İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/3193 Karar: 2024/7892 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/3193 K.2024/7892

9. Ceza Dairesi 2024/3193 E. , 2024/7892 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1244 E., 2023/1413 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, kısmi onama Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 08.11.2023 tarihinde tefhim

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/3193 E. , 2024/7892 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1244 E., 2023/1413 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, kısmi onama Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 08.11.2023 tarihinde tefhim

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/3193 E. , 2024/7892 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1244 E., 2023/1413 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, kısmi onama Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; 08.11.2023 tarihinde tefhim edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291/1. maddesinde belirlenen on beş günlük kanunî süre geçtikten sonra 29.11.2023 tarihinde temyiz talebinde bulunduğu belirlenmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; sunduğu temyiz dilekçesinde suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz gerekçelerine yer vermediği belirlenmiştir. Mağdure vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ...'ın 14.06.2022 tarihli duruşma ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi ve mağdurenin abisi olan ...'in de dosyada sanık olarak bulunması nedeniyle mağdureye atanan temsil kayyımının usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya katılma talebinde bulunmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan Bakanlık vekilinin sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-3.cümle, 103/3-c, 43 ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın Bakanlık vekili, temsil kayyımı, sanık müdafii ile suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince olayın tek tanığı mağdurenin duruşmada dinlenmemesi ve 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesine aykırı davranılması hususunda bozma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103/1-3.cümle, 103/3-c, 43 ve 53. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararında istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın kaldırılarak sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun’un 103/1-3.cümle, 103/3-c, 43, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın üst hadden, takdiri indirim maddesi uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 08.11.2023 tarihinde tefhim edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 291/1. maddesinde belirlenen on beş günlük kanunî süre geçtikten sonra temyiz talebinde bulunduğu belirlenmiştir. B. Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi ...'ın 14.06.2022 tarihli duruşma ifadesinde sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesi ve mağdurenin abisi olan ...'in de dosyada sanık olarak bulunması nedeniyle mağdureye atanan temsil kayyımının usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davaya katılma talebinde bulunmaması karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 294/1. maddesinde yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde dosyaya özgülenen herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. D. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen yargılama neticesinde vaki mahkumiyet kararının kaldırılarak sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sanık Müdafii ve Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri ile Katılan Bakanlık Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Verilen Hükme İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A), (B) ve (C) bölümlerinde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/1244 Esas, 2023/1413 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla