Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4306 E. , 2024/7659 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU (TAHLİYE) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/703 E., 2024/673 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incel
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4306 E. , 2024/7659 K. "İçtihat Metni" TUTUKLU (TAHLİYE) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/703 E., 2024/673 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-3.cümle, 103/3-c, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2024 tarihli ve 2023/376 Esas, 2024/83 Karar sayılı kararı ile sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Kanun'un 103/1-1.cümle, 103/3-c, 43/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair verilen kararın sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi İntikal süresinin iddialardan çok sonra olduğuna, mağdur ile sanık arasındaki mesajlaşmalarda cinsel istismarın olmadığı anlaşılmakta ise de Mahkemece bu mesajlaşmalar hatalı olarak sanık ile husumet bulunmadığı şeklinde yorumlandığına, mağdur beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, taraflar arasında husumet bulunduğuna ve dilekçesinde belirttiği sair temyiz nedenlerine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında şartları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun’un 103/4. maddesinin uygulanmamasının, aynı Kanun’un 43. maddesi uyarınca üst sınırdan artırım yapılmamasının, sanığın alt sınırdan cezalandırılmasının ve kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve süresi, savunma, anne ile sanık arasında husumet bulunması ve mağdurenin tanık anlatımları ile doğrulanmayan soyut beyanları dışında, sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraati yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin sanık hakkında verilen çocuğun cinsel istismarı suçuna ilişkin hükme yönelik öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2024 tarihinde karar verildi.