Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/6968 E. , 2023/6839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/182 E., 2023/37 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Seda Ülgen SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk müdafii hakkında bozma üzeri
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/6968 E. , 2023/6839 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/182 E., 2023/37 K. KATILANLAR : Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Seda Ülgen SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk müdafii hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.05.2017 tarihli ve 2016/292 Esas, 2017/161 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 02.04.2018 tarihli ve 2017/2457 Esas, 2018/559 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının, Bölge Adliye Mahkemesi savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11.04.2022 tarihli ve 2021/6044 Esas, 2022/3350 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 4. Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/182 Esas, 2023/37 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 inci maddesi uyarınca 4 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğunu, söz konusu mesajlarda yer alan anlatımların bir an için gerçekliği varsayılsa bile yaşandığı iddia edilen hususları suça sürüklenen çocuğa atfedebilecek herhangi bir ibare, isim yahut delil olmadığını, mağdurenin sosyal inceleme raporunda yer alan beyanların da suça sürüklenen çocuğun yapmadığını, mağdurenin şikayeti olmadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Katılan Bakanlık Vekili Temyiz İsteminde Mağdurenin bozma öncesi ve bozma sonrası beyanlarının istikrarlı olduğunu, her ne kadar mağdure yapılan Sosyal İnceleme Raporunda yalan beyanlarda bulunduğunu ifade edilmişse de mağdur o tarih itibariyle henüz çok küçük yaşta bir kız çocuğu olup ailesinden veya çevre baskısından korkmuş olması ve bu sebeple de ifadesini değiştirmiş olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, suça sürüklenen çocuğun çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan ceza alması ve takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğini beyan ederek kararın bozularak talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesi tarafından bozma üzerine: ''Suça sürüklenen çocuk ...'ın suç tarihinde 2003 doğum tarihli mağdur ...'e karşı vücuda organ sokmak suretiyle farklı tarihlerde istismarda bulunduğu iddiası ile açılan davanın yapılan yargılaması ve tüm dosya kapsamından; Mahkememizce uyulmasına karar verilen Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 11/04/2022 tarih ve 2021/6044E 2022/3350K. Sayılı ilamı da dikkate alınarak; her ne kadar Bozma sonrası yapılan yargılamada, mağdur ... alınan beyanında; olayın üzerinden uzun zaman geçtiği için teferruatını hatırlamadığını, ancak evlerine gelen sosyal hizmet görevlisine olayı anlattığını söylemesi üzerine, 06/01/2017 tarihli sosyal inceleme raporunun olaya ilişkin anlatım kısmı olan 2 . Sayfasının 3. paragrafı kendisine okunduğunda; '... bana bu eylemi gerçekleştirmemiştir. Bu husus doğrudur' diyerek aşamalardaki anlatımlarından organ sokmaya ilişkin olarak kısmen dönmüş olsa da; gerek SSÇ savunmalarında gerekse de mağdurenin beyanlarında Facebook yazışması öncesi tarafların bir araya geldikleri, SSÇ nin mağdurenin kendisini aniden öptüğü şeklinde buluşma ve istismarı tevil yollu doğrulayan beyanının bulunması, Facebook yazışmalarında da her iki tarafın da ilişkiye girmediklerini, dolayısı ile bu olayın nasıl olduğunu tartıştıkları ancak yazışmaların aralarında organ sokma olmayan çocuğun istismarı boyutundaki teması; "İnşallah öyledir Aybek ama biz ilişkiye girmedik senle" şeklinde ortaya koyması, hususları bir arada değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun olay günü on beş yaşından küçük mağdureye yönelik organ sokma boyutuna varmayan çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği sabit görülmekle; SSÇ nin eylemine uyan, TCK 103/1-a yollaması ile TCK 103/1-1. Cümle, 31/3 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Her ne kadar sanık hakkında TCK 43 maddesi uygulanması talep edilmiş ise de eylemin birden fazla olduğuna dair somut delil olmadığı görülmekle olayımızda zincirleme suç hükümleri uygulanmamıştır.'' şeklinde hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2023 tarihli ve 2022/182 Esas, 2023/37 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Sakarya 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2023 tarihinde karar verildi.