Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/1399 E. , 2024/6038 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/16233 Esas, 2023/1283 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Ka
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/1399 E. , 2024/6038 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/16233 Esas, 2023/1283 Karar sayılı bozma kararına karşı verilen direnme kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 307 nci maddesine, 7165 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesi ile eklenen, üçüncü fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. Mahkemece verilen direnme kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin direnme kararını temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR 1.Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/331 Esas, 2021/474 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile atılı suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-3.cümle ve 43 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.03.2023 tarihli ve 2022/16233 Esas, 2023/1283 Karar sayılı kararı ile, olayın intikal şekli, suç tarihi itibarıyla dokuz yaşı içerisinde bulunan mağdurun beyanlarının vücut muayenesine yönelik adli tıp raporu ve olay günü üzerinde bulunan kıyafetlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen DNA raporu ile doğrulanmaması, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunarak bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3.Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca direnilmesi ile 5237 sayılı Kanun’un 103/1-3.cümle ve 43 üncü maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurun ve annesinin beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurun soyut beyanlarına dayanılarak karar verildiğine, teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna, zincirleme suç ve tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığına, sanık lehine takdiri indirim yapılması gerektiğine, direnme kararının yerinde olmayıp bozulması gerektiğine ilişkindir. III.GEREKÇE Olayın intikal şekli, suç tarihi itibarıyla dokuz yaşı içerisinde bulunan mağdurun beyanlarının vücut muayenesine yönelik adli tıp raporu ve olay günü üzerinde bulunan kıyafetlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen DNA raporu ile doğrulanmaması, savunma ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, direnme kararı yerinde görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle direnme kararı yerinde görülmediğinden Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 08.03.2023 tarihli ve 2022/16233 Esas, 2023/1283 Karar sayılı bozma kararının, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince direnme kararını incelemek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE,12.06.2024 tarihinde karar verildi.