Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2023/200 E. , 2025/529 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1449-1462 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-c, 62... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandır
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2023/200 E. , 2025/529 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1449-1462 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın, nitelikli cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/2, 102/3-c, 62... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.07.2021 tarihli ve 174-261 sayılı re'sen de istinaf incelemesine tabi hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince 11.10.2021 tarih ve 1449-1462 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine, bu kararın da sanık müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 31.03.2022 tarih ve 27667-3090 sayı ve oy çokluğu ile; ''...Katılan Bakanlık vekilinin...vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 298. maddesi uyarınca reddine,...Mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ifadeleri, muayene sonucunda düzenlenen doktor raporunda belirtilen boyun ile sol omuzdaki çiziklerin mağdureye zor uygulandığının kesin delili sayılmayıp, rızaen sevişme veya başka nedene dayalı meydana gelmesinin mümkün olması, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi,'' isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyeleri ... ve ...; "...Müştekinin aşamalarda alınan birbiri ile tutarlı beyanlarında olay gecesi sanıkla birlikte alkol aldıkları, kendisinin kardeşi sanığın ise eşi olan ...'nın kendisini araması üzerine eve gitmek istediğini söylediğini, sanığın aracıyla yola çıktıklarını, sanığın aracı ...benzin istasyonunun yanına çekerek kendisi ile cinsel ilişkiye girmeyi teklif ettiğini, kendisinin kabul etmemesi üzerine aralarında boğuşma yaşandığını, sanığın kendisini darp ederek vajinal yoldan tecavüz ettiğini, kendisinin sigara içme bahanesi ile ön koltuğa geçtiğini, sanığın da ön koltuğa geçtiği sırada fırsattan yararlanarak kendisini dışarı attığını ve yakındaki benzinliğe giderek orada çalışan personelden yardım istediğini beyan ettiği, Sanığın savunmasında suçlamayı kabul etmediğini, alkollü olduğunu, müştekinin minibüsün direklerinde dans ettiğini sonrasını hatırlamadığını savunduğu, Tanık ...'in beyanında; olay gecesi Petrol istasyonunda görevli olduğunu, müştekinin saçı dağınık bir halde istasyona gelerek eniştesinin kendisine tecavüz ettiğini söylediğini, bayanın isteği üzerine Jandarmayı arayarak olayı bildirdiğini beyan ettiği, Müştekinin aldırılan adli muayene raporunda boyun bölgesinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek düzeyde çizik/kızarıklık tespit edildiği, Müştekinin aldırılan vajinal sürüntü örneğinde sperm hücresi ve meni ele geçirildiği, sperm hücrelerindeki DNA profilinin sanıktan elde edilen DNA profili ile uyumlu olduğunun belirlendiği, Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; intikalin olaydan hemen sonra gerçekleştiği, müştekinin zor iddiası ile organ sokmak suretiyle cinsel saldırı iddiasının adli raporlarla doğrulandığı, ayrıca tanık ...'in müştekinin olaydan hemen sonrasındaki durumuna ve intikalin şekline ilişkin anlatımlarının müşteki iddiasını doğruladığı, Her ne kadar sanık savunmasında suçlamayı kabul etmemiş ve alkollü olması nedeniyle olayı tam olarak hatırlamadığını ileri sürmüş ise de; müştekinin araçtan kaçarak yakındaki petrol istasyonu çalışanı olan tanık ...'den yardım istediğini görmesi üzerine, aracıyla olay yerinden kaçarak uzaklaştığı, eyleminin muhtemel sonuçlarını idrak edebilecek ve araç kullanabilecek düzeyde bilincinin yerinde olduğu, sanığın ilişkinin rıza ile gerçekleştiğine dair herhangi bir savunmasının da bulunmadığı, Bu hâlde; sanığın müştekinin rızasına aykırı olarak ona cinsel saldırıda bulunduğunun kabul edilmesi gerekeceği anlaşılmakla, bu doğrultuda verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın yerinde olduğu, hükmün onanması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan Sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.'' düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. II.İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 30.06.2022 tarih ve 143896 sayı ile; ''...Olay gecesi mağdurun saçı başı dağınık vaziyette tanık ...'in çalıştığı akaryakıt istasyonuna gelerek ağlar vaziyette eniştesinin kendisine tecavüz ettiğini söyleyip yardım istemesi üzerine resmi makamlara intikal eden olayın intikal şekli ve zamanına, mağdurun aşamalarda genel olarak birbiri ile uyumlu beyanlarına, adli rapordaki bulguların mağdurun cebir ve şiddete maruz kaldığını gösterdiğine dair Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 04.09.2019 tarihli adli raporuna, sanığın adli raporundaki bulgulara, sanığın tüm savunmalarında olayın cinsel saldırı kısmına ilişkin net bir savunma ortaya koyamayıp hatırlamadığını ileri sürmesine ve bir ilişki olmuş ise bunun mağdurun rızası ile olmuş olabileceğini beyan etmesine, mağdurun bir ilişki olmadığına dair dilekçesindeki beyanının aksini gösteren Adli Tıp Kurumu raporuna, ve tanık ...'in mağdurun aşamalardaki beyanlarını destekler beyanına ve diğer tanıkların beyanlarının sübuta ilişkin bir husus içermemesine göre; 03.09.2019 günü saat 22.00 civarında sanığın birlikte alkol alma teklifini kabul eden ve sanığın baldızı olan mağdurun sanıkla birlikte sanığın kullandığı minibüsle evden ayrıldıktan sonra bir kısmı araç içinde bir kısmı da tanık ...'ın evinde alkol aldıkları, gece yarısından sonra ...'ın yanından ayrıldıkları sanığın aracını tanık ...'in çalıştığı akaryakıt istasyonu yakınına park ettikten sonra uçucu madde kokladığı ve akabinde de araç içinde mağdurun zorla yatırıp vajinal yoldan organ sokmak suretiyle cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdiği, daha sonra fırsatını bulan mağdurun araçtan kaçarak tanık ...'tan yardım istediği ve durumun Jandarmaya bildirildiği, sanığın eyleminin TCK'nın 102/2 maddesine temas ettiği, mağdurla sanık arasındaki kayın hısımlığı nedeniyle ayrıca TCK'nın 102/3-c maddesinin de uygulama yer olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının onanması gerektiği" görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 18.01.2023 tarih ve 10416-219 sayı ile itiraz nedenleri oy çokluğu ile yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat olunan cinsel saldırı suçunun sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 04.09.2019 tarihinde saat 04.30 sıralarında gerçekleşen olayın aynı gün adli mercilere intikalinin sağlandığı, Süreçte şikâyetinden vazgeçtiğine dair dilekçeler ibraz eden, 03.03.1998 doğumlu ve suç tarihi itibarıyla bekar olup Nazilli'de ikamet eden mağdur ...'nın, sanığın eşi olan tanık ...'nın ablası olduğu ve bir çocuğunun bulunduğu, 21.08.2020 tarihinde ise evlenerek ... soyadını aldığı, 20.02.1981 doğumlu sanık ...'in ise suç tarihinde mağdurun kardeşi olan ve daha sonra 15.11.2024 tarihinde boşandığı tanık ... ile evli bulunduğu; iki çocuğu ve eşi ile birlikte Bozdoğan'da ikamet ettiği ve şoförlük mesleğiyle iştigal ettiği, Nazilli Devlet Hastanesinin 04.09.2019 tarihli genel adli muayene raporlarında; mağdurun muayenesinde ''boyunda ve sol omuzda çizik mevcut, lezyonları BTM ile giderilebilir. Alkolmetre ile 0,42 promil ölçüldü.'' ve ''belirgin bir psikopatolojik bulgu saptanmadı''; olay öyküsünde ''eniştesi tarafından tecavüz edilmiş''; sanık ...'in muayene raporunda ise herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı ve alkolmetre ile yapılan ölçümde ''1,43 promil'' alkol ölçüldüğü bilgilerine yer verildiği, Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının 04.09.2019 tarihli raporuna göre, aynı gün yapılan muayenesinde mağdurun, ''Dün akşam eniştesiyle birlikte çocuğunu kardeşine bırakıp çıktığını, beraber alkol aldıklarını, sonrasında bali çektiklerini, sonrasında eniştesinin birlikte olmak istediğini, sadece önden ilişki olduğunu, korunmadıklarını, resmi evliliği olmadığını ama 2,5 yaşında bir çocuğu olduğunu, eniştesinin daha önce de alkollüyken sarkıntılık yaptığını'' ifade ettiği; ruhsal durum muayenesinde genel durumunun iyi, bilincin açık, duygu durumunun ise çökkün olduğu; jinekolojik pozisyonda yapılan muayenede, hymende herhangi bir ekimoz olmadığı; anüs muayenesinde, saat kadranına göre saat 6 hizasında aktif kanama ve 1x0.2 cm boyutunda anal pililere paralel taze yırtık, saat 12 hizasında 0.3x0.3 cm boyutunda ekimoz hemoroidal pake bulunduğu, anal tonusun normal olduğu, toluidin blue ile yapılan boyamada yırtık ve ekimoz bölgesinde bir tutulum saptanmadığı; hymenin, doğum yapmış kadınlarda görülen yapıda ve çok sayıda yerde silinme olduğu, hymen bütünlüğünün bozulduğu, vücuda organ veya sair bir cisim sokulmadığı; bulguların, livata eylemiyle meydana gelmesinin mümkün olduğu; beden muayenesinde, boynun sol tarafında 4x0.5 cm uzunluğunda kızarıklık saptandığı, cebir ve şiddete maruz kaldığı, mevcut lezyonun basit tıbbi müdahale ile giderilmesinin mümkün olduğu; bedenen kendini savunabileceği, ruh bakımından kendini savunup savunamayacağının psikiyatri konsültasyon muayenesinden sonra belirleneceğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesinin 11.11.2019 tarihli raporuna göre, mağdurdan alınan vajinal sürüntü örneğinde sperm hücresi görüldüğü ve meni içerdiği, anal sürüntü örneğinde sperm hücresi görülmediği; DNA incelemelerinde ise vajinal sürüntü örneğinde en az birisi erkek cinsiyetine sahip birden fazla şahsa ait olabilecek karışık DNA profili saptandığı ve bu karışık profilin sanık ile mağdura ait DNA profillerini bir arada içerdiğinin tespit edildiği, Kolluğun 28.12.2020 tarihli cevabi yazısı ile Bozdoğan ilçesindeki petrol istasyonunun bulunduğu yerin yerleşim yerlerine olan mesafesini gösterir uydu fotoğraflarının gönderildiği, bunlara göre ... Mahallesine 2.53 km, İlçe Jandarma Komutanlığına 4.43 km, Bozdoğan'a 3.93 km uzaklıkta olduğunun bildirildiği, Kolluğun 10.12.2020 tarihli yazısı ekinde gönderilen araştırma tutanağında, 10.12.2020 tarihinde yapılacak duruşmada hazır edilmesi istenilen mağdurun, telefonla yapılan görüşmede yedi aylık hamile olduğunu beyan ettiğinin belirtildiği, Sanık müdafii tarafından, olay tarihinden sonra sanığın mağdurun nikah şahitliğini yaptığına dair fotoğrafların dosyaya sunulduğu, 14.07.2021 havale tarihli dilekçesi ile mağdurun şikâyetinden vazgeçtiğini mahkemeye bildirdiği ve 25.11.2021 havale tarihli dilekçesinde ise özet olarak; önceki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, kolluğun baskısı ve yönlendirmeleri neticesinde beyanda bulunduğunu, olay günü kardeşi aynı zamanda sanığın eşi olan ...'nın evine gittiğini, sanığın kendisini görücü usulü birisiyle görüştürmek istediğini, ancak görücü usulüyle evlenmek istemediğinden görüşmek istemediğini, daha sonra sanığa ait araçla çok geç olmayan akşam vakti yola çıktıklarını, sanığın ismini bilmediği bu şahsı aradığını fakat şahsın şu an müsait olmadığını belirttiği için görüşemediklerini, sanığın aracını restoranın oraya park ederek biraz beklemelerini istediğini, kendisinin ise beklemek istemediğini, akabinde yakın arkadaşı olan ...'a gitmek için sanığa öneride bulunduğunu, sanığın başta bunu kabul etmediğini ve evlendirmek istediği kişiyi beklemeleri için baskı yaptığını, daha sonra ise arkadaşı ...'ı tanışmak için yaptığı teklifini kabul ettiğini ve ...'ın evine gittiklerini, orada sanığın bir miktar daha alkol aldığını, bu sırada kardeşi ...'nın aradığını, kendisine eve gitmek istediğini ve evlendirmek istedikleri kişi ile evlenmeyeceğini söylediğini, ardından sanığın baskısı ile eve gitmek için yola çıktıklarını, sanığın benzin almak için arabasını benzin istasyonuna çektiğini, bu sırada tekrar konunun açıldığını ve ''Görücü usulü evlendirme olacak, akşam kardeşinin evine geleceksin.'' diyerek sanığın baskı yaptığını, ''Kendimi öldürürüm yine de evlenmem.'' dediğini, araçtan kaçmayı birkaç defa denemiş ise de sanığın saatin geç olması nedeni ile kendisini bırakmadığını ve cebir uyguladığını, sanığa kendisini bırakması ve darp etmesi için kafasını karıştıracak sözler söylediğini ve davranışlarda bulunduğunu fakat sanığın bunlara aldırış etmediğini, ''Ablan evde bekliyor, gece başka yerde kalmayacaksın, kardeşinin istediği kişi ile evleneceksin.'' diyerek kendisini darp ettiğini, olay esnasında kesinlikle cinsel saldırı veya tecavüz olayının gerçekleşmediğini, daha sonra sigara içmeyi bahane ederek aracın ön koltuğuna geçtiğini, bu sırada fırsatı değerlendirerek araçtan dışarı kendisini attığını, benzinliğe gittiğini ve sanığın kendisini bırakmadığı için yardım istediğini, sanığın kendisini almaması ve eve götürmemesi, başkası ile evlendirmemesi için ilk aklına gelenin orada çalışanlara tecavüz etti demek olduğunu, kollukta yapılan baskı neticesi imzalatılan ifadenin de kafasına yattığını, böylelikle kimse ile evlendirilmeyeceğini, bu nedenle de mahkemede ifadesini doğruladığını, ifadeyi hiç okumadığını, ne soruldu ise onayladığını, sanıktan şikâyetçi ve davacı olmadığını belirttiği, Anlaşılmaktadır. Mağdur ..., 04.09.2019 tarihinde kollukta, ...02 nolu hattı kullandığını, ilköğretim mezunu olduğunu, bir işte çalışmadığını ve avukat istemediğini belirterek, Nazilli'de ikamet ettiğini, sanığın kardeşi ...’nın eşi olduğunu ve aralarında husumet bulunmadığını, 03.09.2019 günü Bozdoğan ilçe merkezine yanında 2,5 yaşındaki çocuğu ile birlikte geldiğini, işleri bitmediğinden bir günlüğüne kardeşi ...’nın evinde kaldığını, saat 22.00 sıralarında eniştesi olan sanığın "Dışarı çıkalım beraber alkol alalım." dediğini ve kabul ettiğini, saat 22.00 gibi sanığa ait minibüs ile dışarı çıktıklarını, beraber alkol aldıklarını, Bozdoğan ilçe merkezinde gezdiklerini, 04.09.2019 tarihinde saat 03.00 sıralarında Nazilli yoluna doğru gittiklerini, yol üzerinde petrol ofisi istasyonunun yakınında bulunan, kimsenin olmadığı, kokoreç arabasının yanında durduklarını, sanığın poşet içerisinde bir madde kullandığını, maddeyi kendisine de kullandırmak istediğini, ne olduğunu bilmediğini ancak zorla kullandırdığını, bu maddenin etkisiyle de saldırdığını, boğazını sıktığını, direnmeye kalkışınca yolcu koltuklarına sırt üstü yatırdığını ve üzerindeki kıyafetleri çıkarmak sureti ile vajinal yolla cinsel saldırıda bulunduğunu, sonrasında yerinden kalkarak kıyafetlerini giydiğini, 5-10 dakika geçtiğinde sanığın tekrar birlikte olmak istediğini, ayakkabısını giyerek kaçtığını ve yakında bulunan akaryakıt istasyonuna sığındığını, sanığın hakaret ve tehditte bulunmadığını, kendisinin de sanığa karşı darp edici bir harekette, hakaret ve tehditte bulunmadığını, 04.09.2019 tarihinde savcılıkta, vekil eşliğinde, müşteki sıfatı ile verdiği ifadesinde; kardeşinin evine çocuğuyla birlikte ziyarete gittiğini, saat 21.30-22.00 sıralarında hep birlikte dışarı çıkalım denildiğini, ...'nın "Çocuğa ben bakarım. Siz gezin, fazla da geç kalmayın." diyerek gelmediğini, sanık ile arabayla gittikleri sanayi çıkışının orada şarap içtiklerini, saat 23.30 sıralarında ise deve güreşlerinin yapıldığı tarafa doğru gittiklerini, sanığın ''d...y'' denilen yapıştırıcıyı koklayarak sarhoş olduğunu, kendisine zorla bu maddeyi içirdiğini, sonrasında sanığın ne yaptığını bilmemeye ve sarkıntılık yapmaya başladığını, dudağından öptüğünü, "Benim ol." şeklinde sözler söylediğini, sanığa kızdığını ve eve gitmek istediğini söylediğini, sanığın eve götüreceğini söyleyerek aracına bindirdiğini ve benzinliğin oraya gittiklerini, buradayken korktuğu için arabadan indiğini, sanığın "Bir şey yapmayacağım bin eve gidelim, birisine söylersen seni öldürürüm." demesi üzerine tekrar arabasına bindiğini, sonrasında da sanığın kendisiyle ilişkiye girdiğini, bu sırada boğazını sıktığını, 15-20 dakika kadar sürdüğünü, sanığın yüz üstü yatırarak tecavüzde bulunduğunu; jandarmada verdiği ifadesinin aksine beyanda bulunması sebebiyle sorulduğunda, olayın şoku ile nasıl ifade verdiğini hatırlayamadığını, daha sonra sanığın sigara içmeye başladığını, kendisinin sanığa midesinin bulandığını, biraz müsaade etmesini söylediğini, bu sırada sanığın sigaranın yarısını kendisine verdiğini ve birlikte içtiklerini, üzerini giyindiğini, 5-10 dakika geçtikten sonra sanığın tekrar birlikte olmak istediğini söylediğini, arabadan inip kaçmaya başladığını fakat sanığın arkasından gelmediğini, olay anında etrafta kimsenin olmadığını, sanığın daha önce de cinsel taciz boyutunda davranışlarının olduğunu, ne zaman içki içse "Benim ol, seni seviyorum." dediğini, Kovuşturma aşamasında talimatla verdiği ifadesinde ise; avukat istemediğini, olay günü kardeşinin evine gittiğini, eniştesinin kendisine biriyle görüştürmek istediğini söylediğini, amacının görücü usulüyle tanıdığı biriyle kendisini görüştürmek olduğunu, sanığa ait araca binerek çok geç olmayan akşam vaktinde gittiklerini, sanığın ismini hatırlayamadığı bu şahsı telefonla aradığını ancak müsait olmadığını belirttiği için şahısla görüşemediklerini, sonra sanığın T... Restaurant denilen yere aracını park ettiğini ve arabanın içerisinde bulunan bir şişe şarabın tamamını içtiğini, çok ısrar ettiği için kendisinin de iki pet bardak şarap içtiğini, sonrasında sanığın kendisini kaybetmeye başladığını, hâl ve tavırlarından korktuğu için yakın arkadaşı ...'a gitmeyi önerdiğini ve arkadaşının evine gittiklerini, burada sanığın bir miktar daha alkol aldığını ve ...'ın erkek arkadaşı olabileceğini düşünerek kıskançlık yapmaya başladığını, yine büfeden aldığı bir şişe şarabın tamamını da burada tükettiğini, daha sonra kardeşi ...'nın aradığını, sanığa eve gitmek istediğini söylediğini ve yola çıktıklarını ancak eve gitmediklerini, sanığın benzin istasyonuna arabayı çektiğini ve ilişkiye girmeyi teklif ettiğini, kabul etmeyince aralarında boğuşma olduğunu, ellerini çok sıkı tuttuğu için aracın kapısını açıp dışarıya kendisini atamadığını, sonrasında darp ettiğini, aracın içinde vajinal yoldan zorla birlikte olduğunu, daha sonra sigara içme bahanesiyle ederek aracın ön koltuğuna geçtiğini ve fırsatı değerlendirerek araçtan kendisini dışarıya attığını, benzinliğe gidip yardım istediğini, sanıktan şikâyetçi olduğunu, davaya katılmak istediğini; savcılık beyanı okunup çelişki sebebiyle sorulduğunda, sanığın ne zaman tehdit ettiğini tam hatırlamadığını, ancak ilişkiye girdikten sonra da tehdit etmiş olabileceğini, sanığın daha önce de kendisine sarkıntılık yaptığını, bu nedenle korktuğu için arabadan indiğini, bu sırada sanığın ''Bir şey yapmayacağım bin eve gidelim'' dediğini, yapmış olduğu sarkıntılıktan dolayı ''Birisine söylersen seni öldürürüm!'' dediğini, bu sözleri üzerine arabaya bindiğini, sonrasında da tecavüzde bulunduğunu, Tanık ..., soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; akaryakıt istasyonunda satış elemanı olarak çalıştığını, 04.09.2019 tarihinde saat 04.30 sıralarında tanımadığı bir bayanın istasyona gelerek yardım istemesi üzerine jandarmayı aradığını, market bölümünde yalnız olarak bulunduğu ve diğer vardiya arkadaşının uyuduğu sırada, televizyon izlerken, istasyonun fiyatların yazıldığı levhanın yanından saçları dağılmış bir bayanın geldiğini gördüğünü, dışarı çıkarak ne olduğunu sorduğunda eniştesinin tecavüz ettiğini söylediğini, şahsın saçının dağınık olduğunu, görünür bir yaralanmasının olmadığını ve elbisesinde yırtık görmediğini; mahkemede talimatla alınan ifadesinde ise, olay günü gece saat 00. 00... .30 saatleri arasında bağırarak markete doğru gelen bir bayanı fark ettiğini, bayanın marketin içine hızla girdiğini, telaşlı olduğunu, ne olduğunu sorduğunda, tacize uğradığını söylediğini, kötü durumda olup ağladığını, nasıl yardımcı olabileceğini, arayabileceği kimse olup olmadığını sorduğunda, ''Evde çocuğum var, ... eve gidecek bu nedenle önce jandarmayı eve gitmeleri için arayabilir miyiz?'' dediğini, benzin istasyonuna en yakın yerleşimin ... Köyü olduğunu ve yaklaşık mesafesinin 3 km olduğunu, Bozdoğan şehir merkezine ise uzaklıklarının 5 km olduğunu, şahsın sadece saçlarının dağınık olduğunu, kıyafetlerinde yırtık olmadığını üzerinde herhangi bir yaralanma görmediğini, eniştesinin kendisine tecavüz ettiğini söylediğini, ''Enişten kim?'' diye sorduğunda ise isminin ... olduğunu söylediğini, Tanık ... soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde; olay günü saat 23.30 sıralarında mağdurun kendisini telefonundan aradığını, nerede olduğunu sorduklarını, şehir merkezindeki akaryakıt istasyonunun orada buluşarak Taşköprü'deki evine gittiklerini, buluştuklarında sanık ve