İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/9589 Karar: 2025/1339 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/9589 K.2025/1339

9. Ceza Dairesi 2024/9589 E. , 2025/1339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda sa

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/9589 E. , 2025/1339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda sa

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/9589 E. , 2025/1339 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, üst sınırdan hüküm tesis edilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılanlar vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, katılan ...'in kızının istismara uğradığını öğrendikten sonra yirmi dört gün bekleyip şikayetçi olup ve ardından sanığa boşanma davası açıp sanıktan hemen boşanmak yerine nafaka ve tazminat taleplerinde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, katılan mağdurenin iki yıl boyunca babasının istismarına uğramasına rağmen sessiz kalacak bir çocuk olmadığına, katılan mağdurenin babasının ilaçları olduğuna dair iddialarının katılan tarafından doğrulanmadığına, iddia edilen eylemlerin gerçekleşme ihtimallerinin olmadığına, alınan adli tıp raporunun sanığın katılan mağdurenin cinsel organına parmağını soktuğuna yönelik iddiaları desteklemediğine, dosyaya sunulan günlük niteliği dahi taşımayan başka bir kişi tarafından yazıldığı anlaşılan defterin delil niteliği taşımadığına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın Üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Mağdure 18.05.2015 tarihli kolluk beyanında; evde babasından başka kimsenin olmadığı bir öğlen dersaneye gideceği vakit babasının kendisini yere yatırdığını, elbisesi üzerinden göğüslerine ve cinsel bölgesine ellediğini, ellerini pantolonun içerisine sokarak cinsel organına parmaklarıyla ellediğini, kan gelmediğini ama bir sıvının geldiğini, kendisinin boşalması sonucu üstünden kalktığını beyan etmiştir. Katılan mağdure kendisinden küçük iki kardeşi, annesi ve sanık olan babası ile aynı evde yaşamaktadır. Sanık sabit işi olan biri olmadığından zaman zaman da işsiz kalan bir baba. Anne de zaman zaman gece vardiyasına kalan hem çalışarak evin ekonomisine katkıda bulunan hem de evin işlerini yapan birisidir. Katılan mağdure Tuba da iddia olunan eylemlerin gerçekleştiği dönemde orta okul öğrencisidir. Mağdure zaman zaman küçük kardeşi ile birlikte zaman zaman da kendi odasında ayrı tek olarak yattığı dönemlerde sanığın kendisinin uykuda olduğu zaman elleriyle göğüs bölgesini ve ön cinsel bölgesini ellemek suretiyle istismarda bulunduğu karşı koymak istediği zaman da sana tecavüz ederim diye tehdit ettiği, annesine söylediğinde de annesinin babasını öldürme ihtimalinden korktuğu için babasının kendisine yönelik zaman zaman parmak sokmak zaman zaman da hem göğüslerini ellemek hem de ön cinsel bölgesine ellemek, parmak sokmak bazen de kendi cinsel organını elleriyle tutturmak suretiyle istismarda bulunduğundan bahisle şikayetçi olduğu, Sanığın alınan savunmasında sürekli bir işinin olmadığı, eşinin özel iş yerinde çalıştığı zaman zaman gece vardiyasında kaldığı, daimi işinin olmaması nedeniyle eşiyle arasında sürekli tartışma yaşandığı, çalışmadığından ötürü kızları olan katılanların da kendisi ile sürekli tartıştığı, eşinin kendisinden boşanmak ve ailesinin yanına dönmek istediği, olay gecesinde de eşinin gece vardiyasında çalıştığı kendisinin eşini servisten alacağı ancak eşinin gelme vaktinden önce kızı olan katılanla tartıştığı, kızın kendisine "çalışmak zor tabii" şeklinde bir beyanda bulunduğu, bu nedenle aralarında tartışma esnasında kızının omzuna vurduğu, eve gelen eşinin de kendisine "hem çalışmıyorsun hem de kızımı mı dövüyorsun" diye söylendiği ve kendisine yönelik asılsız isnatta bulunduğu, Mağdureye yönelik sanığın eylemlerini gerçekleştirdiğine dair mağdure ile birlikte aynı evde yaşayanların istismar eylemine yönelik görgüye duyuma dayalı bir bilgilerinin olmadığı, Mağdure sanığın eylemini vajinal bölgesinde parmak soktuğunu bu eylemini uzun süreden beri gerçekleştirdiğini beyan etmesine karşılık alınan adli raporda bu beyanın doğrulanmadığı, Mağdurenin beyanını doğrulayan herhangi bir tanık, adli rapor gibi mahkumiyetini gerektirecek kesin, şüpheden uzak delil elde edilemediği, Mağdurenin beyanının sanık savunmasından üstün tutulmasını gerektirecek haklı hukuki bir dayanak gösterilmeden ve masumiyet karinesi göz ardı edilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince CMK 223/2-e maddesi gereğince sanığın beraati yerine mahkumiyeti yönünde verilen kararın Onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. Yazı İşleri Müdürü

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla