Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/7557 E. , 2024/11074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/931 E., 2024/966 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: On
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/7557 E. , 2024/11074 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/931 E., 2024/966 K. SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER: Sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle sanık aleyhine somut delil bulunmadığına, suçun cebir ve tehditle işlendiğine ilişkin delil bulunmadığına, teşebbüs hükümlerine göre yapılan indirimin hakkaniyete aykırı olduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiğine, iyi hal indiriminin uygulanmadığına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle suçun teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçuna Teşebbüsten Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kocaeli Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 05.10.2018 tarihli rapor içeriği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 29.04.2019 tarihli raporu, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun 29.05.2023 tarihli olayın adli tahkikat ile aydınlatılmasının uygun olacağına dair mütalaası, mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında sanığın suç tarihinde on bir yaşında bulunan mağdura yönelik eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği anlaşılmasına karşın teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini karşısında istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan redde hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Bakımından Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarına Teşebbüsten Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın üyeler ... ve ...'ün karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemizin sayın çoğunluğu ile ihtilafa düştüğümüz husus, sanığın eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirip gerçekleştirmediğine ilişkindir. Mağdurun aşamalarda; sanığı çalıştığı iş yerindeki arkadaşları vasıtasıyla tanıdığını, suç tarihinde kendisini evine davet ettiğini, kendisinin de kabul edip sanığa ait eve gittiğini, eve girdikten bir müddet sonra sanığın kendisine yanaşmaya başladığını, kaçmak istediğini ancak sanığın mutfaktan aldığı bıçakla tehditte bulunduğunu, kendisini tuvalete götürüp cinsel organını yalamasını istediğini ancak yalamadığını, daha sonra cinsel organını poposuna soktuğunu, cinsel organına veya poposuna bir şey sürmediğini, ne kadar sürdüğünü hatırlamadığını, daha sonra bıraktığını, evden ayrıldığını, ayrılırken sanığın engel olmadığını beyan ettiği, mağdurunun olaydan sonra alınan raporunda " yapılan anüs muayenesinde; anüste sfinkter tonusunun yeterli düzeyde olduğu, anüste pililer arasında yeni veya eski yırtık tespit edilmediği, perianal ekimoz veya hematom bulgusu olmadığı, fiili livata bulgusuna rastlanmadığı, yapılan fizik muayenesinde; her iki gluteal bölge iç kısımdan her iki uyluk üst iç kısmına uzanan açık kahverenkli sınırları düzenli hiperpigmentasyon(ciltte koyulaşma şeklinde renk değişimi) olduğu, vücudunda direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde darp cebir izi tespit edilmediği, emme, sıkma, ısırma gibi şehevi duygularla işlenmiş herhangi bir bulgu olmadığı kanaatini bildirir rapordur" şeklinde mütalaada bulunulduğu anlaşılmakla; sanık savunması, mağdur beyanı, iç beden muayenesine ilişkin aldırılan raporlar ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın eylemini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiğine dair herhangi bir somut bulgu tespit edilemediğinden sanığın eyleminin çocuğun basit cinsel istismarı suçu kapsamında kaldığı anlaşılmakla, hükmün bu sebeple bozulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz. 17.12.2024