mağdurun sarhoş olduğunu, alkol almaya devam ettiklerini, baldız enişte ilişkisine kıyasla sanık ve mağdurun daha samimi olduklarını, birbirlerine ''Canım, cicim.'' şeklinde hitap ettiklerini, saat 03.00 gibi dağılırken sanığın zil zurna sarhoş olduğunu, hareketlerine çok hâkim olamadığını, mağdurun ise sanığa nispeten daha iyi durumda olduğunu; mahkemede ise, sanığı babasıyla birlikte taşımacılık yapan kooperatifte çalışması nedeniyle tanıdığını, olay günü Bozdoğan'da sanıkla mağdurun birlikte alkol aldığını, daha sonra birlikte kendisine ait bahçeli eve gittiklerini ve beraber alkol aldıklarını, saat 22.00-23.00 civarlarında sanık ve mağdurun minibüsle ayrıldıklarını, minibüsü sanığın kullandığını, her ikisinin de çok samimi olduklarını ve canımlı cicimli konuştuklarını, olay duyulduktan sonra başlangıçta mağdurdan ''Beni taciz etti.'' gibi sözler duyduğunu, ancak aradan biraz zaman geçince ''Ben hatırlamıyorum bir şeyler oldu bitti gibi.'' dediğini tacizden ise bahsetmediğini, sanığın ise bir şey hatırlamadığını söylediğini, benzin istasyonunun etrafındaki 300-500 metrelik alanda yerleşimin olmadığını, Bozdoğan'a 4-5 km mesafede bulunduğunu, aradan yaklaşık bir yıl geçtiği için tam saatleri bilemeyebileceğini, Tanık ... ... Mahkemede verdiği ifadesinde; sanığın eşi, mağdurun ise kardeşi olduğunu, mağdurun olay tarihinde bir yaşında bebeğinin olduğunu, resmî olarak evli olmadığını, olay tarihinde mağdurun ... isimli birisiyle köyden geldiğini, ancak ...'nın mağduru almadan geri köye dönmüş olduğunu, mağdurun kendisini telefonla araması üzerine sanığın arabası ile giderek mağdur ve çocuğunu evlerine getirdiğini, eşinin ... isimli arkadaşıyla mağduru tanıştırıp evlenmelerini düşündükleri, bu nedenle mağdurun da isteği doğrultusunda ... ile tanıştırmak için eşinin mağduru götürdüğünü, mağdurun çocuğunun bir yaşında olması nedeni ile de kendisinin evde kaldığını, ilerleyen saatlerde mağdurun telefonla aradığını ve ... ile görüştüklerini, ... isimli arkadaşının yanına gitmek istediğini ancak sanığın kendisini götürmediğini ve kızdığını söylediğini, sanığı aradığını ve durumu söylediğini, sanığın sinirlendiğini ancak ...'ın yanına mağduru götürmüş olduğunu, bu görüşmelerin saat 21.00-22.00 civarlarında yaptıklarını, ilerleyen vakitlerde aramaların devam ettiğini, mağdurun kendisine eğlendiklerini söylediğini hatta arkadan da müzik sesinin geldiğini, gece geç vakit mağdurun kendi telefonundan aradığını, gülerek sanığın kendisine tecavüz ettiğini söylediğini, konuşmasından ciddi olmadığını anladığını ve inanmadığını, bir süre sonra sanığın eve geldiğini, mağduru sorduğunu, sanığın alkollü olduğunu ve arabada uyuyup kaldığını, uyandığında ise mağdurun olmadığını söylediğini, sonrasında polisler ile birlikte mağdurun eve geldiğini, sanık ve mağdurun polislerle birlikte gittiklerini, öğle vaktine doğru mağdurun eve tekrar geldiğini, rahat davranışlarının olduğunu ve tecavüze uğramış gibi olmadığını, sanığın ise saat 17.00 civarlarında eve geldiğini, böyle bir suçlamadan dolayı kötü durumda olduğunu, sanığa sorduğunda hiç birşey hatırlamadığını söylediğini, mağdurun sanıktan şikâyetçi olduğu için pişman olduğunu söylediğini, ayrıca mağdurun evlendiğini, sanığın da nikah şahidi olduğunu, mağdurla beraber avukatla görüştüklerini, beyanını çekmesi hâlinde ceza alacağını söylediği için mağdurun beyanını geri çekmediğini, sanık ve mağdurun evlerinde daha önce de yalnızda kaldıklarını ve böyle bir şey olacak olsa sanığın daha önce yapabileceğini, birlikte alkol de aldıklarını, Beyan etmişlerdir. Sanık, savcılıkta verdiği ifadesinde özet olarak; eşinin kardeşi olan mağdurun önceki akşam çocuğu ile birlikte evlerine ziyarete geldiğini, erkek arkadaşı ... ile bulaşacağını söylediğini, kendisinin de başlarında durmak için mağdurla birlikte gittiğini, eşi ...'nın ''Çocuğa ben bakarım siz çıkın.'' dediğini, T... Restaurantın oraya arabası ile gittiklerini, arabada mağdurun arkadaşının gelmesini beklediklerini, ancak gelenin olmadığını, o sırada birlikte şarap içtiklerini, eşi ...'nın aradığını ve eve çağırdını, mağdurun ise telefonu elinden alıp "...'a uğrayacağız, oradan geliriz." dediğini, ... gelmeyince Taşköprü'de oturan ...'