İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2023/7313 Karar: 2023/6391 Tarih: 2023

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2023/7313 K.2023/6391

9. Ceza Dairesi 2023/7313 E. , 2023/6391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3 E., 2023/49 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2023/7313 E. , 2023/6391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3 E., 2023/49 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Ma

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2023/7313 E. , 2023/6391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3 E., 2023/49 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan mağdure vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2022 tarihli ve 2022/253 Esas, 2022/534 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (c) ve (d) bentleri uyarınca 27 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/3 Esas, 2023/49 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, sanık ile sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suçun niteliği gereğince sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Müvekkilinin suçu işlediğine dair kesin ve inandırıcı, şüpheden uzak aleyhine kesin delil olmamasına rağmen hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin (Takdiri indirim nedenleri) sanık lehine tatbik ettirilmemesinin hatalı olduğuna, yerel mahkemenin bu konudaki gerekçesinin yetersiz olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanmadığına, sanık aleyhine herhangi bir somut, kesin ve inandırıcı bir delile ulaşılamadığına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. C. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun sanık tarafından işlendiğine, sadece bir kez değil, birden çok kez işlendiğine, bu sebeple her bir fiil için ayrı cezaya hükmedilmesi gerekmekte olduğuna, ancak İlk Derece Mahkemesince her bir fiil için ayrı cezaya hükmetmediği gibi zincirleme suç hükümlerini de gereği gibi uygulamadığına, usul ve kanuna aykırı İstinaf Mahkemesi hükmünün temyiz incelemesi sonucunda sanığın aleyhine bozulmasına, dosyanın duruşmalı olarak incelenmesine, sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasına karar verilmesine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; "...'nin 31/01/2007 tarihi doğumlu olduğu, bu bağlamda olay tarihi itibariyle 12-15 yaş aralığında olduğu, sanığın 2021 Ağustos ayında, ...'nin ifade tarihi olan 26/10/2021 tarihinden yaklaşık iki ay önce tam olarak tespit edilemeyen bir gece ...'yi kendisi ile aynı yatakta yatmaya zorladığı, gecenin ilerleyen saatlerinde ...'nin ağzını eli ile kapatarak bağırmasını engellediği ve cinsel organını vajinal yoldan ...'nin cinsel organına soktuğu ve ...'nin içine boşaldığı, bu eylemden 10-15 dakika sonra tekrar ... ile aynı şekilde birlikte olduğu ve bu birliktelik sonucunda ...'nin hamile kaldığı ve Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin raporu ile sanığın baba olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği kanısına varılarak TCK'nın 103/2 maddesi gereğince cezalandırılması yoluna gidilmiştir. Sanığın eylemini kızı olan ...'ye karşı işlemiş olması bu hali ile sanığın ...'nin babası olması nedeniyle TCK'nın 103/3-c maddesinin tatbikine karar verilmiştir. ... ...'nin velayetinin sanıkta olduğu ve sanığın bu velayet görevini kötüye kullanarak bu suçu işlediği anlaşılmakla TCK'nın 103/3-d maddesinin sanık hakkında tatbik edilmesine karar verilmiştir. Her ne kadar ... sanığın eylemleri sırasında kendisine karşı cebir ve tehdit kullandığını beyan etmiş ise de; ......'nin aşamalardaki beyanlarının tutarsız olduğu ve bu hali ile tek başına sanığın cezalandırılması açısından yetersiz kalacağı nazara alınarak söz konusu nitelikli hal yönünden şüphenin hasıl olduğu ve bu şüphenin de sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla sanık hakkında TCK'nın 103/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. ... Somut olayda sanığın ... ile ilk eyleminden 10-15 dakika sonra ikinci eylemi gerçekleştirdiği bu eylemler arasına yer ve zaman birliğinin bulunduğu bu hali ile bu eylemlerin ikisinin de tek bir eylem olarak kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmekle TCK'nın 43.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Öte yandan her ne kadar ... mahkememiz huzurunda; birden çok kez ve iddianamede anlatılan olaydan daha öncesindeki farklı günlerde sanığın kendisine karşı cinsel eylemlerde bulunduğuna dair beyanlarda bulunmuş ise de hazırlık aşamasında verdiği beyanlarda bu eylemlere ilişkin herhangi bir anlatımının olmadığı bu nedenle de sanık hakkında somut olaylardan öncesindeki eylemlerine ilişkin olarak açılmış bir davanın bulunmadığı değerlendirilmiş olup, ...'nin beyanlarının tutarsız olması ve ...'nin somut olay meydana geldikten sonra psikolojik olarak tedavi gördüğü ve bu kapsamda ilaç kullandığı bu ilaçlar nedeniyle de unutkanlık yaşadığına dair beyanları nazara alınarak bu eylemler açısından da suç duyurusunda bulunulmamıştır. ...Sanığın sabıka kaydında yer alan Akhisar 3.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/332 Esas 2018/726 Karar sayılı ilamına istinaden belirlenen tekerrür süreleri içerisinde iş bu dosyaya konu suçu işlediği anlaşılmakla; bahsi geçen ilamın sanığın cezasının infazı sırasında TCK'nın 58. maddesi gereğince ikinci kere mükerirrlere özgü infaz rejimine esas alınmasına, TCK'nın 58/7 maddesi gereğince sanığın cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. ...TCK'nın 'takdiri indirim nedenleri' başlıklı 62. maddesinde; indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları, yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri örnekseme yoluyla sayılmıştır. Bu doğrultuda sanığın sabıkalı ve suça meyilli kişiliği ile pişmanlıktan uzak tavırlar sergilemesi hususları nazara alınarak hakkında TCK'nın 62. maddesi tatbik edilmemiştir. ...Yapılan yargılama neticesinde; sanığın suçu işleyiş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlı, failin güttüğü amaç ve saik, somut olay nedeni ile ...'nin hamile kalmış olması ve somut olayda birden fazla nitelikli halin mevcudiyeti gözönüne alınarak sanığın eylemine uyan ...nun 103/2 maddesi gereğince takdiren ve teşdiden cezalandırılması yoluna gidilmiştir" şeklindeki gerekçeyle hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan Bakanlık ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde 1. Dosya kapsamı ve İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi dikkate alınarak sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, her bir fiil için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiğine ve duruşmalı incelenmesine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği nazara alınarak katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/3 Esas, 2023/49 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla