İçeriğe geç
AC
Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu Esas: 2024/41 Karar: 2024/61 Tarih: 2024

Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2024/41 K.2024/61

Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 2024/41 E. , 2024/61 K. "İçtihat Metni" 2024/Bşk-41 2024/61 2024/79500 CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Birleştirme Uyuşmazlığı Bulunan Yargıtay Daireleri: 5 ve 8. Ceza Mahkemesi : 5. Ceza (İlk Derece) Sayısı : 16-26 Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında Oltu Cumhuriyet

Karar Özeti

Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 2024/41 E. , 2024/61 K. "İçtihat Metni" 2024/Bşk-41 2024/61 2024/79500 CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Birleştirme Uyuşmazlığı Bulunan Yargıtay Daireleri: 5 ve 8. Ceza Mahkemesi : 5. Ceza (İlk Derece) Sayısı : 16-26 Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında Oltu Cumhuriyet

Karar Detayı

Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu 2024/41 E. , 2024/61 K. "İçtihat Metni" 2024/Bşk-41 2024/61 2024/79500 CEZA DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI Birleştirme Uyuşmazlığı Bulunan Yargıtay Daireleri: 5 ve 8. Ceza Mahkemesi : 5. Ceza (İlk Derece) Sayısı : 16-26 Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar hakkında Oltu Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2023 tarihli ve 2023/536 esas sayılı iddianamesi ile Oltu Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.02.2024 tarihli ve 181-14 sayılı son soruşturmanın açılmasına dair karar üzerine dosyanın gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesince 2024/16 esas sayılı dosyada 06.05.2024 tarihli tensip zaptında "Dairemizin yukarıda yazılı esas numarasına kayıtlı davası ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin (İlk Derece) 2023/18 esas sayılı kamu davası arasında şahsi, fiili ve hukuki irtibat bulunduğu değerlendirildiğinden birleştirilme konusunda görüş bildirilmesi amacıyla yazı yazılmasına," karar verildiği, bu karar doğrultusunda aynı tarihte Yargıtay 8. Ceza Dairesine birleştirme önerisi içeren yazı yazıldığı, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 26.06.2024 tarihli ve 2023/18 esas sayılı yazısıyla söz konusu birleştirme önerisine muvafakat edilmediği, Bunun üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesince 02.07.2024 tarih ve 16-26 sayı ile; "Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan ilk derece mahkemesi sıfatı ile Dairemize açılan kamu davası ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin (İlk Derece) 2023/18 Esas sayılı kamu davası arasında şahsi, fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu gibi delillerin birlikte değerlendirilip zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti bakımından her iki davanın birleştirilerek görülmesinde yarar olduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK'nın 8 ve devamı maddeleri uyarınca iş bu davanın Yargıtay 8. Ceza Dairesinin (İlk Derece) 2023/18 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine," karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve 79500 sayılı yargı yeri belirlenmesine dair yazısında ise; "Yargıtay 5. Ceza Dairesinin (İlk Derece) 2024/16 Esasına kayden görülmekte olan kamu davasında verilen 02.07.2024 tarih ve 2024/26 karar sayılı kararla davanın, şahsi, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin (İlk Derece), daha önce 26.06.2024 tarihli yazıyla birleştirmeye muvafakat verilmeyen 2023/18 Esas sayısına kayden görülmekte olan kamu davası ile birleştirilmesine karar verilmesi nedeniyle her iki Yüksek Daire arasında birleştirme konusunda olumsuz uyuşmazlık (görev uyuşmazlığı) ortaya çıkmış olup, söz konusu uyuşmazlığın giderilmesi ve yargı yerinin belirlenmesi gerekmiş olmakla, Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2024/16 Esas, 2024/26 karar sayılı dava dosyası fiziken, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/18 Esas sayılı dava dosyası ise UYAP üzerinden incelendi. Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2024/26 Esas sayısına kayden görülmekte olan kamu davasının, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında, 'Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/108 Esas kaydını alan ve son olarak Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2012/1 Esas, 2015/4 karar sayılı dosyası kapsamında, 'Ergenekon Silahlı Terör Örgütü Üyeliği' suçlamasında 27.01.2010 - 30.01.2010 tarihleri arasında gözaltına alınan, 03.02.2010 tarihinde tutuklanan, 18.06.2010 tarihinde serbest bırakılan ve yargılama sonunda da beraatine karar verilen ...'nun; İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/19 Esasına kayden açtığı koruma tedbiri nedeniyle tazminat davasının davalı hazine aleyhine sonuçlanmasına ve bu suretle kamunun zarara uğramasına neden oldukları' iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçunu (TCK md. 257) işledikleri iddiasına ilişkin olduğu; Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/18 Esas sayılı dava dosyasının ise, sanıklar ..., ..., ..., ..., ....ve .... hakkında, kamuoyunda 'Erzincan Ergenekon' davası olarak bilinen Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/108 Esas sayılı kamu davasının soruşturma ve kovuşturma sürecindeki usul ve yasaya aykırı işlemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, görevi kötüye kullanma, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçlarını işledikleri iddiasına ilişkin olduğu; Buna göre Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2024/16 Esas sayısına kayden görülmekte olan kamu davası ile Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/18 Esas sayısına kayden görülmekte olan kamu davası arasında, her iki dava konusunun kamuoyunda 'Ergenekon Davası' olarak bilinen davanın soruşturma ve kovuşturma süresinde cereyan eden usul ve yasaya aykırılıklara ilişkin olması, bir kısım sanıkların her iki davada da ortak oluşu dikkate alındığında, şahsi, hukuki ve fiili irtibat bulunduğu ve her iki davada verilecek hükümlerin birbirini etkileyecek nitelikte olması nedeniyle davaların birlikte yürütülmesinde yarar ve zorunluluk bulunduğu değerlendirilmekle, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/18 Esas sayısına kayden görülmekte olan kamu davasının daha önce açılmış ve yargılama konusu iddiaların daha geniş olmasına göre Yargıtay 5. Ceza Dairesinin birleştirme kararının kabulü ile, davaların Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/18 Esas sayılı dava dosyası üzerinde birleştirilmesine, bundan sonraki işlemlerin bu dosya üzerinden yürütülmesine," karar verilmesinin talep edilmesi üzerine oluşan iş bölümü nedeniyle görev uyuşmazlığının 2797 sayılı Yargıtay Kanunu'nun 17/3. maddesi gereğince kesin olarak karara bağlanması için dava dosyası Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu huzuruna gönderilmiş olmakla; iddianame, son soruşturmanın açılmasına dair karar ve Dairelerin görevsizlik gerekçeleri okunarak, GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Uyuşmazlığın isabetli bir hukuki çözüme kavuşturulabilmesi için, öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemelerin üzerinde durulması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK'nın "Bağlantı kavramı" başlıklı 8. maddesi; "(1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır. (2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır." şeklinde, Aynı Kanun'un "Davaların birleştirilerek açılması" başlıklı 9. maddesi; "(1) Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir." biçiminde, Anılan Kanun'un "Görülmekte olan davaların birleştirilmesi ve ayrılması" başlıklı 10. maddesi; "(1) Kovuşturma evresinin her aşamasında, bağlantılı ceza davalarının birleştirilmesine veya ayrılmasına yüksek görevli mahkemece karar verilebilir. (2) Birleştirilen davalarda, bu davaları gören mahkemenin tâbi olduğu yargılama usulü uygulanır. (3) İşin esasına girdikten sonra ayrılan davalara aynı mahkemede devam olunur." şeklinde, Aynı Kanun'un "Geniş bağlantı sebebiyle birleştirme" başlıklı 11. maddesi; "(1) Mahkeme, bakmakta olduğu birden çok dava arasında bağlantı görürse, bu bağlantı 8 inci maddede gösterilen türden olmasa bile, birlikte bakmak ve hükme bağlamak üzere bu davaların birleştirilmesine karar verebilir." biçiminde, Anılan Kanun'un "Bağlantılı suçlarda yetki" başlıklı 16. maddesi; "(1) Yukarıdaki maddelere göre her biri değişik mahkemelerin yetkisi içinde bulunan bağlantılı ceza davaları, yetkili mahkemelerden herhangi birisinde birleştirilerek görülebilir. (2) Bağlantılı ceza davalarının değişik mahkemelerde bakılmasına başlanmış olursa, Cumhuriyet savcılarının istemlerine uygun olmak koşuluyla, mahkemeler arasında oluşacak uyuşma üzerine, bu davaların hepsi veya bir kısmı bu mahkemelerin birinde birleştirilebilir. (3) Uyuşulmazsa, Cumhuriyet savcısı veya sanığın istemi üzerine ortak yüksek görevli mahkeme birleştirmeye gerek olup olmadığına ve gerek varsa hangi mahkemede birleştirileceğine karar verir. (4) Birleştirilmiş olan davaların ayrılması da bu suretle olur." şeklinde, Aynı Kanun'un "Yetkide olumlu veya olumsuz uyuşmazlık" başlıklı 17. maddesi; "(1) Birkaç hâkim veya mahkeme arasında olumlu veya olumsuz yetki uyuşmazlığı çıkarsa, ortak yüksek görevli mahkeme, yetkili hâkim veya mahkemeyi belirler." biçiminde düzenlenmiştir. Ceza yargılamasında genel kaide, açılan her dava üzerine ayrı bir yargılama yapılması olup uyuşmazlıklar arasında bağlantı olduğunda, bağlantının mahiyeti icabı, istisnai hükümler doğrultusunda ana kuraldan ayrılarak farklı hareket edilebildiği, 5271 sayılı CMK'nın 8 ve 11. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, bağlantılı davalar ayrı ayrı görülebileceği gibi istisnai durumlardan biri olan davaların birleştirilmesine karar verebilmek için; davalar arasında bağlantı olması, davaların birleştirilmesinde yarar görülmesi, birleştirmenin gerekli olması, birleştirmeye olanak bulunması ve birleştirme yasağının mevzu bahis olmaması gerektiği, kural olarak birleştirmede yarar bulunup bulunmadığının her olayda tetkik ve takdir edilmesinin de o yargılamayı yürüten hâkime ait olduğu, Keza, Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarihli ve 52-354 sayılı kararında da benimsendiği gibi; birleştirme zorunluluğu ya da yasağının olmadığı diğer durumlarda, mahkemelerce görülmekte olan davalar arasında bağlantı olduğu tespit edildiğinde bu davaların birleştirilebileceği, fakat birleştirmenin zorunlu olmayıp tamamen mahkemenin takdirine bırakıldığı, davaların birleştirilmesi hususu, muhakemenin hızlı ve basit bir şekilde sürdürülmesi, muhakeme işlemlerinde gereksiz tekrarların önlenmesi ve bir an evvel maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının sağlanmasına yönelik olarak benimsenmiş bir kurum olduğundan, Anayasa'nın 141. maddesindeki "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde belirtilen "adil yargılanma hakkı" kapsamında "davaların makul sürede görülmesi" ilkeleri gözetildiğinde, davaların uzatılması için bir sebep olmaması gerektiği, Bu bakımdan örgüt kapsamında işlenen suçlar nedeniyle birden çok sanık hakkında yürütülmekte olan davaların birleştirilmesinde, bağlantı ve iştirak kavramlarının dar yorumlanması ve uygulanması gerektiği, Gözetilmelidir. İncelenen dosya kapsamına göre, sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle Oltu Ağır Ceza Mahkemesince 09.02.2024 tarih ve 181-14 sayı ile verilen son soruşturmanın açılması kararı üzerine, dosyanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapmak üzere gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesince görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin kamu davasının, aralarında aynı sanıkların da bulunduğu birden çok sanığın farklı şikâyetçilere yönelik gerçekleştirdikleri benzer eylemler nedeniyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinde (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) görülmekte olan 2023/18 Esas numaralı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 8. Ceza Dairesinde (ilk derece mahkemesi sıfatıyla) görülmekte olan kamu davasının belirli bir aşamaya gelmiş olması, Anayasa'nın 141. maddesindeki "davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde belirtilen "adil yargılanma hakkı" kapsamında "davaların makul sürede görülmesi" ilkeleri gözetildiğinde birleştirme kararı verilmesi hâlinde davanın uzamasına sebebiyet verecek olması karşısında; örgüt kapsamında işlenen suçlar nedeniyle birden çok sanık hakkında yürütülmekte olan davaların birleştirilmesinde, bağlantı ve iştirak kavramlarının dar yorumlanması ve uygulanması gerektiği de gözetildiğinde, ilgili dosyaların birleştirilmesi zorunlu olmadığından, gelinen bu aşamada davaların ayrı ayrı yürütülmeleri gerektiği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve 79500 sayılı birleştirme isteğinin reddine ve Yargıtay 5. Ceza Dairesinin birleştirme kararının kaldırılmasına karar verilmelidir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.07.2024 tarihli ve 79500 sayılı birleştirme talebinin REDDİNE, 2- Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 02.07.2024 tarihli ve 16-26 sayılı birleştirme kararı kaldırılarak dosyanın anılan Daireye GÖNDERİLMESİNE, 30.10.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla