Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2023/420 E. , 2026/137 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1565-2023 I. HUKUKÎ SÜREÇ Katılan mağdureye yönelik eylemleri sebebiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda suça sürüklen
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2023/420 E. , 2026/137 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1565-2023 I. HUKUKÎ SÜREÇ Katılan mağdureye yönelik eylemleri sebebiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda suça sürüklenen çocuğun eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu kabul edilerek şikâyetin süresinde yapılmaması sebebiyle kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine ilişkin Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.11.2016 tarihli ve 35-379 sayılı hükmün, katılan mağdure vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 11.12.2017 tarih ve 404-2694 sayı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak, suça sürüklenen çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan 103/2, 31/3, 62... . maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubuna, bu kararın da suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 18.05.2022 tarih ve 10953-4690 sayı ile; "...Mağdurenin hazırlık aşamasında verdiği 08.11.2013 tarihli ifadesinde bu tarihten bir ay önce suça sürüklenen çocukla ilişkiye girdiği yönündeki beyanı, suça sürüklenen çocuğun mağdure ile 07.10.2013 tarihinde ilişkiye girdikleri yönünde aşamalardaki istikrarlı savunmaları, ilk derece mahkemesinde aldırılan 26.10.2015 günlü bilirkişi raporu ile istinaf incelemesi sırasında aldırılan 13.04.2017 günlü Ulusal Kriminal Büro raporuna göre mağdure ve suça sürüklenen çocuğun cinsel ilişkiye girdikleri görüntüleri içeren videonun 07.10.2013 tarihinde oluşturulmuş olduğunun tespit edilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suç tarihi olan 07.10.2013'te on beş yaşından büyük olan mağdure ile suça sürüklenen çocuğun rıza ile ilişkiye girdiklerinin anlaşılması karşısında suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 104/1. maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise 10.10.2022 tarih ve 1565-2023 sayı ile bozma kararına direnerek önceki hüküm gibi suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün, suça sürüklenen çocuk müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2023 tarihli ve 24234 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 07.06.2023 tarih ve 3537-3982 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan nedenlerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Bölge Adliye Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; suça sürüklenen çocuğun eyleminin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu mu yoksa reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünün usulüne uygun olarak alınıp alınmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince bozmadan sonra yapılan yargılamanın 10.10.2022 tarihli oturumunda bozma ilamının okunduğu, Yargıtay bozma ilamına karşı diyecekleri ve esas hakkındaki mütalaası sorulan Cumhuriyet savcısının; "Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2021/109 53... /4690 karar sayılı kararının oluşa uygun olmadığı görüldüğünden direnilmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde düşüncesini bildirdiği, ardından diyeceği sorulan suça sürüklenen çocuk müdafilerinin beyanı alındıktan sonra, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun şekilde alınmadan duruşmaya son verilip direnme kararına konu hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 12.09.2024 tarihli ve 362-243; 10.07.2024 tarihli ve 307-2 33... .02.2025 tarihli ve 110-54 sayılı kararları ile diğer müstakar kararlarında açıklandığı üzere; Yargıtayın bozma ilamı ile derece mahkemelerince verilen hüküm ve kararlar ortadan kalkarlar. Bozmadan sonraki serbestlik ilkesi kapsamında mahkemeler kural olarak bozmadan sonra gerek bir önceki kararlarından, gerekse bozma ilamından tamamen farklı bir sonuca ulaşıp apayrı bir hüküm/karar tesis edebilirler. Bu ilkenin istisnalarından birini direnme/ısrar kararı oluşturur (CMK madde 307/4). Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar (CMK madde 307/1). Cumhuriyet savcısının bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi ile esas hakkındaki mütalaasını sunması, prensip olarak farklı fonksiyonları ve sonuçları olan savcılık işlemleridir. Bu nedenledir ki Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak derece mahkemesi, bozma kararına uysa da önceki kararında ısrar etse de Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasının, savunma hakkının etkin kullanılabilmesine imkân sağlayacak açıklık ve yeterlilikte olması usuli bir mecburiyettir. Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde; Bozmadan sonra yapılan yargılamanın 10.10.2022 tarihli celsesinde Cumhuriyet savcısı tarafından serdedilen; "Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 2021/109 53... /4690 karar sayılı kararının oluşa uygun olmadığı görüldüğünden direnilmesine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklindeki düşüncenin, usule uygun geçerli ve yeterli esas hakkında mütalaa olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan direnme kararına konu hükmün kurulması suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlandığı kabul edilmelidir. Yukarıda açıklanan bu usule aykırılık nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu hükümlerinin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hükümlerin tesis ve tefhim edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesince verilen 10.10.2022 tarihli ve 1565-2023 sayılı direnme kararına konu hükümlerin, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşü usulüne uygun olarak alınmadan yargılamaya son verilip hüküm tesis ve tefhim edilmesi suretiyle suça sürüklenen çocuğun savunma hakkının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.