İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/5877 Karar: 2024/8992 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/5877 K.2024/8992

9. Ceza Dairesi 2024/5877 E. , 2024/8992 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/862 E., 2024/786 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/5877 E. , 2024/8992 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/862 E., 2024/786 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/5877 E. , 2024/8992 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/862 E., 2024/786 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair verilen kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın katılan mağdurenin yaşında hataya düştüğüne, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Alt sınırdan verilen ve takdiri indirim uygulanan kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan vekili ... ve üye ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1 maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdure ile sanığın olaydan kısa bir süre önce sosyal medya üzerinden tanıştıkları, mesajlaşmalarında sanığın kendi yaşını söylediği ancak mağdurenin yaşını net bir şekilde söylemediği, sanığın mağdurenin yaşını 15 olarak tahmin ettiği,mağdurenin de ''o kadar küçük mü duruyorum'' dediği, sanığın mahkemede mağdurenin 16-17 yaşında olduğunu söylediği yönündeki beyanı, mağdurenin mahkemede kendi yaşı hakkında sanığa net bir şey söylemediği yönündeki beyanı, olay günü ilk defa buluştukları hususu da göz önünde bulundurulduğunda, sanığın mağdurenin yaşı hususunda esaslı hataya düştüğünün kabulü gerektiği gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğu kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla