Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2023/8413 E. , 2023/5862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/186 E., 2023/242 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/186 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Daire
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2023/8413 E. , 2023/5862 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/186 E., 2023/242 K. SUÇ : Cinsel taciz HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2023 tarihli ve 2023/186 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/11837 Esas, 2022/9424 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmekle; Mahkemece verilen direnme kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2022 tarihli ve 2022/78 Esas, 2022/260 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı cinsel taciz suçundan bozma ilamı gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereğince sanık hakkında hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. 2. Dairemizin 25.10.2022 tarihli ve 2022/11837 Esas, 2022/9424 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerektiğinden bozma kararı verilmiştir. 3. Bozma ilamı üzerine Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesi 28.03.2023 tarihli ve 2023/186 Esas, 2023/242 Karar sayılı kararı ile önceki ilamında direnilmesine karar vermiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 31.05.2023 tarihli ve 9-2023/57067 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz İstemi Beraatine karar verilmesi gerektiği halde mahkumiyetine karar verildiğine, suçun şikayete tabi olduğuna, şikayetçinin en son beyanı dikkate alınmadan hüküm kurulduğuna ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı üzerine; "...iddia, savunma, katılan beyanı, tanık beyanı, BTK raporu, tutanaklar, kolluk fezlekesi ve tüm dosya kapsamından; sanığın kullandığı 0535 821 50 81 nolu telefondan, katılanın evinde bulunan ... nolu telefonu arayarak, katılana 'cinsel sorunlarım var, kilodun südyenin varmı, kırmızı mı pembe mi, bana yardımcı olurmusun boşalamıyorum' şeklinde sözler söylediği sanığın bu suretle üzerine atılı cinsel taciz suçunu işlediği ve cezalandırılması gerektiği vicdani kanaatine ulaşılmıştır. Sanık savunmasında, katılanı aramadığını ve iddianamede yer alan sözleri söylemediğini savunmuşsa da ; katılanın evvelce sanığı tanımadığı ve ona iftira atmasını gerektirir bir nedeninin bulunmadığı, katılanın anlatımının sanığın belirtilen tarihte katılanı aradığını gösteren telefon döküm kayıtları, tanık anlatımları ile de doğrulandığı, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelen soyut inkar vasfında olduğu kanaatine ulaşılmış ve bu savunmaya itibar edilmemiştir. Mahkememizin 25/09/2014 tarih, 2014/357 Esas ve 2014/98 sayılı kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 30/11/2021 tarih 2021/1721 esas ve 2021/9424 sayılı ilk bozma kararına uyulmuş ve 'Basit yargılama usulü, üst sınırı 2 yıla kadar hapis cezasını ve/veya adli para cezasını gerektiren suçlar bakımından, yazılı beyan ve savunma esasına dayanan, genel yargılama usulünün bazı prosedürlerinin yer almadığı, bu çerçevede duruşma açılmaksızın karar verilebilen, asliye ceza mahkemelerine emek ve zaman tasarrufu sağlayan alternatif bir yargılama usulü olarak düşünülmüş ve uygulamaya konulmuştur. Mahkeme, dosya kapsamı itibarıyla basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yargılama yapılabileceğini düşünüyorsa duruşma yapmaksızın, yazılı savunma, beyan ve belgeleri esas alarak, Cumhuriyet savcısından görüş almaksızın CMK’nin 223. maddesinde yer alan herhangi bir karar türüne göre hüküm verebilecektir. Genel hükümlere göre yargılamaya başlanan bir dosyada 'evreden dönülmezlik ilkesi' gereği basit yargılama usulüne dönülemeyecektir. Basit yargılama usulüne göre yapılan yargılama sonunda mahkumiyet halinde, belirlenen sonuç cezadan (1/4) oranında indirim yapılacak, koşulları bulunması halinde TCK’nin 50 ve 51. maddeleri ile CMK’nin 231. maddesi uygulanabilecektir. Geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde, 'basit yargılama usulünün uygulanmaya