Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2023/27 E. , 2025/110 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1642-2199 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 53, 63 ve 58/6. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2023/27 E. , 2025/110 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 1. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1642-2199 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 53, 63 ve 58/6. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, mahsuba ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin resen istinafa tabi olan Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 11.01.2021 tarihli ve 229-4 sayılı hükmün, sanık müdafii ve katılanlar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 21.04.2021 tarih ve 1057-1211 sayı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 280/2 maddesi uyarınca hükmün kaldırılmasına, sanığın olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı TCK’nın 81/1, 21/2, 53/1 ve 63. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba, bu hükmün de sanık müdafii ve katılanlar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 10.03.2022 tarih ve 11315-1910 sayı ile; a)"…Sanığın köpek çiftliği olarak kiraladığı evde, namlularını değiştirip yenilediği tabanca ve av tüfeklerinin ticaretini yaptığı, olay günü akşam saat 20.00 sıralarında kalabalık arkadaş grubu ile alkol alıp uyuşturucu kullandığı, bir süre sonra maktulün de bu ortama katıldığı, ilerleyen zamanda evden ayrılanların ardından evde sanıkların kaldığı, bu sırada maktulün, sanığın silahlarıyla oynamaya başlaması üzerine çıkan tartışma sırasında, sanık ...’nin otopsi raporunda belirtildiği şekilde maktulü önce darbettiği, sonrasında kurusıkıdan çevirdiği silahla, göğüs bölgesine bir el ateş etmek suretiyle öldürdüğü olayda, sanığın eylemini bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına ilişkin ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükme yönelik olarak istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı biçimde olası kastla öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, b) Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıkası bulunduğu halde, TCK’nin 58. maddesi ile uygulama yapılmaması,” isabetsizliklerinden bozulmasına, dosyanın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, tekerrür uygulamasına ilişkin bozma nedenine uymuş, suçun doğrudan kastla işlendiğine ilişkin bozma nedenine ise; 29.06.2022 tarih ve 1642-2199 sayı ile; "Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin yukarıda belirtilen bozma ilamıyla, sanık ...'nin maktule yönelik eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de; bozma ilamında bu hususa gerekçe gösterilen maktul ve sanığın tartışıp, daha sonra sanığın maktulü dövdüğüne ve sonrasında kuru sıkıdan çevirdiği silahla göğüs bölgesine bir el ateş etmek suretiyle öldürdüğüne ilişkin herhangi bir tanık anlatımı olmadığı gibi inceleme dışı sanıkların da bu hususu doğrulamadıkları, maktule ait otopsi tutanağında belirtilen yaralanmaların vurulduktan sonra düşme neticesinde oluşabileceğinin belirtildiği, sanık ve maktul arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmadığı, bu durumlar karşısında, sanığın öldürme eylemini kasten gerçekleştirdiğine ilişkin delil bulunmadığı," gerekçesiyle direnerek sanığın önceki hüküm gibi cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükmün sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2022 tarihli ve 122424 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya, 6763 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 15.12.2022 tarih ve 10175-10014 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KAPSAMI VE KONUSU İnceleme dışı sanıklar ... ... ve ... ... hakkında kasten