Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/1897 E. , 2024/9673 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN İTİRAZ EDİLEN KARAR : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/11894 Esas, 2023/9045 Karar SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı İTİRAZA KONU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına yö
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/1897 E. , 2024/9673 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN İTİRAZ EDİLEN KARAR : Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.12.2023 tarihli ve 2023/11894 Esas, 2023/9045 Karar SUÇ : Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı İTİRAZA KONU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : İtirazın kabulü ile ilgili kararın kanun yararına bozulması İTRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 17.03.2023 tarihli ve 2023/255 Soruşturma, 2023/7807 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.04.2023 tarihli ve 2023/2350 Değişik iş sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.07.2023 gün, 94660652-105-55-12948-2023 sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından Tebliğname ile Dairemize ihbar ve dava evrakıyla birlikte tevdi kılınan dosya hakkında verilen Dairemizin 28.12.2023 tarihli ve 2023/11894 Esas, 2023/9045 Karar sayılı kararı ile vaki talebin reddine ilişkin ilamına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2024 tarihli, KD-2023/90948 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 308/2-3. maddesi gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmekle tetkik edildi, gereği görüşüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.02.2024 tarihli, KD-2023/90948 sayılı kanun yararına bozma istemli itirazının; "Dosyada yer alan 10/01/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, elde edilen kamera kayıtlarında olayın müştekinin şikayetinde belirttiği şekliyle gerçekleştiğinin görüldüğü, şüphelinin 10/01/2023 tarihli savcılık ifadesinde özetle, '...... de bardakları toplayacağı esnada benim bir talebim olmaksızın noterde bulunan arkadaşlarıyla çektiği fotoğrafını bana göstermek istedi. Ben ayakta durduğum için fotoğrafa bakmak amacıyla yanına gittim. Fotoğrafa baktıktan sonra kendisini tebrik etmek amacıyla yanağından öptüm. Farklı bir saikle hareket etmedim. Hatta bu esnada kendisine -aferin, gayretli çalışmaya devam et- şeklinde de motivasyon sözleri söyledim. Akabinde kendisi boş bardakları topladığı için ben de fazlaca yüklenip bardakları kırmaması adına iki bardak alarak onunla birlikte mutfağa gittim. Kaldı ki zaten mutfağa gidecektim. Bana sormuş olduğunuz ve kamera görüntülerinden de gösterdiğiniz şekilde elimi ...'nin beline doğru atmam art niyetli değildir. Tamamen samimiyet göstergesidir. Ben ... ile olduğu gibi noterde çalışan diğer bayan arkadaşlarla da benzeri şekilde samimi diyaloglar kurarım... Kendisine yönelik anlattığım öpme ve elimi beline atma eylemlerini samimiyet göstergesi olarak gerçekleştirdim...' şeklindeki beyanları ile atılı suça yönelik tevilli ikrarın bulunduğu, dosya kapsamında dinlenen tanıklar ... ve ...'in beyanlarının müşteki ile uyumlu olduğu, bunun yanında müştekinin olayın hemen ardından aile üyelerini arayıp olayı anlattığı, müştekinin şüpheliye iftira atmasını gerektirir bir husumetin bulunmadığı, müşteki iddialarının kamera görüntüleri, bir kısım tanık beyanları ve şüphelinin tevil yollu ikrarı ile desteklendiğinin anlaşılması karşısında, şüpheli hakkında sarkıntılık düzeyinde kalmış cinsel saldırı bakımından delillerin kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte olduğu, bu delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği, sadece şüphelinin ifadesi esas alınarak cinsel saikle hareket edilmediği değerlendirmesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, belirtilen deliller nazara alındığında şüphelinin kastının mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamındaki değerlendirmenin soruşturma evresinde uygulanabilmesinin mümkün olmadığı, soruşturma evresinde hüküm verme faaliyeti söz konusu olmadığından, 'şüpheden sanık yararlanır ilkesi' kapsamındaki değerlendirmenin soruşturma evresinde uygulanamayacağı, bu ilkenin ancak kovuşturma evresinde geçerli olacağı, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kapsamında verilen mercii kararının, 'dava açma mecburiyeti' çerçevesinde, savcının kararına yönelik bir denetim içerdiği, tüm kanıtların değerlendirilmesi suretiyle yargılamayı sonuçlandıran bir karara yönelik olmadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün, 3-2 sayılı kararında 'hâkimlerin takdir hakkı alanına giren hususların yasa yararına bozma konusu yapılamayacağı' şeklinde dile getirilen aşamanın, tüm delillerin değerlendirilerek sonuca ulaşıldığı kovuşturma evresi olduğu,, keza Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 gün ve 260/281 sayılı kararında 'tüm deliller toplanıp, değerlendirilip suçun oluştuğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğuna göre, delil takdiri yapılarak' şeklindeki ibareden de kovuşturma aşamasının kastedildiği, izah edilen şekilde, kamu davası açılmasını gerektirir nitelik ve yeterlilikte delil bulunması, delillerin Mahkemesince değerlendirilmesinin gerekmesi karşısında Yüksek Dairece kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi Kanuna aykırı görüldüğünden, 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca olağanüstü itiraz kanun yoluna başvurulmuştur." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Tüm dosya içeriği nazara alındığında, Samsun 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.04.2023 tarihli ve 2023/2350 Değişik iş sayılı kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, anılan karara ilişkin Dairemizin 28.12.2023 tarihli ve 2023/11894 Esas, 2023/9045 sayılı ilamına yönelik itiraz nedenleri yerinde görülmemiştir. III. KARAR Dairemizin 28.12.2023 tarihli ve 2023/11894 Esas, 2023/9045 Karar sayılı ilamı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden oy birliğiyle REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 308/2-3. maddesi uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.