İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/6512 Karar: 2024/9138 Tarih: 2024

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/6512 K.2024/9138

9. Ceza Dairesi 2024/6512 E. , 2024/9138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1078 E., 2024/925 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEB

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/6512 E. , 2024/9138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1078 E., 2024/925 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEB

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/6512 E. , 2024/9138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1078 E., 2024/925 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 15.Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçlardan mahkumiyetine dair verilen kısmen re'sen de istinafa tabi kararın istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20.Ceza Dairesinin kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-g maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden temel cezanın alt sınırdan tayinin yerinde olmadığına, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle dosyada sanık aleyhine olan tek fotoğrafta yer alan kişinin sanık olup olmadığının net olarak anlaşılamadığına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/3-e maddesinin koşulları itibarıyla oluşmadığına, zincirleme suç değerlendirmesinin hatalı olduğuna, kabul anlamına gelmemekle birlikte katılan mağdurun hürriyetinin geçici olarak kısıtlanmasının veya istismarla sınırlı olarak yapılan hürriyet kısıtlamasının istismar suçunun maddi ögesi olduğuna, bu nedenle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulamayacağına, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulama dışı bırakılmasının isabetli olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmamasının isabetli olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Mağdurun aşamalardaki ifadeleri, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın kendisine ait berber dükkanının kepengini indirerek dışarıdan görülmesini engelledikten sonra yanında çırak olarak çalışan mağdura karşı nitelikli cinsel istismar eyleminde bulunması dışında onun hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin olmadığı göz önüne alındığında, çocuğun cinsel istismarı suçunun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurun iradesiyle hareket etme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket etme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, İlk Derece Mahkemesince eylemin sadece çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.10.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla