Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/4586 E. , 2025/195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/479 E, 2024/47 K SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle do
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/4586 E. , 2025/195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/479 E, 2024/47 K SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde cezalandırılmasına dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin kararı ile hükmün bozulmasından sonra Mahkemesince sanık hakkında yapılan suç duyurusu üzerine İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan dava ile birleştirme kararı verildikten sonra atılı suçlardan sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Mağdurenin vekili olmadan beyanının alınmasının yasaya aykırı olduğuna, sanık hakkında alt sınırdan ceza verilmesinin ve taktiri indirim yapılmasının yasaya aykırı olduğuna, ayrıca hürriyeti tahditten verilen beraat kararının da yasaya aykırı olduğuna, sanığın mağdureyi zorla ve ısrar ile dükkanda tuttuğuna, davaya katılan olmalarına rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğuna, bu nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanığa alt sınırdan ceza verilmesi ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdurenin on sekiz yaşından küçük olmasına rağmen duruşmada avukatı olmadan dinlenmesinin yasaya aykırı olduğuna, mağdurenin dosyada bulunan beyanları arasında çelişki olduğuna, bu nedenle tek delilin mağdure beyanı olması karşısında çelişkili beyanlara dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Sanık hakkında atılı suçtan yapılan yargılama sonucunda kurulan 30.01.2024 günlü mahkumiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş ise de, anılan kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8/1. maddesindeki 20.07.2016 gününden önce ilk derece mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz incelemesinde bozulması üzerine mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda kurulacak ikinci hükümlerin de temyiz incelemesine tabi olacağı yönündeki düzenleme gözetildiğinde, iş bu dosyada daha önceden Yargıtayca verilmiş bir bozma kararının da bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin kovuşturma aşamasında sanığın dükkanına bir kere gittiği ve sanığın bir kere göğsüne dokunduğu yönündeki beyanı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın, dükkanına çağırdığı mağdurenin göğsüne bir kere dokunması şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesinden dolayı sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alındığında, mevcut haliyle eyleminin 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,2c ve 3c maddesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, Mağdurenin kovuşturma evresindeki ifadesinde sanığın eylemini bir kez gerçekleştirdiğini belirtmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın eyleminin birden çok gerçekleştirdiğine dair yeterli delil mevcut olmayıp mahkemece müsnet suçtan belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi ile artırılması suretiyle sonuç cezanın fazla tayini, hukuka aykırı bulunmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 236 maddesindeki düzenlemeye göre mağdurenin dinlenilmesi sırasında vekilin hazır bulunması zorunluluğu bulunmadığından, Tebliğnamede bu nedenle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Sanık Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle esası incelenmeyen dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi için Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle Mahkemesine İADESİNE, B. Sanık Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.