Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/10116 E. , 2025/2198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2047 E., 2024/1249 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüld
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/10116 E. , 2025/2198 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2047 E., 2024/1249 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın öz kızı olan mağdureyi anal yoldan organ sokmak suretiyle istismar ettiği kabul edilen olayda atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna ve aşamalarda sanığa iftira attığını açıkça beyan ettiğine, tanık Merve’nin iftira hususunu doğruladığına, mağdurenin bahsettiği son eylem tarihinde evde beş kişi olması ve bu kişilerin erken uyanmaları nedeniyle sanığın cinsel eylemi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığına, Adli Tıp Kurumu raporunda anal bulgunun birçok sebepten kaynaklanabileceğinin bildirildiğine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir. Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartı katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 3. Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında 15.10.2023 ve öncesi olması gereken suç tarihinin Eylül-Ekim 2023 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.