Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4347 E. , 2024/6391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/410 E., 2024/423 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. madde
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4347 E. , 2024/6391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/410 E., 2024/423 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davalarının yapılan yargılaması sonucunda Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2023 tarihli ve 2023/503 Esas, 2023/763 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun mağdure ile nişanlanmadan önce evinde ve çalıştığı dükkanda cinsel organı mağdurenin ön özel bölgesine girecek şekilde cinsel ilişki yaşadığı kabul edilerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 43/1, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine dair verilen kararın suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a, 286/1 maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi İstinaf incelemesinin duruşmalı yapılması gerektiğine, mağdure beyanları ile şikayetçi ve tanık beyanları arasında çelişkiler olduğuna, mağdure beyanlarındaki esasa ilişkin çelişkilerin giderilmediğine, raporla da beyanların örtüşmediğine, mağdurenin başka biriyle cinsel ilişki yaşamış olabileceğine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hata hükümlerinin uygulanmadığına, suç vasfının tayininde yanılgıya düşüldüğüne, mesajlara yönelik değerlendirme yapılmadığına, eksik delil değerlendirmesi yapıldığına, husumet nedeniyle iftira atıldığına, mağdurenin eylem tarihini tam belirtemediğine, intikalin geç olduğuna, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının da hatalı olduğuna ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Mağdurenin yaşının küçük olması, eylemlerin suça sürüklenen çocuğun ikmaetinde ve dükkanında gerçekleşmesi nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da cezalandırılması ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulması ile beraat hükmünün bozulması talebine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılan lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle genelge ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği gözetildiğinde mağdureye baro tarafından tayin edilen vekil açısından vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükümde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiş, açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Karşıyaka 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,26.06.2024 tarihinde karar verildi.