öldürme suçundan verilen beraat kararları Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup direnme kararının kapsamına göre inceleme; sanık ... hakkında olası kastla öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın kasten öldürme suçunu, olası kastla mı yoksa doğrudan kastla mı işlediğinin belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Olay yeri inceleme raporundan; 02.12.2019 tarihinde saat 16.30 sıralarında ... Mahallesi'ndeki çiftlik evinde cinayet işlendiğinin bildirilmesi üzerine köpek üretme çiftliği olarak kullanıldığı anlaşılan olay yerine gidildiği, kısa süre sonra araçla olay yerine geldiği görülen sanığın, güç kullanılarak yakalandığı, sanığın suçta kullandığını söylediği tabancayı 150 metre kadar ileride tarlaya attığını ifade etmesi üzerine, Blow Tr 17 cal 9 mm PAK ibareli, sürgü kısmı bozuk, şarjörü olmayan bir tabancanın gösterilen yerde bulunarak muhafaza altına alındığı, kapıdaki asma kilit kırılarak çiftlik evine girildiğinde, salonun solunda silah imalathanesi olarak kullanıldığı düşünülen bölümde çok sayıda silah parçası ve ilgili ekipmanın bulunduğu, cinayetin bu imalathanenin arkasında ev olarak kullanılan iki odalı kısımda meydana geldiği, kapının sağ tarafında halıya sarılı hâlde bir erkek cesedinin bulunduğu, girişteki sehpa üzerinde sigara izmaritleri, duvara dayalı bir tüfek, 1 adet kovan ile alet çantası olduğu, maktulün bulunduğu odada, yerde ve koltuk altında kovanlar ve fişekler olduğu, duvar rafında 1 adet tabanca, 1 adet kılıç, 1 adet kama, 1 adet beyzbol sopası, koltuğun yanında uyuşturucu madde almakta kullanılan bir düzenek, poşete sarılı narkotik madde, yatak odasının önündeki boşlukta 5 adet silah, çok sayıda şarjör silah kabzası bulunduğu, yatak odasında 1 adet silah ve şarjör, kutu içinde silah parçaları, yatağın baş ucunda narkotik madde düzeneği, evin dışında toprak alanda değişik yerlerde toplam 4 adet kovan bulunduğu tespitlerine yer verildiği, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 02.03.2020 tarihli otopsi raporundan; 170 cm boyunda, 70 kg ağırlığında, 20 yaşlarındaki bir erkeğe ait cesette, batın sağ alt kadranda ve dudaklarda çürümeye bağlı renk değişikliği tespit edildiği, sağ klavikulanın 2 cm altında, meme başı hizasında, 1 cm çaplı, çevresinde is veya yanık bulgusu olmayan ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği olduğu, sırtta T8-9 vertebra hizasında, orta hattın 3 cm solunda, 13x9 mm boyutunda çevresinde vurma halkası olan cilt bütünlüğü korunmuş ciltten kabarık mermi çekirdeği çıkış lezyonu bulunduğu, sağ kaş üzerinde 1,5x1 cm ebadında mor ekimoz, sağ göz lateralinde zigomaya uzanan 5x4 cm ebadında mor ekomotik alan içinde 1x0,2 cm ebadında laserasyon, alt dudak orta kısmında 5x3 mm ebadında mor ekimoz, sağ kolda ön yüzde, 1/3 ortada 1 cm çizgisel abrazyon, sol kol iç yüzde 1/3 proksimalde aksiller bölgeye yakın 5x5 cm ebadında mor ekimoz, sol bacak ön yüzde ortada 1x0,3 cm ebadında ekimoze abrazyon bulunduğu; saçlı deride verteksin altında 4 cm eski skar, boyun solunda ve sağ kolda tatuajlar, sol ön kolda 23x1 cm ebadında eski skar, sol dizde 5x3 cm ebadında eski skar, sağ ön kolda ve kolda birbirine parelel eski temaruz skarları, batın sağ alt kadranda 5x2 cm eski skar olduğu; maktulün kanında amfetamin, metamfetamin, metilendioksiamfetamin, metilendioksimetamfetamin ile esrar etkin maddesi THC metaboliti tespit edildiği, bu maddelerden metamfetamin ve metilendioksimetamfetamin etken maddesi kan düzeyinin toksik doza ulaştığı, idrarda ayrıca pregabalin de tespit edildiği; göğüste sağ 2. kaburga aralığında lateralde çevresi kanamalı 1 cm çaplı giriş deliği bulunduğu, buradan giren mermi çekirdeğinin önden arkaya, yukarıdan aşağıya ve sağdan sola doğru seyrettiği, şahsın ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı medulla spinalis yaralanması ve akciğer hasarı neticesinde göğüste meydana gelen iç kanama nedeniyle öldüğü, ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesince düzenlenen 23.09.2019 tarihli rapordan; maktulün tırnak ve tırnak altı doku örneklerinden elde edilen DNA profillerinin sanık ve inceleme dışı sanıkların DNA profilleri ile uyumsuz, maktulün kendi DNA profili ile uyumlu olduğu, Denizli Devlet Hastanesince sanık ... hakkında düzenlenen 02.12.2019 ve 04.12.2019 tarihli raporlardan; sanığın sırtında sol tarafta 2 adet, sağ tarafta ise 5-6 adet 5-6 cm’lik hiperemik alanlar, ense sağ tarafta ise 3x3 cm’lik hiperemi mevcut olduğu, alkolsüz olan sanığın vücudundaki yaraların basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte oldukları; sanığın idrarında 88,2 ng/ml kannabinoid; 2.000 ng/ml amfetamin ve metamfetamin bulunduğu, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenen 20.01.2020 ve 07.03.2020 tarihli uzmanlık raporlarından; incelemeye gönderilen silahın ses ve gaz fişekleri atmak üzere imal edilmişken yivsiz setsiz bir namlu takılarak 7,65x17 mm çapında ateşli silah fişeklerini atar hâle getirilmiş yarı otomatik bir tabanca olduğu, bu tabancanın atışa engel mekanik bir arızasının bulunmadığı, 4 numaralı poşet içinde gönderilen bir kovanın bu silahtan atıldığı, incelemeye gönderilen diğer 10 kovanın ise 6 ayrı silahtan atıldıkları; sanığın sol ve sağ avuç içinden alınan svap numunelerinde atış artığına rastlandığı, inceleme dışı sanık ... ...’den alınan svap numunelerinde atış artığına rastlanılmadığı, Sanık müdafiinin talebi üzerine ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalında görevli iki öğretim üyesince hazırlanan bilimsel görüş yazısından; cesette çürüme başlangıcı bulgularının mevcut olmasının bütünlüğü bozulmaya başlayan cildin travmaya daha hassas olmasına sebep olduğu, göz kenarındaki yırtık, sağ alındaki bere ve sağ koldaki sıyrığın oluş zamanı kesin olarak belirlenemeyeceğinden, bu yaraların bir boğuşmadan ziyade kişinin oturduğu yerden düşmesi veya öldüğü yerde halıya sarılarak gömülmek üzere bir yere taşınması sırasında ya da otopsi amacıyla morga nakliyesi gibi ölüm sonrası süreçte meydana gelmiş olabileceği; cesedin tırnakları arasında sanığa ait DNA örneği bulunmaması göz önüne alındığında, bu iki kişi arasında saldırı, şiddet vb nedenlerle fiziksel temasın tıbbi delillerinin mevcut olmadığı; ortamın koşulları ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde meydana gelen olayın kasten yapılıp yapılmadığı veya kaza sonucu meydana gelip gelmediğini kesin olarak söylemenin tıbben mümkün olmadığı, ancak yoğun uyuşturucu kullanımının, kişilerin davranışlarını yönlendirme yeteneğini olumsuz etkileyerek iradi hareket etmelerine engel olacağına ilişkin görüş bildirildiği, Anlaşılmaktadır. Katılan ... savcılıkta; maktulün kardeşi olduğunu, maktulü en son 30.11.2019 tarihinde saat 22.00 sıralarında gördüğünü, maktulün kendisine “... abiyle kavga ettik, abi beni dövecekler.” dediğini ancak ısrar etmesine karşın sebebini açıklamadığını, maktulün, sanığı abisi gibi bildiğini, zaman zaman yanında kalarak birlikte uyuşturucu kullandıklarını, öldürülmeden önce kardeşinin üzerinde bulunan yeşil kot ceketi olaydan sonra bulamadıklarını, İstinabe olunan mahkemede; her ne kadar savcılıktaki ifadesinde maktul kardeşinin olay günü kendisine sanık ile kavga ettiğini söylediğini ifade etmiş ise de, kardeşinin isim vermeden biriyle kavga ettiğini söylediğini, sanıklardan şikâyetçi olduğunu, en ağır şekilde cezalandırılmalarını talep ettiğini, İnceleme dışı sanık ... ... mahkemede; ... ilçesinde acil tıp teknisyeni olarak görev yaptığını, sanıkla arkadaş olduklarını, sanığın kız arkadaşından ayrıldığını, bu konuda yardımcı olmak amacıyla saat 21.00 sıralarında sanığın çiftliğine gittiğini, çiftlik evinde yaklaşık 12 kişi bulunduğunu, yiyip içip sohbet ettiklerini, saat 01.00 sıralarında maktulün sanığa telefon ettiğini, hoparlör açık olduğu için aralarındaki konuşmayı duyduğunu, maktulün sanığa yanlarına gelmek istediğini, müsait olup olmadığını sorduğunu, sanığın da müsait olduğunu söylediğini, kısa bir süre sonra maktulün de çiftliğe geldiğini, saat 05.00 sıralarında çoğu kişinin gitmesiyle çiftlikte yalnızca kendilerinin kaldığını, ...'la sohbet ettikleri sırada maktulün odaya girdiğini, muhtemelen yüksek miktarda uyuşturucu aldığı için uyuşturucunun tesiri altında olan maktulün, telefonda izlediği videolardan söz ederek bu videoları kendilerine anlatmaya başladığını, bu sırada da kontrolsüz bir şekilde elindeki tüfeği tutmaya çalıştığını, ...'la birlikte maktulü “Bu tehlikeli işin şakası olmaz.” diye uyardıklarını, bu sırada sanık ...’nın odaya girdiğini, sanığın da maktulü “Abicim yapma!” diyerek uyardığını, kendi zannına göre, sanığın masanın üzerinden silah aldığını, sanıkla maktulün karşılıklı konuşup şakalaştıkları esnada birden bu silahın ateş aldığını, şaka yaptıklarını sandıklarını, ancak sandalyede oturmakta olan maktulün sağa doğru kıvrılıp başını vurarak yere düştüğünü, kan kusmaya başladığını, nabzına bakınca maktulün öldüğünü anladıklarını, sanığın kendilerini dışarı çıkardığını, ne yapacaklarını bilemediklerini, öldüğünden emin olduktan sonra maktulün yanında bulunan halıyı üzerine örttüklerini, şok geçirdiklerini, olayı polise ve adli mercilere bildirmeleri gerektiğini bildiklerini ancak sanığın silahla kendilerine zarar verebileceğini düşündüklerini, sanığın bunu düşündürecek bir hareketinin olmadığını, yardım getirmeye gittiklerini söyleyerek sanığın yanından ayrıldıklarını, olayı sanığın babasına haber vermek için evine gittiklerini, yataktan kaldırarak uyandırdıkları sanığın babasına durumu anlattıklarını, “Siz buradan s.ktirin gidin, o belasını adaletten bulsun, sakın bir daha yanına gitmeyin, bu olaya dâhil olmayın.” dediğini, İnceleme dışı sanık ... ... mahkemede; Denizli il merkezinde lokanta işlettiğini, sanık ...’yı yaklaşık 1,5 yıldır tanıdığını, sık sık görüştüklerini, olay günü saat 21.00 sıralarında içki içmek için sanığın çiftliğine gittiğini, çiftlikte çok sayıda kişinin olduğunu, maktul ...’ın telefonla sanığı aradığını, ortam kalabalık olduğu için ne konuştuklarını duyamadığını ancak anladığı kadarıyla maktulün çiftliğe gelmek istediğini söylediğini, bu arada işleri nedeniyle çiftlikten bir süre ayrıldığını, saat 23.00 sıralarında çiftliğe döndüğünü, çiftlikte bulunanların birçoğunun gitmiş olduğunu, sanık ..., maktul ... ve inceleme dışı sanık ... ile birlikte çiftlikte kaldıklarını, otururlarken sanık ve maktulün odadan çıktıklarını, ... ile birlikte oturdukları sırada yanlarına maktulün geldiğini ve silahlarla ilgili izlediği videoları anlatmaya başladığını, bu sırada elindeki tüfekle izlediği videolardaki hareketleri canlandırmaya çalıştığını, bulundukları odaya girmeden önce maktulün tüfeği bir köşeye bıraktığını, sanığın da elindeki tabancayla oynayarak yanlarına geldiğini, bir süre maktulün anlattıklarını dinlediğini, maktulle konuşmaya daldığı sırada sanığın elindeki silahın ateş aldığını, maktulün ağzından kan geldiğini, şoka girdiklerini, dışarı çıktıklarını, ...'yla birlikte olayı polise ve sanığın babasına haber vermeyi önerdiklerini ancak sanığın olayın şokuyla “Hayır olmaz, bekleyin.” dediğini, elinde silah olduğu için sanıktan açıkça korktuklarını, ...'yla birlikte bir şekilde çiftlikten ayrıldıklarını, sanığın babasına giderek durumu uygun bir dille anlatmaya çalıştıklarını, sanığın babasının kendilerine “S.ktirin gidin buradan, zaten başına bir iş geleceği belliydi, çiftliğe bir sürü gidip gelen vardı.” dediğini, hakkında başka bir olay nedeniyle verilmiş bir arama kararı olduğu için gelip teslim olmadığını, İfade etmişlerdir. Sanık ...; ... ilçesinde acil tıp teknisyeni olarak çalıştığını, ... Mahallesi’nde bir çiftlik evi kiraladığını, olay akşamı bu evde 10-12 kişi ile birlikte oturup sohbet ettiklerini, gecenin ilerleyen saatlerinde misafirlerinin çoğunun gittiklerini, sadece inceleme dışı sanıklar ... ... ve ... ...’in kaldığını, saat 01.30 sıralarında maktul ...’ın kendisini telefonla arayıp çiftliğe gelmek istediğini söylediğini, yaklaşık 20 dakika sonra maktulün yanlarına geldiğini, maktulün uyuşturucunun tesiri altında gibi göründüğünü, birlikte oturduklarını, içki içip bir miktar uyuşturucu kullandıklarını, çiftlik evinde kendisine ait 10-15 adet kurusıkı ve kurusıkıdan dönüştürülmüş tabanca ile 2-3 adet tüfek bulunduğunu, uyuşturucu tesirini göstermeye başlayınca tabanca ve tüfeklerle oynamaya başladıklarını, maktulün eline aldığı pompalı av tüfeği ile oynadığını, tüfeği kendilerine doğrulttuğu için maktule “Tüfekle şaka olmaz." diyerek kızdıklarını, masanın üzerinde, şarjörü olmayan bir tabancayı eline aldığını ve içerisinde mermi olduğunu düşünmediği için tüfekle oynayan maktule doğrulttuğunu, tepki olarak "Şimdi silah bende" dediğini, tabancanın bu esnada kaza sonucu ateş aldığını, maktulün kafasının üstüne doğru yere düştüğünü, önce şaka yaptığını sandıklarını, maktulün ağzından kan gelmeye başlayınca vurulduğunu anladıklarını, öldüğünü görünce maktulün üzerine halı örttüklerini, ... ve ...’nın yardım istemek için gittiklerini ancak geri gelmediklerini, kendilerine olayı polise haber vermemeleri yönünde bir şey söyleyip söylemediğini hatırlamadığını, alkol ve uyuşturucunun etkisinde olduğu için evin önündeki araçta uyuduğunu, sabah olunca işe gittiğini, bundan bir gün sonra da yakalandığını, maktul ile aralarında herhangi bir sorun olmadığını, ailece görüştüklerini, maktulü kasten öldürmediğini, olayın kaza sonucu meydana geldiğini, çok pişman olduğunu savunmuştur. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Öğretide Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Görüşler TCK'nın "Kast" başlıklı 21. maddesi; "(1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. (2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir" şeklinde düzenlenerek, maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde doğrudan kast, ikinci fıkrasının birinci cümlesinde de olası kast tanımlanmıştır. Olası kastın tanımlandığı TCK’nın 21. maddesinin 2. fıkrasının gerekçesinde; "...Olası kast durumunda suçun kanuni tanımında yer alan unsurlardan birinin somut olayda gerçekleşebileceği öngörülmesine rağmen, kişi fiili işlemektedir. Diğer bir deyişle, fail unsurların meydana gelmesini kabullenmektedir. Mevzuatımıza giren yeni bir kavram olan olası kastla ilgili uygulamadan bazı örnekler vermek yararlı olacaktır. Yolda seyreden bir otobüs sürücüsü, trafik lambasının kendisine kırmızı yanmasına rağmen, kavşakta durmadan geçmek ister; ancak kendilerine yeşil ışık yanan kavşaktan geçmekte olan yayalara çarpar ve bunlardan bir veya birkaçının ölümüne veya yaralanmasına neden olur. Trafik lambası kendisine kırmızı yanan sürücü, yaya geçidinden her an birilerinin geçtiğini görmüş; fakat, buna rağmen kavşakta durmamış ve yoluna devam etmiştir. Bu durumda otobüs sürücüsü, meydana gelen ölüm veya yaralama neticelerinin gerçekleşebileceğini öngörerek, bunları kabullenmiştir. Düğün evinde törene katılanların tabancaları ile odanın tavanına doğru ardı ardına ateş ettikleri sırada, bir kişinin aldığı alkolün de etkisi ile elinin seyrini kaybetmesi sonucu, yere paralel olarak yaptığı atışlardan bir tanesinden çıkan kurşun, törene katılanlardan birinin alnına isabet ederek ölümüne neden olur. Bu örnek olayda kişi yaptığı atışlardan çıkan kurşunların orada bulunan herhangi birine isabet edebileceğini öngörmüş; fakat, buna rağmen silâhıyla atışa devam etmiştir. Burada da fail silâhıyla ateş ederken ortaya çıkacak yaralama veya ölüm neticelerini kabullenmiştir. Verilen bu örneklerde kişinin olası kastla hareket ettiğinin kabulü gerekir." şeklinde açıklamalara yer verilmiş ve olası kasta ilişkin örnek olaylar gösterilmiştir. Doğrudan kast; öngörülen ve suç teşkil eden fiili gerçekleştirmeye yönelik irade olup kanunda suç olarak tanımlanmış eylemin bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi ile oluşur. Fail hareketinin kanuni tipi gerçekleştireceğini bilmesi ve istemesi hâlinde doğrudan kastla hareket etmiş olacak, buna karşın işlemiş olduğu fiilin muhtemel bazı neticeleri meydana getirebileceğini öngörmesine ve bu neticelerin gerçekleşmesini mümkün ve muhtemel olarak tasavvur etmesine rağmen muhtemel neticeyi kabullenerek fiili işlemesi hâlinde olası kast söz konusu olacaktır. Buna göre kast bilme ve isteme, olası kast ise öngörme ve kabullenme unsurlarından meydana gelmektedir. Kastın bir türü olmasına rağmen kanunda olası kast bakımından bilme yerine öngörme, isteme yerine ise madde gerekçesinde kabullenme kavramlarını tercih etmesi tesadüfi değildir. Bununla, olası kast hâlinde failin fiile ve neticeye yönelik amaç ve yaklaşımının doğrudan kast kadar ciddi ve belirgin bir boyut kazanmadığı vurgulanmak istenmiştir. Gerçekten de olası kastta, doğrudan kast derecesinde bir isteme bulunmasa da failin gerçekleşmesi muhtemel olan sonucu öngörerek kayıtsız kaldığı, başka bir ifadeyle bu sonucu kabullendiği ifade edilmektedir. Yine ceza sorumluluğuna yol açacak netice, gerçekleştirilecek asıl fiile bağlı olduğundan olası kast bir yan netice sorumluluğudur. Olası kastta asıl amacın icra edilmesi ile oluşabilecek ikincil netice bakımından fail kayıtsız kalmakta ve neticenin gerçekleşme olasılığını kabullenmektedir. Olası kastta olduğu gibi bilinçli taksirde de öngörme unsuruna yer verilmesi nedeniyle uygulamada daha çok bu iki kurumun birbiriyle karıştırıldığı görülse de olası kastın her halükârda taksirin değil kastın bir türü olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır. Olası kast ile doğrudan kast arasındaki farkı ortaya koyan en belirgin unsur, doğrudan kasttaki bilme unsurudur. Fail hareketinin kanuni tipi gerçekleştireceğini biliyorsa doğrudan kasıtla hareket ettiğinin kabulü gerekmektedir. Yine failin hareketiyle hedeflediği doğrudan neticelerle birlikte, hareketin zorunlu veya kaçınılmaz olarak ortaya çıkan sonuçları da açıkça istenmese dahi doğrudan kastın kapsamı içinde değerlendirilmelidir. Belli bir sonucun gerçekleşmesine yönelik hareketin, günlük hayat tecrübelerine göre diğer bir kısım neticeleri de doğurması muhakkak ise failin bu sonuçlar açısından da doğrudan kastla hareket ettiği kabul edilmelidir. Olası kastı doğrudan kasttan ayıran diğer ölçüt; suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşmesinin muhakkak olmayıp muhtemel olmasıdır. Fail, böyle bir durumda muhakkak değil ama büyük bir ihtimalle gerçekleşecek olan neticenin meydana gelmesini kabullenmekte ve olursa olsun düşüncesi ile göze almakta; neticenin gerçekleşmemesi için herhangi bir çaba göstermemektedir. Olası kastta fiilin kanunda tanımlanan bir sonucun gerçekleşmesine neden olacağı muhtemel görülmesine karşın, bu neticenin meydana gelmesi fail tarafından kabul edilmektedir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme 27 yaşındaki acil tıp teknisyeni sanık ...’nin ... il merkezinde kiraladığı bir çiftlik evinde köpek yetiştirip sattığı, kurusıkı silahların namlularını değiştirip mermi istimal edebilen silahlara dönüştürerek bu işin de ticaretini yaptığı, yine bu çiftlik evinde sık sık arkadaşlarıyla toplanıp uyuşturucu kullandığı, olayın meydana geldiği gece de sanığın, evine gelen kalabalık arkadaş grubuyla birlikte içki içtiği, evde bulunan düzenekler vasıtasıyla uyuşturucu ve uyarıcı madde aldığı, maktulün de bir süre sonra bu çiftlik evine geldiği, gecenin ilerleyen saatlerinde sanık, maktul ve inceleme dışı sanıklar ... ve ... dışındaki konukların çiftlik evinden ayrıldıkları, uyuşturucu-uyarıcı maddelerin tesiri altındaki maktulün oturduğu sandalyede sanığa ait silahlarla oynamaya başladığı, ... ve ...’ın beyanlarına göre maktulün böyle davranmaması hususunda uyarıldığı, yanlarına gelen sanığın maktul ile konuştuğu sırada, sanığın elindeki silahtan çıkan merminin, maktulün göğüs bölgesine isabet etmesi ile maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği, otopsi raporunda ateşli silah mermi çekirdeği yarası ile öldüğü bildirilen maktulün kanında toksik düzeyde uyuşturucu - uyarıcı madde bulunduğu, maktulün sağ kaş üzerinde, sağ göz yanında, alt dudak orta kısmında, sağ kolda ön yüzde, sol kol iç yüzde, sol bacak ön yüzde, ekimozlar, laserasyonlar ve abrazyonlar bulunduğunun bildirildiği, sanık ve yanındaki arkadaşları ... ve ...’ın maktulün öldüğünü fark edince maktulü halıya sardıkları, ... ve ...’in elinde silah olan sanıktan korkarak bir bahane ile çiftilikten ayrıldıklarını ifade ettikleri, sanığın ise maktulü halıya sarılı hâlde evde bırakarak ertesi gün işine gittiği ve bundan bir gün sonra cesedi gömmek için yardım istediği arkadaşlarının durumu polise bildirmesi üzerine yakalandığı, sanığın sırtında ve boynunda hiperemik alanlar, kanında uyuşturucu ve uyarıcı madde bulunduğunun tespit edildiği, suçta kullanılan tabancanın sanığın yer göstermesi ile olay yerine 150 metre mesafedeki bir tarlada bulunduğu, uzmanlık raporlarında sanığın her iki avuç içinde atış artığına rastlandığının, suçta kullanılan silahın atışa engel herhangi bir arızasının bulunmadığının belirtildiği, maktulün kardeşi katılan ...’ın soruşturma aşamasında kardeşi maktulü olaydan önce gördüğünde kendisine sanığı kastederek "... abiyle kavga ettik, abi beni dövecekler." dediğini ifade ettiği, sanığın suçlamayı kabul etmediği, olayın kaza sonucu meydana geldiğini, şarjörü takılı olmayan silahın boş olduğunu zannettiğini, maktuldeki yaraların da vurulup sandalyeden düşmesi sonucu oluştuğunu savunduğu anlaşılan dosyada; Sanığın olay öncesi, olay sırası ve olay sonrasındaki davranışları birlikte değerlendirildiğinde, maktulün kardeşinin beyanına göre olaydan önce de kavga etmiş olan sanık ve maktulün olay gecesi uyuşturucu- uyarıcı madde kullanıp evde silahları kurcaladıkları sırada, silah doğrultma nedeniyle aralarında çıkan tartışma sırasında, sanığın maktulü, başından, kolundan ve bacağından otopsi raporunda belirtilen yaralar oluşacak şekilde darbettikten sonra göğüs bölgesine bir el ateş ettiği, atölyesinde silah üretip satacak kadar silahlara vakıf olan sanığın, dolu olduğunu bilmediği silahın istem dışı ateş alması ile maktulün ölümüne neden olduğuna ilişkin dosya kapsamındaki raporlar ve ifadelerle de çelişen suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, sanığın kasten öldürme suçunun tanımındaki unsurları bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiğinden, maktulü doğrudan kastla öldürdüğü kabul edilmelidir. Bu itibarla Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen hükmün, sanığın eyleminin doğrudan kastla işlenen kasten öldürme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen 29.06.2022 tarihli ve 1642-2199 sayılı hükmün, sanığın eyleminin doğrudan kastla işlenen kasten öldürme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Dosyanın 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi gereğince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.