Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/6354 E. , 2023/7827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/247 E., 2023/19 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; 12.01.2017 tarihli duruşmada on sekiz yaşından büyük ol
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/6354 E. , 2023/7827 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/247 E., 2023/19 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; 12.01.2017 tarihli duruşmada on sekiz yaşından büyük olan mağdurenin, olaydan dolayı sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2015/467 Esas, 2019/150 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.04.2019 tarihli ve 2015/467 Esas, 2019/150 Karar sayılı kararının sanık ... müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 29.03.2022 tarihli ve 2021/11020 Esas, 2022/2975 Karar sayılı kararı ile "Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki çelişkili beyanları, doktor raporu, savunma, tanık ifadeleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/247 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanığın üzerine atılı suçu işlediği anlaşılmakla cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Her ne kadar sanık hakkında Mağdure ... ...'yi 2006 yılında farklı tarihlerde cinsel istismarda bulunduğundan bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda suçlamayı inkar ettiğine dair savunması, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanları, doktor raporu, tanık ifadeleri ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut ve kesin delil elde edilemediği kanaatine varıldığından, sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmediğinden beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Mağdurenin 12.01.2017 tarihli duruşmada olaydan dolayı sanıktan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, bu itibarla 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mağdure vekilinin kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdure vekilinin sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Mahkemenin gerekçesi ile tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/247 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararında mağdure vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/247 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.