Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/1106 E. , 2024/9395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/243 E., 2023/188 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık ve müdafii TEBL
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/1106 E. , 2024/9395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/243 E., 2023/188 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli ve 2021/271 Esas, 2022/483 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair kararın mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemleri Suçun işleniş biçimi, sanığın ikrarı, mağdurun uğradığı psikolojik ve fizyolojik zararın büyüklüğü gözetilerek sanığın üst sınırdan cezalandırılmamasının haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemleri Sanığın kusurun yoğunluğuna, suçun işleniş biçimi göz önüne alınarak atılı suçlardan üst hadden ceza tayini ile vekil ile temsil edilmelerinden ötürü vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Sanığın Temyiz İstemi Hakkında verilen ceza miktarlarının yüksek olduğuna ilişkindir. D. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri Uzmanlık raporunda mağdura ait giysiden elde edilen spermin sanığa ait olduğuna dair bir tespite yer verilmediğinden hükme esas alınamayacağına, iç beden muayenesinde yer alan ekimotik lezyonun yeni olup olmadığı ve ne şekilde oluştuğuna dair bir tespitin bulunmadığına, mağdurdan alınan sürüntü örneklerinde sprem hücresine rastlanılmadığına, olay yerinde suçun icrasında kullanıldığı iddia olunan cam şişeye rastlanılmaması, iddianın aksine mağdurun yüzündeki sıyrık dışında yoğun bir darba bağlı emareye rastlanılmaması, yaşları yakın olan taraflardan mağdurun bedensel olarak sanıktan iri ve güçlü olmasına karşın darba bağlı izlerin oluşmamasının iddiaların asılsız olduğunu gösterdiğine, olay mahalli çevresinin kalabalık olması karşısında atılı suçu işlemeye elverişli olmadığına, sanığın üst aramasında kesici ve delici alete rastlanmaması da suçun icrasında mağdurun iradesini kıracak bir unsur olmadığını gösterdiğine, sanığı önceden tanıyan mağdurun kendi rızası ile sanıkla birlikte olay yerine gelmesine ve yardım istemeye dair bir eylemde bulunmadığına, mağdurun İlk Derece Mahkemesinde ifade vermekten çekinmesi sebebiyle soru sorma hakkının kullanılamadığına, anılan eksikler ve hatalı değerlendirmelerle mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka ve yasalara aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Mahkemesince; sanığın kayden on altı yaşında olan mağduru metruk bir binaya götürüp anılan mahalde bulundukları sırada cebir ve tehdit yoluyla mağdurun kıyafetlerini çıkarttıktan sonra anal ve oral yoldan cinsel ilişki yaşayıp mağdurun anal bölgesine cam şişe soktuğunun kabul edildiği, olayla ilgili yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, temel ceza tayini ile takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu, Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olarak katılan Bakanlığa yüklenen kamu görevi kapsamında 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddeleri gereğince suçtan zarar görme şartı aranmadan katılma hakkı tanınması sebebiyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Hükümden sonra mağdurun ibraz ettiği 19.10.2023 havale tarihli dilekçesi ile Çocuk İzlem Merkezi bünyesinde alınan iftira mahiyetli ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını, sanığın kendisine karşı cinsel istismar eyleminde bulunmadığını bildirmesi karşısında her ne kadar dilekçe başlığında "temyizen inceleme" konulu olduğu belirtilmesine karşın dilekçe içeriği itibariyle sanık lehine anlatım ile şikayetten vazgeçildiğinin bildirilmesi karşısında temyiz talebi niteliğinde olmadığı anlaşılmakla dilekçe tarihinde kayda göre on dokuz yaşında olan mağdurun sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği belirlenmiş olup, yaş küçüklüğünden dolayı mağdura barodan tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekili, Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili, sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.