İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2024/9841 Karar: 2025/1390 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2024/9841 K.2025/1390

9. Ceza Dairesi 2024/9841 E. , 2025/1390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, ka

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2024/9841 E. , 2025/1390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, ka

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2024/9841 E. , 2025/1390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararları, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararları TEMYİZ EDENLER : Katılan Bakanlık vekili, katılan mağdure vekili, suça sürüklenen çocuk ..., sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, temyiz ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk ve sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'ın atılı suçlardan mahkumiyetine, sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın atılı suçlardan beraatlerine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ...'ın ve sanık ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan; sanıklar ..., ..., ... ve ...'in çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine; suça sürüklenen çocuk ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması şeklinde istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden suçların sübut bulduğuna, beraat hükümlerinin hatalı olduğuna, sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında eksik ceza tayinine, eylemin suçun nitelikli halini oluşturduğuna ilişkindir. B. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafilerinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuk ve sanık ... yönünden mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, mahkumiyet hükümlerinin hukuka aykırı olduğuna, beraat eden sanıklar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğuna ilişkindir. C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Beraat eden sanıklar yönünden suçların sübut bulduğuna, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... yönünden eksik ceza tayin edildiğine, koşulları oluşmayan takdiri indirim nedenlerinin tatbik edildiğine, kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan mağdureye karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, aynı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyiz yeteneğinin bulunmadığı ve esasen bu hususta mahallinde itiraz merciince karar verildiği anlaşıldığından, söz konusu karara yönelik katılan mağdure vekilinin, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-b maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... müdafiinin, katılan mağdure vekilinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. C. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. D. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. E. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Mahkemece sanık ...'in, suça sürüklenen çocuk ...'ın zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturan eylemine ne şekilde katıldığının açıklanmadığı, sanık ...'in ve suça sürüklenen çocuk ...'ın, suç tarihi itibariyle on beş yaşını ikmal etmemiş olduğu anlaşılan ve rızası geçerli olmayan mağdureye yönelik ikametlerinde bulunduğu zaman diliminde cebir, hile ve tehdidinin ispatlanamadığı, sanığın, suça sürüklenen çocuk ve mağdure arasında yaşanan cinsel ilişkiyi bilmediği yönündeki mağdurenin babası ile gerçekleştirdiği mesaj kayıtlarına ve bu kayıtlarla uyumlu aşamalardaki savunmalarının aksine suça sürüklenen çocuğa yardım etme kastıyla hareket ettiğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, söz konusu karara yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A.Suça Sürüklenen Çocuk ... ve Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Kararlara Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (A) ve (B) bölümlerinde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekilinin, katılan mağdure vekilinin, suça sürüklenen çocuk ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçu İle Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma ve Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan Bakanlık vekili ve katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hüküm yönünden Üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla; diğer hükümler yönünden oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (E) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf sanık ...'ın cinsel saldırı eylemini gerçekleştirip gerçekleştirmediğine yöneliktir. Mağdur beyanlarında somut olarak tek bir cinsel ilişkiden bahsetmiştir. Ancak bu ilişkiye yönelik anlatımı, aradaki çelişkiler ve diğer beyanlarla çeliştiği için mahkemece kabul edilmemiştir. Bunun dışında mağdurenin "hergün ilişkiye girdik" şeklindeki beyanına ve mağdurenin himeninde eski yırtık bulunmasının sanıktan kaynaklandığı kabulüyle mahkumiyet hükmü kurmuştur. Sanık her aşamada mağdurla cinsel ilişkiye girmediğini beyan etmektedir. Mağdur suç tarihinden önce evden kaçmış, bir şekilde aynı gün eve getirilmiş ancak ertesi gün tekrar evden kaçmıştır ve sanık ...'in evinde bir ay boyunca kalmıştır. Mağdure niçin evden kaçtığı, ...'in evinde ne şekilde kaldığını izah edememiştir. Bu konuda herhangi bir açıklaması bulunmamaktadır. Yani mağdure olayla ilgili bazı hususları saklamakta, açıklamaktan imtina etmektedir. Mağdur beyanları çelişkilidir. Mağdur yurda yerleştirildikten sonra beyanlarını tamamen değiştirmiştir. Mağdur duruma göre olayları tevil edebilmekte çarpıtmakta ve sadece istediği konularda açıklama yapmaktadır. Bu tür ifadeler veren bir mağdurun ifadesine tek başına itibar etmek mümkün değildir. Beyanların mutlaka yan delillerle desteklenmesi gerekir. Sanığın mağdurla cinsel ilişkiye girdiğine dair beyanı, "hergün birlikte olduk" şeklindeki açıklamalarından ibarettir. Hiçbir ayrıntı içermemektedir. Oysa tanık beyanlarına göre sanık mağdurun kaldığı eve birkaç kez gelmiştir. Bu nedenle mağdurla sanığın hergün birlikte olması mümkün değildir. Dolayısıyla bu ifade afaki ve sübuta esas teşkil edecek mahiyette bir ifade değildir. Bunun dışında mağdurun himende tespit edilen eski yırtığın nasıl oluştuğu, sanık eylemiyle bağlantılı olup olmadığı hususlarının izahı gerekmektedir. Mağdurda tespit edilen himen yırtığının nasıl oluştuğunu mağdurun izah etmesi beklenir. Ancak mağdur bu konuda herhangi bir izahatta yine bulunmamıştır. İlk kez nerde nasıl ilişki girdikleri ve kızlığın ne şekilde bozulduğu ayrıntılı bir şekilde mağdur tarafından anlatılmalıyken bu yapılmamıştır. Mağdurda eski yırtık bulunması mağdurun çok daha önceki başka ilişkileriyle de irtibatlı olabileceğinden bu durumun sanık tarafından gerçekleştirildiği doğrudan kabul edilemez. Bu nedenle mağdur tarafından bu durumun ayrıntılı şekilde izahı gerekir. Eğer böyle bir izah yapılmadıysa bu sanık aleyhine değerlendirmek mümkün değildir. Sanığın eyleminden kaynaklandığı kabul edilemez. Tüm bu hususlar çerçevesinde sanığın mağdurla cinsel ilişkiye girdiğine dair mağdurun soyut, çelişkili ve tanık beyanlarıyla örtüşmeyen hatta çelişen ifadesi dışında herhangi bir delilin bulunmadığı, bu delilin ise cezalandırmak için yeterli ve inandırıcı nitelikte olmadığından çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla