İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/6339 Karar: 2023/5131 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/6339 K.2023/5131

9. Ceza Dairesi 2023/6339 E. , 2023/5131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/777 E., 2021/1106 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdu

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/6339 E. , 2023/5131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/777 E., 2021/1106 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdu

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/6339 E. , 2023/5131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/777 E., 2021/1106 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdura karşı zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sanık ... hakkında mağdura karşı zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.03.2021 Tarihli ve 2020/60 Esas, 2021/159 Karar Sayılı Kararı ile 1. Sanık ...'un mağdura yönelik zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 30 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi ile 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 2. Sanık ...'ın mağdura yönelik zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, beşinci fıkrası ile 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. B. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.11.2021 Tarihli ve 2021/777 Esas, 2021/1106 Karar Sayılı Kararı ile Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulup kısmen re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ile sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sanık ...'un zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fırkası uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'ın zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; her iki sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f ) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, sanığın soruşturma beyanlarının kendisine kötü davranılması sonucu verilip gerçeği yansıtmadığına, hukuksuz şekilde alınan beyanlara istinaden mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, Mahkemenin kendi içinde çeliştiğine, mahkumiyet hükümlerinin bozulması talebine, sübuta ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur beyanı dışında somut delil bulunmadığına, alınan raporun yetersiz olduğuna, diğer sanık ...'un beyanlarında eylemleri tek başına yaptığının ve sanık ...'ın dahili olmadığını belirtmesine rağmen kararda bu hususa değinilmediğine, beraat talebine ilişkindir. C. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün doğru olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükmün kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün tesisi gerektiği talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; "Mağdurun 13/03/2009 doğumlu olduğu, ifade tarihi olan 03.01.2020 tarihi itibariyle 10 yaşında olduğu, 2018 yılı yaz aylarında tespit edilemeyen bir günde sanıkların birlikte mağduru zorla mezarlık civarında metruk bir eve götürerek mağdurun kıyafetlerini soymaya başladıkları, ancak mağdurun şüphelilerin elinden kurtulduğu ve olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, bu olaydan bir iki gün sonrasında sanıkların yine mağduru yolda gördükleri ve yine mağduru zorla aynı yere götürdükleri, mağdurun bağırmasına rağmen sesini kimseye duyaramadığı, sanık ...'un mağdurun bağırmaması için eliyle mağdurun ağzına vurduğu, sanıkların birlikte mağdurun anal bölgesine elleriyle dokundukları, yine sanık ...'un 2018 yılı içerisinde tam olarak tespit edilemeyen tarihlerde toplamda 5-6 kez mağduru cami tuvaletine götürerek burada mağdurun anal bölgesine sürtünmek suretiyle ejaküle olduğu ve en son olayda ise mağdurun ağzına cinsel organını sokmak suretiyle ejaküle olduğu;" şeklindeki gerekçeyle karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü 2018 yılı yaz aylarında tespit edilemeyen bir günde sanıkların birlikte on iki yaşından küçük olan mağduru mezarlık civarında metruk bir eve götürerek, mağdurun kıyafetlerini soymaya başladıkları, ancak mağdurun sanıkların elinden kurtulduğu ve olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, bu olaydan bir iki gün sonrasında sanıkların yine mağduru yolda gördükleri ve yine mağduru aynı yere götürdükleri, sanıkların birlikte mağdurun anal bölgesine elleriyle dokundukları, ayrıca sanık ...'un soruşturma evresindeki müdafii eşliğinde alınan savunmalarında istikrarlı bir şekilde ikrar ettiği üzere mağduru 2018 yılı içerisinde tam olarak tespit edilemeyen tarihlerde toplamda beş altı kez cami tuvaletine götürerek burada mağdurun anal bölgesine sürtündüğü ve en son olayda ise mağdurun ağzına cinsel organını soktuğu maddi vakıa olarak kabul edilmiştir. Olayların yaklaşık iki yıl sonra intikal etmesi, özellikle sanık ...'un savunmasının aksine eylemlerin cebir, tehditle gerçekleştirildiğine ilişkin delil bulunmayıp, bu hususta gerçekleşen şüpheli sanıklar lehine değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uygulanmamış, bununla bağlantılı olarak da sanıkların mağdurun direncini birlikte kırmak suretiyle üzerinde müşterek hakimiyet kurmaları söz konusu olmadığından aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan birden fazla kişi tarafından birlikte işlenme halinin uygulanma imkanının bulunmadığı anlaşılmış yine aynı gerekçelerle aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (b) bendi de sanıklar hakkında tatbik edilmemiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafileri ile katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.11.2021 tarihli ve 2021/777 Esas, 2021/1106 Karar sayılı kararında katılan mağdur vekili ile sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahekemsi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla