Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/4790 E. , 2025/7743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/489 E., 2025/97 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜ
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/4790 E. , 2025/7743 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/489 E., 2025/97 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, ... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, dosyadaki tanık anlatımları, mağdurenin çelişkli beyanları doktor raporları ile savunmaya göre atılı suçun sübuta ermediğine ve suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki anlatımlarında suça sürüklenen çocuğun eylemlerini mağdureyi "Eğer birine anlatırsan sana daha kötüsünü yaparım ve eğer annene babana söylersen seni silahla vururum" şeklinde tehdit ederek gerçekleştirdiğini ifade ettiği nazara alındığında suça sürüklenen çocuğun eylemlerini değişik tarihlerde mağdureyi tehdit ederek gerçekleştirdiği anlaşıldığından hüküm kurulurken şartları oluşmasına rağmen 6545 sayılı değişiklikten sonraki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanunun) 103/4. maddesinin uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, üyeler ... ve ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunlukla aramızdaki ihtilaf suça sürüklenen çocuğun eylemlerini tehdit ile gerçekleştirmediğine ve bunun sonucuna bağlı olarak suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasında zamanaşımından düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkidir. Olayın sübutu konusunda sayın çoğunluğun görüşüne katılmakla birlikte her ne kadar mağdure eylemlerin tehdit altında işlendiği iddiasında bulunmuş ise de mağdurenin tehdit iddiaları arasında çelişkiler bulunduğu zira şöyle ki mağdure soruşturma aşamasındaki ifadesinde ''eğer birine anlatırsan sana daha kötüsünü yaparım.'' şeklinde tehdide maruz kaldığını belirtmesine rağmen, kovuşturma aşamasındaki ifadesinde ise ''eğer annene babana söylersen seni silahla vururum.'' şeklinde tehdite maruz kaldığını iddia etmiş ve eylemlerin öncesi ile sonrasında suça sürüklenen çocukla normal bir şekilde oyun oynamaya devam etmiştir. Mağdurenin çelişki içeren ve doğruluğu denetleme imkanı bulunmayan tehdit iddiası ile ilgili olarak mağdurenin istismar iddiasını destekler mahiyetindeki tanık anlatımlarına göre istismar eylemlerinin oyun oynama esnasında ssç ile mağdurenin başka bir odaya geçerek gerçekleştirildiği ve suça sürüklenen çocukla mağdure arasında ssçnin mağdureye yönelik tehdit ve baskı içeren davranışlarının bulunmadığı, süreç içerisinde oyun oynamaya devam ettikleri anlaşılmaktadır. Suça sürüklenen çocuğun kendisinden yaşça küçük ve akrabası olan mağdureyi oyun oynamak esnasında istismar etmek için ilaveten bir tehdit unsuru kullanmasını gerektirir hal bulunmadığı gibi mağdurenin yaşı ve eylemlere ilişkin anlatımları da dikkate alındığında mağdurenin eylemin ahlaki redaetini anlaması beklenemeyeceği değerlendirildiğinde eylemin hile veya tehdit boyutuna varmayan ikna yoluyla da gerçekleşmiş olabileceği nazara alındığında istismar eylemlerinin tehdit altında işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inindarıcı delil elde edilemediği ve mutlak bir kanaate ulaşılamadığı anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk lehine olarak yasal şartları oluşmadığı kanaatiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 103/4. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına şeklindeki ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gözetildiğinde suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkumiyet kararına ilişkin tatbik edilen maddelerin üst sınırları dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 103/1 1. cümle, 66/1-d ve 66/2 maddeleri gereği 7 yıl 6 aylık olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi 03.12.2015 tarihli mahkumiyet kararı ile bundan sonra zamanaşımını kesen ikinci işlem olan 24.05.2024 tarihli iddianame tanzim tarihi arasında bu sürenin geçmiş olduğu anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçtan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.