Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/8259 E. , 2023/7126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/349 E., 2023/467 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/8259 E. , 2023/7126 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/349 E., 2023/467 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince nitelikli cinsel saldırı suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.01.2023 tarihli ve 2022/294 Esas, 2023/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2023/349 Esas, 2023/467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkemenin Adli Tıp Raporuna aykırı şekilde tespitte bulunarak mahkumiyet hükmü kurmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna, beyanların çelişkili olduğuna, Mahkemenin verdiği kararın gerekçesinin hem dosyanın somut gerçekleriyle uyuşmadığı hem de ceza yargılamasında hükme esas alınacak ve mahkumiyete dayanak gösterilebilecek vasıf ve mahiyette olmadığına, sanığın mağdurenin zihinsel engelli olduğunu bilmediğine, kararın kanuna, oluşa ve usule aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mahkemece; sanıkla mağdurenin Nevşehir il merkezinde yaşadıkları, sanığın fotoğrafçılık üzerine dükkanı olduğu, sanığın ve civar esnafın öncesinden mağdureyi tanıdığı, İstanbul Adli Tıp 6.İhtisas Kurulunca düzenlenen raporda; mağdurede hafif-orta derecede zeka geriliği bulunduğu, zeka geriliğinin, mağdureyi bulunduğu fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasına ve fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olmasına mani olacak mahiyet ve derecede olduğu, kendisinde mevcut olan zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği, beyanlarına ana hatları ile itibar edilebileceğinin belirtildiği, tam olay tarihi tespit edilemese de 2018 yılı içerisindeki bir günde mağdurenin sanığın iş yerine gittiği, sanığın mağdurda bulunan zeka geriliğinden faydalanarak ve meşru iradesi bulunmayan mağdureyi bağ evine götürdüğü, burada sanığın cinsel arzularını tatmin amacıyla cinsel organını çıkartarak mağdurenin vajinal bölgesine soktuğu, ilişki anının bir kısmını da video kaydına aldığı kabul edilen olayda; Sanığın savunmasında, mağdurenin iş yerine geldiğini para karşılığı cinsel ilişki teklifini kendisinin yaptığını, mağdureyi bağ evine götürdüğünü, ilişki yaşadıklarını daha sonra parasını verdiğini, akıl hastası olduğunu bilmediğini savunmuş ise de sanığın mağdureyi tanıdığını müdafi huzurunda alınan savcılık ve Mahkemedeki beyanlarında kabul etmesi, sanığın beyanında geçtiği üzere mağdurenin kendisi ve civar esnaf tarafından tanınıyor olması, Mahkememece mağdurenin ifade görüntülerinin incelenmesinden ve yapılan gözlemde sanığın akıl hastası olduğunun kısa bir diyalog ile anlaşılabilmesi, Cumhuriyet savcısı tarafından da ifadesi alınırken mağdurenin ifade esnasında sorulan sorulara cevap vermekte zorlandığı, bazı sorulara ise cevap vermediği gözlemlendiğine ilişkin tespit yapılması, Adli Tıp Kurumu 6 ihtisas dairesi raporu ile mağdurenin zeka geriliğinin hekim olmayanlarca ilk bakışta anlaşılamayabileceği ancak yakın çevresinde yaşayanlarca ve tekrarlayan görüşmelerle anlaşılabileceği hususun tespit edilmesi, sanığın öncesinden mağdureyi tanıdığı gibi mağdur ile kısa bir diyaloğa girildiğinde mağduredeki akıl rahatsızlığının anlaşılabilmesi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın mağdurenin zihinsel engelli olduğunu bilmediğine ilişkin savunmasına itibar edilmediği ve sanığın mağduredeki akıl rahatsızlığını bildiği ve eylemini de mağduredede bulunan akıl rahatsızlığının sağladığı kolaylıktan faydalanarak gerçekleştirdiği kabul edilmiş ve sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında kurulan hükümde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği, buna ilişkin gerekçenin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmeyip hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle; sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 24.03.2023 tarihli ve 2023/349 Esas, 2023/467 Karar sayılı kararında, sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.