Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2024/9632 E. , 2025/3025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/38 E., 2024/292 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmek
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2024/9632 E. , 2025/3025 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/38 E., 2024/292 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerektiğine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmadığına, takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE A. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda kanun maddesinde yer alan bazı tabirlerin tekrarlanması şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetilerek denetime elverişli bir gerekçe gösterilmesi suretiyle anılan maddenin tatbikine yer olup olmadığına karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle takdiri indirim hükmünün uygulamaması, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca müsnet suçtan temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin birinci fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki kanuni düzenleme karşısında, mahkemece anılan maddede yer alan alt ve üst sınırlar nazara alınıp, temel ceza alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenirken denetime elverişli somut gerekçeler gösterilmesi gerektiği gözetilmeksizin kanun maddesindeki bazı ibarelerin tekrarlanması şeklindeki yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde uygulama yapılması, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirimin uygulanmasına veya uygulanmamasına ilişkin kararların da gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda kanun maddesinde yer alan bazı tabirlerin tekrarlanması şeklindeki açıklamanın kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli gerekçe niteliği taşımadığı gözetilerek denetime elverişli bir gerekçe gösterilmesi suretiyle anılan maddenin tatbikine yer olup olmadığına karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle takdiri indirim hükmünün uygulamaması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde karar verildi.