ın yanına saat 01.00-03.00 gibi gittiklerini, birlikte bahçede oturup alkol aldıklarını, sonrasında eve gitmek için kalktıklarını, arabayı yakıt almak için akaryakıt istasyonuna götürdüğünü, o sırada mağdurun arka koltukta oturduğunu, kendisine poşete sarılı bir şey uzattığını, alkol olduğunu düşünerek aldığında bali olduğunu fark ettiğini, kokusundan çok fazla etkilediğini, alkolün de etkisinde olduğunu ve bilincini kaybetmeye başladığını, bu zaman zarfında mağdurun kendisine sarılıp "Arkaya gel, dans edelim." dediğini, tahrik edici hareketlerde bulunduğunu ve dans ettiğini, "Aracı bir yere çek" dediğini, bunun üzerine aracı durdurduğunu, araçta direklere sarılarak striptizci dansı etmeye başladığını, sonrasını çok fazla hatırlamadığını, bir şey yapıp yapmadığını bilmediğini, aralarında bir şey geçtiyse bile mağdurun rızasının olduğunu, eve nasıl gittiğini de hatırlayamadığını, suçlamayı kabul etmediğini, zaten aldığı alkol ve kokladığı balinin etkisi ile kendinde olmadığını, eğer tecavüz etmek isteseydi mağdurun kolaylıkla kendisinden kurtulabileceğini, zorla yapmış olsaydı kaçtığında mağduru tutmaya çalışacağını, mağdura tehdit içerikli herhangi bir şey söylemediğini, mağdurun alkollü olduğu için 2-3 kere yere düştüğünü ve vücudundaki izlerin bundan kaynaklı olabileceğini, boğazını da sıkmadığını; Sulh Ceza Hâkimliğinde verdiği ifadesinde ayrıca; mağdurun aracın arka tarafında bali çektiğini, mağdurla birlikte olduğunu hatırlamadığını, aracın içinde herhangi bir sorun da yaşanmadığını, mağdurla duygusal birlikteliğinin olmadığını, abi kardeş gibi olduklarını, bilinci yerinde olsa böyle bir şey yapmayacağını, mağdurun boynundaki darp izinin araç içerisinde koltuğa vurmasından ve müziği açmaya çalışırken koltuğa çarpmasından dolayı olduğunu, mağdurun araçtan midesinin kötü olduğunu söyleyerek indiğini ve bir daha geri dönmediğini, kendisinin de eve tek gittiğini, Mahkeme de ise; önceki savunmalarını tekrar ettiğini, mağdurun boşanmış olduğunu ve sağda solda gezdiğini, arkadaşı ... ile onu tanıştırmak istediklerinden işten gelince mağdur ile birlikte minibüsle dışarı çıktıklarını, arkadaşının müsait olmadığını söylemesi üzerine görüşme imkanının olmadığını anladığını, daha sonra marketten alkol aldığını ve evde hep birlikte içelim dediğini, bu arada mağdurun tanık ...'ı aradığından ona kızdığını, eve gitmek istediğini ancak ayıp olur düşüncesiyle ...'ın bahçeli evine gittiklerini, burada yaklaşık 4 saat oturduklarını ve birlikte alkol aldıklarını, saat 03.00-04.00 gibi ayrıldıklarını, ...'ın evinde kaldığını, yolda mağdurun müzik aç dediğini, dans ettiğini, boynuna sarıldığını ve değişik hareketler yaptığını, mağdurdan içmek için şarap istediğinde uzattığı poşet içerisinde bali bulunduğunu kokusundan anladığını ve dışarıya attığını, çekmediğini, mağdura kızdığını, anladığı kadarıyla mağdurun minibüsün döşemelerini yapıştırmak için almış olduğu baliyi çektiğini, sonrasını hatırlamadığını, gözünü açtığında saat 05.00 civarında yanında kimsenin olmadığını ve minibüsle eve döndüğünü, benzinlikten biraz ileride direğin olduğu yere minibüsü çektiğini, hatta minibüsü orada durdurmasını mağdurun istediğini, hiç bir olayı hatırlamadığını, mağdurun minibüsün direklerinde dans ederken düşmüş olabileceğini, mağdurun beyanlarını kabul etmediğini ayrıca olaydan birkaç gün sonra mağdurun kendisini aradığını ve evlerinde kaldığını, böyle bir şey olsa evlerinde kalmayacağını, aleyhine olan raporları kabul etmediğini, minibüste mağdurun bir kaç kez düşmüş olduğunu, koltuğun yanında demir dayanaklara da mağdurun çarpmış olabileceğini, mağdurun araçtan nasıl gittiğini bilmediğini, benzinlikten çıkar çıkmaz aracı park ettiğini ve çevresinde yaklaşık 300-400 mesafede yerleşim yerinin olduğunu, sonradan eşiyle görüştüğünde mağdurun geliyoruz diye birkaç kez aradığını da öğrendiğini, eşinin kendisini de aramış olduğunu ancak telefonunun şarjının bittiğini, ayrıca mağduru tehdit etmediğini, Savunmuştur. V. GEREKÇE Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarihli ve 36-294; 22.01.2025 tarihli ve 43-39 ; 12.02.2025 tarihli ve 312-70 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, suçun işlenmesi ile bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmı gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık değerlendirildiğinde: Sanığın, gece vakti birlikte alkol aldığı eşinin kız kardeşi olan mağdura zorla nitelikli cinsel saldırıda bulunduğunun iddia olunduğu, fakat sanığın isnat edilen suçu kabul etmediği, mağdurun da süreç içerisinde şikâyetinden vazgeçtiğine dair dilekçelerini sunduğu olayda; Adli Tıp Kurumu İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi raporuna istinaden ilişkinin gerçekleştiğine müteallik bulguların mevcudiyetinde bir tereddüt bulunmamakta ise de şikâyet iradesinde ısrar göstermeyen mağdurun, şikâyetindeki gaye dahil olmak üzere aşamalardaki çelişkili beyanları, görgü tanığı bulunmayan olayın adli mercilere intikalini sağlayan tanık ...'ın mağdurun istasyona saçı dağınık hâlde fakat üzerinde yırtık elbise ve darp emaresi olmaksızın geldiğine dair ifadesi, buna mukabil tanığın mağdurun söylemlerine ilişkin beyanının fiilin icrasına bizzat muttali olmayıp yalnızca mağdurun ifadesinin naklinden ibaret bulunması, genel adli muayene raporlarında, beyanlarını da teyit edecek şekilde alkol kullandıkları belirlenen ve tanık ...'ın aralarında enişte baldız ilişkisinin ötesine geçen bir samimiyet sergiledikleri ifade ettiği sanık ile mağdur hakkında tanzim olunan raporlarda, özellikle genital ve harici muayenelerinde başkaca bulguya rastlanmadığı da gözetildiğinde, mağdurun yalnızca boyun ve sol omzunda tespit edilen bulguların tek başına cebir ve şiddet kullanılarak rıza hilafına gerçekleştirilen bir cinsel saldırının zorunlu sonucu olarak oluştuğu kabulüne elverişli bulunmaması, sonradan üzerine atılabilecek suçlamaları baştan reddettiğini, sanığın daha öncelerde cinsel taciz boyutunda davranışlar sergilediğini, ne zaman içki içse "Benim ol, seni seviyorum." şeklinde sözler sarf ettiğini beyan eden, gelişmelere istinaden dinlenen tanık ... ve ... ile de iletişime geçme yahut yardım isteme imkanı bulunan mağdurun, olaydan sonra dahi sanık ile irtibatını kesmemesi, vajinal yolla ilişki iddiasının aksini belirtir Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalının raporunda livata eylemi ile oluşabilecek tespitlere yer verilmiş ise de Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince vajinal sürüntü örneklerinde en az birisi erkek cinsiyetine sahip birden fazla şahsa ait olabilecek DNA profilleri arasında sanığın da profilinin bulunduğunun belirlenmesi ile sanığın aşamalardaki savunmaları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın katılan mağdura yönelik eylemi zorla gerçekleştirdiğinin sabit olmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan Ceza Genel Kurulu...; "İtirazname ile Özel Daire kararındaki karşı oyda yer verilen, oluşa uygun gerekçe ve değerlendirmelerde de işaret olunduğu üzere; gece vakti daha öncesinde de kendisine sarkıntılıkta bulunduğunu beyan ettiği eniştesi olan sanık ile alkol aldığını ve sonrasında zorla cinsel saldırısına maruz kaldığını ifade eden mağdurun, süreçte evlendiği hatta yeni bir çocuğunu dünyaya getirdiği ve sanığın kardeşi ile olan evliliğinin de devam ettiği, beyanlarında hasıl olan ve olayın ayrıntılarına ilişkin çelişkilerin, şikâyet iradesinden vazgeçmesine dayandığı, ailevi irtibatının devam ettiği, tanzim olunan raporlarla ilişkinin vuku bulduğunun ve boyun, omuz bölgesinde de lezyon oluştuğunun belirlendiği, olayın gerçekleştiği yer ve zaman dilimi, olayın adli mercilere intikal şekli ve zamanı ile tanık ...'ın beyanları da nazara alındığında; mağdurun süreçte sanığı suçtan kurtarmaya yönelik bir tavır sergilediğinin ve müsnet suçun sabit olduğunun kabulü gerekir." Çoğunluk görüşüne katılmayan dört Ceza Genel Kurulu Üyesi ise; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle, Karşı oy kullanmışlardır. VI. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının REDDİNE, 2- Dosyanın, CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.