İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/2225 Karar: 2024/5137 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/2225 K.2024/5137

9. Ceza Dairesi 2024/2225 E. , 2024/5137 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1594 E., 2023/2311 K. Her ne kadar Tebliğnamede sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik görüş belirtilmiş ise de anılan hükme karşı katılanlar vekilinin temyiz talebi

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/2225 E. , 2024/5137 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1594 E., 2023/2311 K. Her ne kadar Tebliğnamede sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik görüş belirtilmiş ise de anılan hükme karşı katılanlar vekilinin temyiz talebi

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/2225 E. , 2024/5137 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1594 E., 2023/2311 K. Her ne kadar Tebliğnamede sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik görüş belirtilmiş ise de anılan hükme karşı katılanlar vekilinin temyiz talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında atılı suçtan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 Sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,1.cümle, 103/3-e-d, 109/1, 109/3-f, 109/5, 43, 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2022/377 Esas, 2023/217 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1,1.cümle, 103/3-d-e, 43, 62, 53. maddeleri uyarınca 14 yıl 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda; istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ NEDENLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Atılı suçun sübut bulmadığı, mağdure ve tanıkların olayların kronolojik sıralaması ile oluş biçimine dair hem kendi içinde hem de birbiriyle çelişkili anlatımları olduğu, kabul etmemekle birlikte yanaktan öpme eyleminin öğretmen - öğrenci ilişkisi çerçevesinde gerçekleştiği, mağdurenin arkadaşı olan tanıkların arkadaşlarını koruma içgüdüsüyle hareket ettikleri, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğu, kabul etmemekle birlikte eylemlerin sarkıntılık safhasında kaldığı, dosyada mağdurenin soyut beyanları dışında delil bulunmadığı beyanıyla şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Eylemlerin sarkıntılık boyutunu aştığına, sanık hakkında daha üst sınırdan hüküm kurulması ve takdiri indirim maddelerinin tatbik edilmemesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, ilk derece mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın mağdurenin yanağından öpme ve göğsüne kıyafetinin üzerinden dokunma şeklindeki eylemlerinin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak İlk Derece Mahkemesince hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 103/3-e bendi gereğince yapılacak artırımın kamu görevi, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması haline münhasır olup, dosya içeriğine göre olay tarihinde Türkçe öğretmeni sıfatıyla görev yapan sanığın aynı kurumda öğrenci olan mağdure üzerinde nüfuzu bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 103/3-e bendi ile artırılması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Belirtilen gerekçeyle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla