013 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesine ait doktor raporuna göre SSÇ'nin işlediği iddia olunun eylemin farik ve mümeyyizi olduğuna dair rapor verildiği görülmektedir. Dosyada mevcut bulunan 20.07.2013 tarihli Konya Numune Hastanesine ait doktor raporuna göre mağdurun cinsel bölgesinde şişlik bulunduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki raporlar, mağdur beyanı ve mağdur beyanına itibar edilebileceğine dair Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine ait 25.07.2014 tarihli doktor raporu dikkate alındığında söz konusu olay tarihinde mağdura karşı cinsel istismar eylemi olduğu kanaatine varılmıştır. Çözülmesi gereken sorunun söz konusu eylemin SSÇ tarafından yapılıp yapılmadığı konusunda toplanmaktadır. Olayın bizzat tanığı olan tanık ... olayın hemen sonrasında Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanında mağdur ve SSÇ'yi tanıdığını, olay tarihinde olayın gerçekleştiği yıkık eve girdiğinde bağırma sesi duyduğunu, odanın içerisinde 2 tane erkek çocuğu gördüğünü, büyük olan çocuğun üzerinde beyaz renkli tşört altında pantalon ve donunun olmadığını, mağdurun üzerinde hiç bir şey olmadığını, mağdur ve SSÇ arasında 2-3 m mesafe olduğunu, sonrasında mağdur çocuğun kaçtığını, büyük olan çocuğun ise kendisine "kendisi istedi, bir daha yapmayacağım, abla beni polise verme" tarzında sözler söylediğini beyan ettiği görülmektedir. Aynı tanık yargılama esnasındaki beyanında bu beyanını doğruladığı anlaşılmaktadır. Yine aynı tanık 03.12.2014 tarihli beyanında mağdurun yanındaki gördüğü çocuğun SSÇ Seyit ... olduğunu, olay yerinde Ufuk ve Seyit ... dışında kimse olmadığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıyan beyanlarda SSÇ ve tanık arasında önceye dayalı bir husumetin olmadığı sabittir. Dolayısıyla tanık ...'nın iftira suçuna sebebiyet verecek şekilde yalan söylemesine ilişkin herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Kaldı ki mağdur ... soruşturma ve yargılama sırasındaki beyanında kendisine eylemi gerçekleştirenin SSÇ Seyit ... olduğuna dair beyanda bulunduğu görülmektedir. Mağdurun da SSÇ ile arasında önceye dayalı husumetinin bulunmadığı, dolayısıyla mağdurun iftira suçuna sebebiyet verecek şekilde yalan söylemesine ilişkin herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Tüm bu deliller ışığında yani mağdurun beyanı, olayı gören ve olay sonrasında "kendisi istedi" tarzındaki sözlerle beyanda bulunduğunu anlatan tanık Fidan'ın görgüye dayalı beyanı dikkate alındığında söz konusu eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiği kanaatine varılmıştır. Her ne kadar SSÇ hakkında tamamlanmış nitelikli cinsel istismar suçundan dolayı kamu davası açılmış ise de ve mağdur beyanında SSÇ'nin kendisinin arkasına odun soktuğuna dair beyanda bulunmuş ise de; dosyada mevcut 20.07.2013 tarihli Konya Numune Hastanesine ait doktor raporuna göre mağdurun cinsel bölgesinde şişlik olduğu belirtilsede yargılama sırasında alınan 25.09.2014 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine ait doktor raporuna göre söz konusu bölgedeki bulgunun muayene tarihi ile olay tarihi arasında kaybolmayacağı, çıplak gözle muayenede saptanabileceğine dair tespit yapıldığı görülmektedir. 23.07.2013 tarihli Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesine ait rapora göre de fiili livata bulgusuna rastlanılmadığı, odun vs. gibi yabancı cisim sokulduğuna dair bir lezyonun bulunmadığına dair tespit yapıldığı görülmektedir. Tanık ...'da SSÇ'nin mağdurun arka tarafına bir şey soktuğunu gördüğüne dair beyanda bulunmamıştır. Bu nedenlerle SSÇ'nin olay günü mağdura yönelik cinsel istismar eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirmeye teşebbüs ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, SSÇ'nin eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu anlaşıldığından 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi ve sonrası yasal düzenlemeler dikkate alındığında 6545 sayılı Kanun ile yapılan yasal değişiklik sonrası hükümlerin SSÇ'nin lehine olması göz önünde bulundurularak SSÇ'nin eylemine uyan 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası ve 6763 sayılı Kanun ile yapılan düzenleme öncesi TCK'nın 103/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına, mağdur çocuğun soruşturma aşamasında olayın sıcağı sıcağına alınan ifadesinde SSÇ'nin teklifini kabul etmemesi üzerine SSÇ'nin kendisine seni öldürürüm dediği ve üzerindeki her şeyi çıkarıp eli ile kendisini ellediği şeklindeki beyanları dikkate alındığında bu beyanlara itibar edilerek SSÇ'nin eyleminin 15 yaşını tamamlamamış olan mağdura karşı tehdit ile gerçekleştirdiği anlaşılmakla; suça sürüklenen çocuğa verilen cezadan TCK'nın 103/4 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılmış, SSÇ'nin suç tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olması sebebiyle verilen cezadan TCK'nın 31/2 maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılmış, cezanın SSÇ'nin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak TCK'nın 62/1 maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmış, bozma ilamı öncesi verilen kararın sadece SSÇ müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle CMUK'un 326/son maddesi gereğince SSÇ'nin kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten neticeten 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir." gerekçesiyle hüküm kurulduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçesi gösterilmek suretiyle temyiz isteminin reddine dair verilen ek karar usul ve kanuna uygun olduğundan, mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ek karar temyiz edilebilir nitelikte bulunduğundan, ret isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.01.2023 tarihli ve 2022/212 Esas, 2023/42 Karar sayılı ek kararında mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Suça Sürüklenen Çocuk ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.01.2023 tarihli ve 2022/212 Esas, 2023/42 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.11.2023 tarihinde karar verildi.