Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/1785 E. , 2025/6397 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2502 E., 2024/2484 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ce
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/1785 E. , 2025/6397 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2502 E., 2024/2484 K. Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ NEDENLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle somut olayda cinsel amaçlı bir eylem bulunmadığına, tanık Samet dinlenilmeden eksik inceleme ile karar verildiğine, mağdure ve ailesinin aşamalarda çelişkili anlatımları olduğuna, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/4. maddesinin hatalı bir şekilde tatbik edildiğine, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eylemin sarkıntılık safhasında kaldığına, 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca müvekkilinin cezai ehliyetine dair rapor alınmadan karar verildiğine, müvekkilinin atılı suçu işlemediğine ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık Serdar'ın kovuşturma evresinde alınan 10.07.2024 tarihli ifadesi, savunma, olayın gerçekleştiği yer ve zaman dilimi ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun parkta gördüğü mağdureyi tutarak elindeki bıçağı gösterdikten sonra ''Bununla seni doğrarım'' demesi şeklinde sübuta eren eylemini cinsel saikle gerçekleştirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bahsi geçen eylemlerin bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre suça sürüklenen çocuğun TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesinin ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.09.2025 tarihinde karar verildi.