KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2024/5814 E., 2024/8534 K.
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/2298 E., 2023/121 K
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Temyiz edenler
- Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
469 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın üvey kızı olan mağdurenin kıyafetlerini çıkarıp ön cinsel bölge ile göğüslerine dokunduğu, cinsel organını yalayıp parmaklarını içine soktuğunun kabulü ile çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair karara karşı o yer Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince;
sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanığın eyleminin yoğunluğu, işleniş şekli gözetilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini ile takdiri indirim hükümleri uygulanmaksızın hüküm kurulması ve kurumun vekil ile temsil edilmesinden ötürü lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat hükmü yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 217. maddesinin birinci fıkrasında "Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir" ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir.
Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, mağdurenin 15.11.2022 havale tarihli dilekçesi ile eylemin parmak sokma suretiyle işlenmediğini bildirdiği de gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenilmesinden,
bu mümkün olmadığı takdirde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifadeye ait CD’si duruşmada taraflarla birlikte izlenerek buna ilişkin beyanlar da alındıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken ifadesinin okunmasıyla yetinilmesi,
diğer taraftan yapılan kontrolde içeriği boş olduğu anlaşılan CD ile ilgili ifade anına ait görüntülerin temini ile dosya içeriğine konularak 5271 sayılı Kanun'un 236/8. maddesi gereğince soruşturma aşamasında çocuk izlem merkezinde mağdurenin alınan beyanına ilişkin CD çözümü yaptırılmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, anılan karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden esası incelenmeyen kararın 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bandırma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi