Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/4977 E. , 2025/6425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/446 E., 2025/472 K. SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruş
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/4977 E. , 2025/6425 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/446 E., 2025/472 K. SUÇ: Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, alt sınırdan ceza verilmesinin ve takdiri indirim hükmünün uygulanmasının yerinde olmadığına, sanığın ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın kolluk görevlileri tarafından darp edilmesi nedeniyle ikrar içeren soruşturma aşamasındaki ifadelerine itibar edilemeyeceğine, kolluk görevlilerinin dinlenilmemesinin eksik incelemeye neden olduğuna, HTS kayıtları, ulaşım bilgileri ve kamera görüntüsü celp edilerek sanığın atılı suçu işlemediğinin ispatlanabileceğine, mağdurenin annesi tarafından ibraz edilen yazışmalarda cinsel içerikli yazışma bulunmadığına, bu yazışmalardaki kişinin sanığın hesap adıyla uyuşmadığına, sanığın telefonundan çıkan fotoğrafların çekildiği tarihlerin suç tarihi ile örtüşmediğine, mağdurenin annesinin sunduğu yazışmalarda fotoğrafı bulunan kişinin sanık olup olmadığı ve cinsel içerikli fotoğraf gönderen kişinin mağdure olup olmadığı hususunda adli tıptan rapor alınması gerektiğine, mağdurenin gerçek yaşının tespiti için kemik yaşı raporu alınması, gerek fiziki gerekse zihinsel olarak ciddi bir erişkinliğe erişmesi nedeniyle sanık hakkında yaşta hata hükümlerinin uygulanabileceğine ilişkindir. III. GEREKÇE Sanık müdafiinin mağdurenin yaşına yönelik itirazı nazara alındığında; mağdurenin resmi kurumda doğup doğmadığı araştırılıp, doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas olacak kemik grafilerinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması ve on beş yaşını bitirmediğinin tespiti halinde veya resmi kurumda doğduğunun belirlenmesi durumunda olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.