İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/3434 Karar: 2024/6160 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/3434 K.2024/6160

9. Ceza Dairesi 2024/3434 E. , 2024/6160 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/2029 E., 2024/2 K. Katılan Bakanlık vekilinin sağlık için tehlikeli madde temini suçu yönüyle yapmış olduğu temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi gereği

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/3434 E. , 2024/6160 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/2029 E., 2024/2 K. Katılan Bakanlık vekilinin sağlık için tehlikeli madde temini suçu yönüyle yapmış olduğu temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi gereği

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/3434 E. , 2024/6160 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2023/2029 E., 2024/2 K. Katılan Bakanlık vekilinin sağlık için tehlikeli madde temini suçu yönüyle yapmış olduğu temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan Bakanlık vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sağlık için tehlikeli madde temini suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.09.2023 tarihli ve 2023/507 Esas, 2023/350 Karar sayılı kararı ile mevcut deliller değerlendirilerek; a) Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-2 cümle, 4 maddesi uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 109/2,3-1, 5 maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, c) Sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-9 maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararın sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 03.01.2024 tarihli ve 2023/2029 Esas, 2024/2 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde sanığın; a) Çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1, 62. maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, b) Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 109/1,3-f, 5, 62 maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, c) Sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ret ve onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, dosya kapsamında bulunan raporlar ile verilen mahkumiyet kararlarının tutarsız olduğuna, tanık ifadelerine başvurulmayıp eksik inceleme ile karar verildiğine, eylemin gerçekleştiği kabul edilse dahi sarkıntılık boyutunda kalacağına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına, bütün deliller toplanmadan eksik inceleme ile karar verildiğine ve mevcut deliller ile de şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Katılan mağdurenin aşamalarda beyanlarının tutarlı olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 103/4. maddesinin uygulama koşullarının oluştuğuna, eksik ceza tayin edildiğine, zorunlu vekillik görevi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sağlık için tehlikeli madde temin etme suçundan da ceza verilmesi gerektiğine, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından alt sınırdan ceza verilerek ve takdiri indirim nedenleri uygulanarak eksik ceza tayin edildiğine, bu durumun hukuka aykırı olduğuna ve sanığın her iki suçtan da üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-g maddesinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle genelge ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği gözetildiğinde katılan mağdureye baro tarafından tayin edilen vekil açısından vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusuna yönelik kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla