Karar Özeti
Ceza Genel Kurulu 2023/587 E. , 2025/297 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 5-60 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104/1, 62/1 ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para; konut dokunulmazlığı
Karar Detayı
Ceza Genel Kurulu 2023/587 E. , 2025/297 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 5-60 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 104/1, 62/1 ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para; konut dokunulmazlığını ihlal suçundan aynı Kanun'un 116/1, 43/1, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.740 TL adli para; cezaları ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin Sincan 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 13.03.2014 tarihli ve 50-80 sayılı hükümlerin, katılan ..., katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 24.05.2021 tarih ve 10724-3602 sayı ile; "Sanığın işlediği kabul edilen eylemlerin suç tarihi itibarıyla lehe sayılıp, 6545 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 5237 sayılı TCK'nın 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki ve aynı Kanunun 116/1. maddesinde yer alan konut dokunulmazlığının ihlali suçlarını oluşturup, öngörülen cezaların üst sınırlarının iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektirmesi ve mahkemece mahkumiyet hükümleri kurulmasının ardından 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemeden sonra 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan TCK'nın 104/1, 62/1 ve 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.000 TL konut dokunulmazlığını ihlal suçundan ise aynı Kanun'un 116/1, 43/1, 62/1, 52/2-4 maddeleri uyarınca 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye ilişkin 19.10.2021 tarihli ve 308-389 sayılı hükümlerin, katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 24.10.2022 tarih ve 3963-9388 sayı ile; "Mahkemece bozma öncesi gerçekleştirilen yargılama sonucunda verilen ilk mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde 17.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nın 251. maddesindeki basit yargılama usulüne dair kanuni düzenlemenin ardından 7188 sayılı Kanunun geçici 5. maddesinin 1/c bendine yönelik olarak 19.08.2020 günlü, 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih ve 2020/16 Esas-2020/33 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan 'kovuşturma evresine geçilmiş' ibaresinin, aynı bentte yer alan 'basit yargılama usulü' yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmesi karşısında, anılan karara istinaden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle kararın bozulması üzerine söz konusu ilama uyan mahkemece esasen ceza miktarları itibarıyla sanığın lehine olan basit yargılama usulünün tatbiki suretiyle hükümler kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi ise 02.02.2023 tarih ve 5-60 sayı ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Bu hükümlerin de katılan mağdure vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.04.2023 tarihli ve 36779 sayılı bozma-düşme istekli tebliğnamesi ile dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 24.10.2023 tarih ve 5387-6641 sayı ile direnme kararı yerinde görülmeyerek Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa isnat edilen reşit olmayanla cinsel ilişki ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları bakımından, CMK'nın 251. maddesine 7188 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle getirilen basit yargılama usulüne ilişkin düzenlemenin lehe olduğundan bahisle sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasının zorunlu olup olmadığının belirlenmesine ilişkin ise de; Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. III.OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 17.10.2011 tarihinde katılan ... tarafından Sincan Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben düzenlenen diklekçede; 2 ay önce Çubuk'tan Sincan'a taşındığını, Çubuk'ta apartman komşusu olan sanığın uzun zamandır hâlihazırda lise üçüncü sınıfa giden kızı katılan mağdureye yönelik cinsel davranışlarda bulunduğunu ve evine gelerek eşi ...'yi dövdüğünü öğrendiğini, 10.11.2011 tarihinde Sincan 1. Sulh Ceza Mahkemesince 2011/1063 Değişik iş sayı ile; katılan mağdurenin gebeliğinin on haftalık sürenin geçirilmemiş olması ve sağlığına zarar verilmemek koşulu ile yetkili ve görevli sağlık kuruluşunda sonlandırılmasına karar verildiği, 14.11.2011 tarihinde Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen tutanağa göre; gebelik sonlandırma işleminin usulüne uygun yapıldığı, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdure 18.10.2011 tarihinde savcılıkta; iki buçuk ay önce Çubuk'tan Sincan'a taşındıklarını, bir iki hafta önce sanığın kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini, Sanık; üç yıllık birliktelik yaşadıkları katılan mağdurenin annesi ... ile komşu olduklarını, katılan mağdure ve ailesinin Sincan'a taşınmalarından sonra katılan ...'nın olmadığı zamanlarda, ondan gizli bir şekilde evine farklı zamanlarda gittiğini, katılan mağdure ... ile sevgili hayatlarının olduğunu, 1 yıl önce katılan ... ve katılan mağdurenin evinde bira içtiklerini, alkollü olduğunu sabah uyandığında katılan mağdureyi yanında gördüğünü, ilişkiye girip girmediğini sorduğunda girmediklerini söylediğini ancak daha sonra duyduğuna göre girmiş olduklarını savunmuştur. IV. GEREKÇE A. Ön Soruna İlişkin Açıklamalar TCK’nın 66. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin sekiz yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. Zamanaşımını kesen sebepler ise TCK’nın 67/2. maddesinde sayılmış olup bir suçla ilgili olarak, a- Şüpheli ya da sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, b- Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi, c- Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi, d- Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi, Hâlinde zamanaşımı kesilecektir. TCK’nın 67. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları gereğince kesen bir nedenin bulunması hâlinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak, dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması hâlinde ise son kesme nedeninin gerçekleştiği tarih esas alınacak, ancak kesilme hâlinde zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır. Ceza Genel Kurulunun 26.06.2012 tarihli ve 978-250 sayılı kararı başta olmak üzere bir çok kararında açıkça vurgulandığı üzere yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda mahkeme ya da Yargıtay, resen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme Katılan mağdurenin ilk savcılık beyanında sanığın bir iki hafta önce kendisini zorla araca bindirip inceleme dışı sanık ...'ın evinde zorla ilişkiye girdiğini, Yerel Mahkeme ve Özel Daire arasında sanığın katılan mağdureye yönelik eyleminin reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı ve bu kabulde de bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın katılan mağdureyle rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği, sanığın savunmalarında belirttiği üzere katılan ...'nın Sincan'daki evine 2011 yılının farklı tarihlerinde onun bilgisi ve rızası dışında girdiği kabul edilen olayda; Müsnet konut dokunulmazlığının ihlali suçunun yaptırımı TCK’nın 116/1. maddesi uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis cezası cezası, reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun cezasının suç tarihinde aynı Kanun'un 104/1. maddesi uyarınca altı aydan iki yıla kadar hapis cezası olup TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca bu suçların asli dava zamanaşımı süresinin sekiz yıl, aynı Kanun'un 67/4. maddesi göz önüne alındığında kesintili dava zamanaşımı süresinin ise on iki yıl olduğunun anlaşılması karşısında, Daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 2011 yılının Ağustos ayından intikal tarihi olan 14.10.2011 tarihine kadar tarihine kadar gündüz vakitlerinde gerçekleştirilen konut dokunulmazlığını ihlal eylemleri ile, 17.10.2011 tarihli intikalden bir iki hafta önce, gerçekleşen ve 14.11.2011 tarihinde son verilen gebeliğe sebep olan reşit olmayanla cinsel ilişki suçuyla ilgili olarak sanık hakkında dava zamanaşımını kesen en son işlem 02.02.2023 tarihli mahkûmiyet kararı olup bu tarihten sonra zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebebin gerçekleşmediği gözetildiğinde, TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresi, Özel Dairenin 24.10.2023 tarihli incelemesinden önce dolmuş bulunmaktadır. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, ancak yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.02.2023 tarihli ve 5-60 sayılı kararıyla kurulan mahkûmiyet hükümlerinin; dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle BOZULMASINA ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda CMUK'un, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 322. maddesine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
İlgili Makaleler
- CGK (Ceza Genel Kurulu) Kararları Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatları, daireler arası birleştirme.