Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2022/115 E. , 2025/510 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 209-259 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2, 103/6, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis, kişiyi hür
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2022/115 E. , 2025/510 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 209-259 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/2, 103/6, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 12... ay hapis, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise aynı Kanunu'nun 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezalarıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 06.03.2014 tarihli ve 124-65 sayılı hükümlerin, sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen (Kapatılan) Yargıtay 14. Ceza Dairesince 12.10.2020 tarih ve 11725-3959 sayı ile; ''...Katılan mağdurenin aşamalardaki ifadeleri, tarafından olayın olduğu iddia edilen tarihte sanığın cezaevinde bulunduğunun tespit edilmesi, olayın intikal şekli ve zamanı ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, katılan mağdurenin başka delillerle desteklenmeyen soyut beyanları dışında, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi...'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. ... 29.12.2020 tarih ve 209-259 sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanık, müdafii ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.09.2021 tarihli ve 55196 sayılı bozma istemli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 27.12.2021 tarih ve 24119-10297 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; direnme kararına konu hükümler kurulmadan önce Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozmadan sonra yapılan yargılamada, 29.12.2020 tarihli oturumda bozma ilamının okunduğu, sonrasında sanık ve müdafisine söz hakkı verilerek savunmalarının tespitine geçildiği, akabinde Yargıtay bozma ilamına karşı Cumhuriyet savcısının; "Usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 12.10.2020 tarih ve 2020/3959 sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi talep olunur." şeklinde beyanı alındıktan sonra sanık ve müdafiinin beyanlarının alındığı ve sanığa son sözü sorulduktan sonra Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun şekilde alınmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı içtihatları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4). Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir. Diğer yandan; Anayasa’nın 141 ve CMK’nın 34. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, kanun koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamalarına göre de bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, mahkeme tarafından CMK’nın 34, 2 30... . maddeleri uyarınca yeniden usulüne uygun olarak hüküm kurulması, bunun yanında direnmeye ilişkin gerekçenin de gösterilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında ön sorunlar değerlendirildiğinde; Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 29.12.2020 tarihli celsesinde Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 12/10/2020 tarih ve 2020/3959 sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi talep olunur." şeklindeki düşüncenin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükümlerin kurulması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan usule aykırılık nedeniyle Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükümlerinin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hükmün tesis ve tefhim edilmesi isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.12.2020 tarihli ve 209-259 sayılı direnme kararına konu hükümlerinin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2025 tarihli müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.