Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/4146 E. , 2025/6867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/586 E., 2025/603 K. SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. H
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/4146 E. , 2025/6867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/586 E., 2025/603 K. SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, tanıkların suça konu olay hakkında bilgi ve görgü sahibi olmadıklarına, tüm dosya kapsamına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılan mağdurenin aşamalardaki soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, sanığın yargılandığı başka bir dosyadan alınan görüntülerin mahkemece delil olarak değerlendirilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, olayın adli mercilere uzun yıllar sonra intikal ettirildiğine, taraflar arasında husumet bulunduğuna, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üyeler ... ile ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık ...'nın müdahil küçük mağdur ... 'nın öz babası, müdahil ...'ın ise sanığın eski eşi olduğu, müdahil ve sanığın 2015 yılında boşandıkları, müdahil ve sanığın evli oldukları dönemde, müdahilin gündüzleri çalıştığı, sanığın yaptığı iş gereği annenin işte olduğu zamanlarda mağdur ile evde daha fazla baş başa kalabildiği, boşanma sonrasında ortak çocukları olan mağdurun velayetinin anneye verildiği ancak babası ile de görüşmeye devam ettiği, zaman zaman babası ile beraber kaldığı, mağdurun 30.06.2021 tarihinde annesine, babasının kendisine geçmişte uzun yıllar devam edecek şekilde cinsel istismarda bulunduğunu anlatması ve yapılan şikayet üzerine açılan kamu davası sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Sanık, savunmasında müdahil annenin boşandıktan sonra başka erkeklerle yaşadığını, evli olan ... isimli şahıstan çocuğu olduğunu, kendi çocuğunun zarar görmemesi için ...'in eşine bilgi verdiğini, bu nedenle aralarında husumet bulunan eski eşi müdahil ...'ün mağdureyi yönlendirerek hakkında asılsız ithamlarda bulundurduğunu beyan etmiş, Mahkeme huzurunda beyanlarının alınması sırasında hazır bulunan bilirkişi mağdurenin yaşadıklarını yer, zaman varsa tanıklar ile ne şekilde yaşadığını serbest, akıcı ve doğasına uygun olarak anlatamadığından yönlendirildiği şeklinde kanaat bildirdiği görülmüş, Mağdurenin annesinin tesiri ile babası ile görüşmekten çekindiği için icra marifetiyle görüşmeden kısa bir süre önce intikalin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış, İddia edilen en son olay ile intikal arasında 3 yıldan fazla sürenin olduğu tespit edilmiş, Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde iddia edilen olayların devam etiği süre ve intikale kadar geçen zaman içerisinde mağdurenin babası olan sanık ile görüşmeye devam etmesi, intikale kadar olayları kimseye anlatmaması, müdahil anne ile sanık arasında husumetin bulunması ve mağdure beyanlarının yönlendirildiği yönündeki bilirkişi görüşü birlikte değerlendirildiğinde sanığın savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden yerel mahkemenin mahkumiyet yönündeki kararın bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.