başladığı 01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda bu usulün uygulanmayacağı' kabul edilmiş ve bu hükümle, 01/01/2020 tarihinden önceki dosyaların yeniden ele alınmasının önüne geçilmesinin amaçlandığı, açık, net ve yorumlamaya müsait olmayacak şekilde kanuni düzenlemeyle belirlenmiştir. Amaç yargı yükünün hafifletilmesi, usul hükümlerinin tekraren uygulanmasının önüne geçilmesi ve derdest dosyaların zamanaşımına uğrama riskinin engellenmesidir. Kanun koyucu bu yeni düzenlemeyle; Yargılamanın taraflarının iradesine bağlı olmayan, isnat edilen suçun kanundaki cezasının üst sınırı gibi nesnel bir ön şartın dışında, tamamen ilk derece mahkemesi hakiminin takdirinde olan bir alternatif yargılama usulü oluşturmak istediği, Kanunda öngörülen (1/4) oranındaki indirimin ise bu usulün uygulanmasını etkinleştirmek ve teşvik etmek için öngörüldüğü, suçun nitelendirilmesi veya cezanın bireyselleştirilmesiyle ilgili olmadığı, Basit yargılama usulü uygulanarak sonuçlandırılan yargılama sonucunda verilen karardan açık memnuniyetsizliği bulunmayan sanıkların, sonucu değiştirmeyecek itirazlarının önüne geçilerek yargı makamlarına önemli, ağır ve karmaşık davalar bakımından zaman ve imkan oluşturmak istediği, Anayasa’nın 141. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan ve adil yargılanma hakkının önemli bir bileşeni olan 'Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması' ilkesi ile alternatif bir yargılama usulü belirlediği, anlaşılmaktadır. Ayrıca; Basit yargılama usulünün uygulanmasının yargılamanın başında ilk derece mahkemesi hakiminin takdirinde olduğu, bu takdirin denetime tabii olmadığı, Ceza muhakemesinde evreden dönülmezlik ilkesinin geçerli olduğu, genel hükümlere göre başlayan bir yargılamada basit yargılama usulüne dönülemeyeceği ve duruşmanın yapılmamış sayılamayacağı, Basit yargılama usulünün uygulanmadığı ,duruşma açılarak sanığa savunma hakkının verildiği ve sanığın bu hakkını kullanarak savunma yaptığı bir dosyada CMK’nin 251. maddesinde yer alan (1/4) oranında indirimin yapılamayacağı, bu indirimin sanık bakımından kazanılmış bir hak teşkil etmediği, dolayısıyla TCK’nin 7. maddesinin bu durumda mutlak olarak uygulanmasının söz konusu olmadığı, başka bir ifadeyle lehe kanun uygulamasının basit yargılama usulünün uygulanmadığı/uygulanamadığı dosyalarda söz konusu olamayacağı -Yargıtay 3.Ceza Dairesinin 2020/3359 E.2020/13654 K.sayılı ilamı -kanaatine varılmış ve sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmaksızın karar verilmiştir. Mahkememizin 26/04/2022 tarih, 2022/78 Esas ve 2022/260 sayılı kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25/10/2022 tarih 2022/11837 esas ve 2022/9424 karar sayılı kararı ile 'Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilip, temyiz incelemesi neticesinde bozulan beraat hükmünden sonra 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinden bahisle verilen bozma ilamına uyan mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması' gerekçesi ile bozularak Mahkememize iade edilmişse de ; Mahkememizin basit yargılama usulünün uygulanmamasına ilişkin değerlendirmesinin yerinde olduğu, dolayısıyla basit yargılama usulünün uygulanmasında zorunluluk bulunmadığı, -Yargıtay 9.CD’nin 2022/11837 E.-2022/9424 K. Sayılı bozma kararının bu yönüyle usul ve yasaya uygun olmadığı kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dairemizin 25.10.2022 tarih ve 2022/11837 Esas, 2022/9424 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyan Mahkemece esasen ceza miktarı itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hüküm kurulması gerektiğinden bahisle yeniden bozulması üzerine yapılan yargılamada İlk Derece Mahkemesince verilen direnme kararının yerinde olmadığı görülmekle Daire kararının düzeltilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2023 tarihli ve 2023/186 Esas, 2023/242 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmediğinden, Dairemizin 25.10.2022 tarihli ve 2022/11837 Esas, 2022/9424 Karar sayılı bozma kararının, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 03.10.2023 tarihinde karar verildi.