Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4447 E. , 2024/8125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/224 E., 2024/252 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... vekili, katılan ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : O
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4447 E. , 2024/8125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/224 E., 2024/252 K. SUÇLAR : Nitelikli cinsel saldırı, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan ... vekili, katılan ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.08.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesince, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan eski gelini katılan ...'la farklı zamanlarda vücuda organ sokmak suretiyle cinsel ilişkiye girdiği kabul edilerek katılan ...'a karşı nitelikli cinsel saldırı suçundan, mahkumiyetine ve katılan ...'a karşı çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan ... hakkında alınan raporların yetersiz olduğuna, eksik incelemeyle karar verildiğine, katılanın daha önceden iki evlilik geçirmiş olması ve çalışıyor olması gibi nedenlerle eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algıladığı yönünde değerlendirilme yapılması gerektiğine, sanığın mevcut akıl hastalığını da bilmediğine, şikayetten vazgeçmiş olması da dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. B. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında indirim uygulanmaksızın üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, katılan lehine vekalet ücreti takdiri gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. C. Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Kararda katılanın yaşı, olayın özellikleri, dosyadaki beyanlar göz ardı edilerek kesin ve somut delil aranarak beraat kararı verildiğine, Bölge Adliye Mahkemesince ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında hiçbir değerlendirme yapılmadan başvurunun esastan reddedildiğine, tanık babaannenin soruşturma aşamasında verdiği beyanına üstünlük tanınması gerektiğine, katılan ...'ın da tanıkla aynı doğrultuda beyan verdiğine, mağdurun aşamalarda alınan beyanlarının hükme esas alınamayacağına, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Nitelikli Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, katılan lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle genelge ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği gözetildiğinde mağdureye baro tarafından tayin edilen vekil açısından vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık Hakkında Katılan ...'a Karşı Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, anlaşılmakla, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan ... vekili, katılan ... vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bolu 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.