Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/6513 E. , 2023/5515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1778 E., 2022/1930 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunda bulun
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/6513 E. , 2023/5515 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1778 E., 2022/1930 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanığın İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunda bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararının tutuklu sanığa tebliğ edilmediği belirlendiğinden, sanığın 17.02.2023 tarihli dilekçesi ile öğrenme tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde temyiz talebinde bulunduğu kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.11.2022 tarihli ve 2022/260 Esas, 2022/437 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle üçüncü cümlesi, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/1778 Esas, 2022/1930 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkındaki temel cezanın üst sınırdan belirlenerek vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık ile katılan mağdurenin babası arasındaki husumet nedeniyle iftira atıldığını, sperm örneklerinin sanık ile katılan mağdurenin annesi arasındaki yakınlaşma sonucunda sanığın katılan mağdurenin kıyafetleri üzerine boşalması nedeniyle bulunduğunu, sürüntü örneklerinde sanığın DNA'sına rastlanmadığını, katılan mağdurenin vücudundan alınan örneklerde üçüncü bir kadın DNA'sının bulunduğu ve katılan mağdurenin sanığı tarif edemediği bu nedenle eylemin başka kişi tarafından gerçekleştirildiğini, katılan mağdurenin beyanının yönlendirme ile alınmış olması nedeniyle hükme esas alınamayacağını, tanıklar ve katılan annenin beyanları arasında çelişki bulunduğunu, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasının, takdiri indirim uygulanmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına ilişkindir. C. Sanığın Temyiz İstemi Katılan mağdurenin beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve yönlendirme ile alındığını, katılan mağdureden alınan vücut örneklerinde DNA'sına rastlanmadığını, önceye dayalı husumet nedeniyle iftira atıldığını, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın katılan mağdurenin babasının arkadaşı olduğu, olay tarihinde akşam saatlerinde katılan annenin gebeliği nedeniyle rahatsızlanarak baba ...'e haber verdiği, babanın yanında bulunan arkadaşı sanık ile evlerine geldiği, katılan mağdure ve ağabeyinin uyumaları sebebiyle katılan anne ve babanın sanığı çocukların uyanması halinde haber vermesi maksadıyla evde bırakarak hastaneye gittikleri, sanığın evde kaldığı bu süreçte odasına girdiği katılan mağdureye cinsel organını değdirdiği, özel bölgelerini öptüğü ve kendisini katılan mağdureye öptürdüğü iddiasıyla cezalandırılması için kamu davası açıldığı, sanığın atılı suçlamaları reddettiği, eve geldikten sonra katılan annenin pijamasında ıslaklık fark ettiği katılan mağdureyi sorgulaması, katılan mağdurenin anlatımı ve baba ...'in sanığı darp etmesiyle intikalin gerçekleştiği, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde beyanlar, adlî görüşme raporları, katılan annenin hastane kaydı, katılan mağdurenin kıyafetlerinde sanığa ait sperm örneklerinin tespit edildiğine dair uzmanlık raporu dikkate alınarak sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, cinsel eylemin gerçekleştiği sırada geçici de olsa katılan mağdurenin bakım yükümlülüğünün sanık da bulunması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin uygulanmasına, sanığın dosyaya yansıyan benzer suçları işleme eğilimi, atılı suçu işlemekten dolayı samimi ve ciddi bir pişmanlığının tespit edilmemesi, dolayısıyla ileride suç işlemekten çekineceğine dair hiçbir kanaat oluşmaması nedeniyle takdiri indirim uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Hüküm fıkrasındaki uygulama maddesinin "TCK'nın 103/1-1. cümle ve 3. Cümle" yerine doğrudan "TCK'nın 103/1-3.cümlesi" olarak gösterilmesi şeklindeki maddi hatanın infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği belirlenmiştir. A. Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılıp, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanığın adlî sicil kaydı ve aşamalardaki beyanları ile mahkemenin gerekçesine göre; katılan mağdurenin annesi ve babası tarafından sanığa teslim edilip, sanık ve katılan mağdurenin yalnız kaldıkları dönemde gerçekleşen eylemler bakımından üzerinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinin artırım yapılarak takdiri indirim uygulanmamasında ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmeyerek bu husustaki temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiş, tüm dosya kapsamı ve mahkemenin gerekçesine göre sanık hakkında temel ceza belirlenirken teşdit uygulanmasına yönelik temyiz istemlerinin de reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.12.2022 tarihli ve 2022/1778 Esas, 2022/1930 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.