İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/2556 Karar: 2025/6597 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/2556 K.2025/6597

9. Ceza Dairesi 2025/2556 E. , 2025/6597 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/402 E., 2024/421 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Bozma sonrası yapı

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/2556 E. , 2025/6597 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/402 E., 2024/421 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Bozma sonrası yapı

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/2556 E. , 2025/6597 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/402 E., 2024/421 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde önceki hükümde direnildiği belirtilmesine rağmen, ilk kararda yer almayan yeni gerekçeler belirtilerek hüküm kurulması karşısında temyize konu kararın direnme niteliği taşımayıp yeni hüküm olduğu belirlenmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle olayın sübut bulmadığına, katılan mağdurenin anlatımlarının çelişkili olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin Mahkemece göz ardı edildiğine, parmak izlerinin sanığa ait olmadığına, sanığın DNA'sının tespit edilmediğine, görüntülere göre eylemi gerçekleştiren kişinin sanık olduğunun şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ispatlanamadığına, kuvvetle muhtemel veya muhtemel şeklindeki tanımlamalarla sanığa ceza verilemeyeceğine, GSM incelemesinin sanığın savunmalarını doğruladığına, HTS kayıtlarına göre de sanığın olay yerinde bulunmadığının sabit olduğuna, katılan mağdurenin Mahkemede de sanığın eylemi gerçekleştiren kişi olmadığını beyan ettiğine, Yargıtay'ın bozma kararının usul ve yasaya uygun olduğuna ve kurulan hükmün sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Katılan mağdurenin 23.09.2019 tarihli ifadesinde sanığı zayıf, kısa boylu, siyah saçlı, gri gözlü, jöleli, gözlüksüz ayakkabıları siyah genç bir adam olarak tariflediği, katılan mağdurenin annesi ...'ın 22.09.2019 tarihli ifadesinde kızı olan katılan mağdurenin evin önünde olmadığını anladığında çevreyi kontrol ettiği sırada katılan mağdurenin sokak boyunca yürüdüğünü gördüğünü peşinden de üzerinde siyah kot pantolon ve siyah tişört olan birinin kızının peşinden gittiğini gördüğünü beyan etmesi üzerine kolluk kuvvetlerince yapılan çalışmada olayın gerçekleştiği saatlerde olayın gerçekleştiği sokağa giren kişinin tek başına olacak şekilde siyah pantolonlu ve krem renkli kazak giyen sanık olduğu ve yakalama tutanağına göre sanığa bu şekilde ulaşıldığı anlaşılan olayda; olay yerinden alınan parmak izlerinde sanığın parmak izine ulaşılmamış olması, katılan mağdurenin kıyafetlerinden ve iç çamaşırlarından alınan numunelere ilişkin DNA örnekleriyle sanığın DNA örneklerinin uyuşmamış olması, HTS kayıtlarının net bir şekilde sanığın olay yerinde bulunduğuna dair bilgi içermemesi, katılan mağdurenin duruşma sırasındaki ifadesinde önce sanığı kameradan tespit edemeyip olayı gerçekleştiren kişiyi genç biri olarak belirtmesi, sanığın yaşı ve fiziksel özellikleri, eylemi gerçekleştiren kişinin kıyafetleri ile sanığın üzerindeki kıyafetlerin farklı olması, sanığın inkara yönelik istikrarlı savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzan kesin inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla