İçeriğe geç
AC
Ceza Genel Kurulu Esas: 2024/111 Karar: 2025/186 Tarih: 2025

Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2024/111 K.2025/186

Ceza Genel Kurulu 2024/111 E. , 2025/186 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 429-520 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-b-c-d-h ve 63. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve mahsuba

Karar Özeti

Ceza Genel Kurulu 2024/111 E. , 2025/186 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 429-520 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-b-c-d-h ve 63. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve mahsuba

Karar Detayı

Ceza Genel Kurulu 2024/111 E. , 2025/186 K. "İçtihat Metni" KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 6. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 429-520 I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-b-c-d-h ve 63. maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve mahsuba; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan TCK'nın 109/2 ve 109/3-b maddeleri uyarınca iki kez 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, her iki suç yönünden de aynı Kanun'un 53. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna ilişkin Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.06.2022 tarihli ve 451-416 sayılı hükümlerin, katılanlar vekili ve sanık müdafiileri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince 11.10.2022 tarih ve 2041-2431 sayı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bu kararın da katılanlar vekili ve sanık müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 23.05.2023 tarih, 14090-10828 sayı ve oy çokluğu ile; "Sanık ...'nın suça doğrudan doğruya iştirak eden sanıklarla birlikte nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu beraber planladıkları, hatta yanlarına plastik kelepçe aldıkları, diğer sanıkların minibüsle Bozüyük'e kadar getirilmesinin yağma fiilinin hazırlık hareketleri kapsamında olduğu, yine olaydan sonra aynı minibüsle ayrılmaları sebebiyle sanığın suçun işlenmesinden önce ve suçun işlenmesinden sonra destekleyici ve kolaylaştırıcı hareketlerde bulunduğu, fiile hakim olmamakla birlikte diğer sanıkların suçu işlemesini kuvvetlendirdiği ve kolaylaştırdığı tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39/2-a-c maddesi kapsamında kaldığının gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Daire Üyesi ...; "...Sanıkların ilk baştan beri fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek Moldova’dan gelip Türkiye’ye giriş yaptıkları, yapılan plan ve iş bölümü doğrultusunda atılı suçu işledikleri, sanık ...’nın bu süreçte yaklaşık iki gün boyunca Türkiye’de kalıp diğer sanıklarla birlikte hareket ettiği, kendisine ait minibüsü Bozüyük’te 18.05.2019 günü saat 18.20'de park ederek ertesi gün saat 01.29’a kadar tır parkında diğer sanıkları beklediği, motosikletlerin yurda giriş-çıkış sırasında minibüsten indirildiği diğer zamanlarda minibüsün içerisinde taşındığı, plaka tanıma sistemini bertaraf etmek amacıyla plakaların söküldüğü veya tanınmaması için işlem yapıldığı, atılı suçların uluslararası nitelik kazandığı da nazara alındığında sanık ...’nın eyleminin bir kısmı hakkında mahkûmiyet kararı kesinleşen bir kısmı hakkında ise kırmızı bülten çıkarılan diğer sanıkları sadece olay yerine götürüp daha sonra da gelip alma şeklinde değerlendirilemeyeceği, sanığın kırmızı bültenle Rusya’da yakalandığı, yaptıkları plan ve iş birliği doğrultusunda hareket ederek fiil üzerinde hakimiyet kurduğu anlaşıldığından, sanığın TCK’nın 37/1 kapsamında doğrudan fail olarak yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kanaatinde olduğumdan, sanığın aynı Kanun'un 39/2-a,c maddeleri gereğince yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettiğine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum." şeklindeki gerekçe ile karşı oy kullanmıştır. İlk Derece Mahkemesi ise 06.10.2023 tarih ve 429-520 sayı ile; "...Sanık ... ile hakkındaki mahkûmiyet kararları kesinleşen sanıklar ..., ...'ın fikir ve eylem birliği içerisinde başından itibaren birlikte hareket ettikleri, sanık ...'nın, suçta kullanılacak olan ...'e ait motosiklet ile diğer motosikleti kendisine ait ... 078 plakalı araca yükleyerek Bozüyük ilçesine kadar getirdiği, diğer sanıkların motosikletlerle birlikte sanık ...'nın yanından ayrıldıkları, sanık ...'nın Bozüyük'te diğer sanıkların dönmesini beklediği, diğer sanıkların gecenin ilerleyen saatlerinde sanık ...'nın yanına dönmelerinden sonra yine motosikletlerin araca yüklendiği ve İstanbul iline hareket ettikleri, daha sonra Ilıa'nın ... 078 plakalı aracı ile Türkiye'den çıkış yaptığı, sanık ...'nın belirtildiği üzere fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle eyleme TCK 37 madde kapsamında asli olarak iştirak ettiği, bizatihi suçun işlendiği olay mahallinde bulunmayıp, Bozüyük ilçesinde diğer sanıkları beklemiş olmasının suça asli olarak iştirak etmediği sonucunu doğurmayacağı, sanık ... ile hakkındaki mahkûmiyet kararları kesinleşen sanıklar ... ve ...'un başından itibaren birlikte hareket ettikleri, kendi aralarında yapmış oldukları plan ve görev dağılımı doğrultusunda sanık ...'nın *** 078 plakalı araçla Bozüyük ilçesinde beklediği, belirtildiği üzere olay yerinde bulunmamasının suça asli olarak iştirak etmediği sonucunu doğurmayacağı," şeklindeki gerekçe ile bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de sanık müdafiileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2023 tarihli ve 123150 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 16.01.2024 tarih ve 21132-705 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIĞIN KAPSAMI VE KONUSU Direnmenin ve temyizin kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına iştirakinin TCK’nın 37. maddesi kapsamında "müşterek faillik" mi yoksa aynı Kanun'un 39. maddesi kapsamında "yardım eden" niteliğinde mi olduğunun belirlenmesine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar TCK'nın "Faillik" başlıklı 37. maddesi; "(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur. (2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır." , Aynı Kanun'un "Yardım etme" başlıklı 39. maddesi; "(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi hâlinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hâllerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez. (2) Aşağıdaki hâllerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur: a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunacağını vaat etmek. b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak. c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.", Yine TCK'nın "Bağlılık kuralı" başlıklı 40. maddesi de; "(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. (2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. (3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir." Şeklinde düzenlenmişlerdir. TCK'da suça iştirakte, faillik ve şeriklik ayrımı öngörülmüş, azmettirme ve yardım etme şeriklik kavramı içinde değerlendirilmiştir. Kanun’da suç olarak tanımlanan fiilin, birden fazla suç ortağı tarafından iştirak hâlinde gerçekleştirilmesi durumunda TCK’nın 37/1. maddesinde düzenlenen müşterek faillik söz konusu olacaktır. Öğretideki görüşler de dikkate alındığında müşterek faillik için iki şartın birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir: 1- Failler arasında birlikte suç işleme kararı bulunmalıdır. 2- Suçun işlenişi üzerinde birlikte hâkimiyet kurulmalıdır. Müşterek faillikte, birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hâkimiyet kurulduğu için her bir suç ortağı fail konumundadır. Fiil üzerinde ortak hâkimiyetin kurulup kurulmadığının belirlenmesinde suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri rolleri ve katkılarının taşıdığı önem göz önünde bulundurulmalıdır. Suçun icrasına iştirak etmekle birlikte, işlenişine bulunduğu katkının niteliği gereği kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen diğer suç ortaklarına şerik denilmekte olup TCK’da şeriklik, azmettirme ve yardım etme olarak iki farklı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, kanuni tanımdaki fiili gerçekleştirmeyen veya özel faillik vasfını taşımadığı için fail olamayan bir suç ortağı, gerçekleşen fiilden TCK'nın 40. maddesinde düzenlenen bağlılık kuralı uyarınca sorumlu olmaktadır. TCK’nın 39/2. maddesindeki düzenlemeye göre, yardım etme de; maddi yardım ve manevi yardım olarak ikiye ayrılmaktadır. 1- Bir suçun işlenmesine maddi yardımda bulunma çok çeşitli şekillerde ortaya çıkmakla birlikte anılan maddede maddi yardım; a) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları temin etmek, b) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında maddi yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak, Olarak sayılmıştır. 2- Manevi yardım ise; a) Suç işlemeye teşvik etmek, b) Suç işleme kararını kuvvetlendirmek, c) Suçun işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaad etmek, d) Suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek, Şeklinde belirtilmiştir. B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Sanığın, inceleme dışı sanıkları ve motosikletlerini aracıyla Bozüyük ilçesine kadar götürdüğü, inceleme dışı sanıkların bu motosikletlerle sanığın yanından ayrılarak Eskişehir'e gittikleri, nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları işlendikten sonra inceleme dışı sanıkların tekrar sanığın bulunduğu Bozüyük ilçesine geldikleri ve bu motosikletlerin tekrar sanığın minibüsüne yüklenerek beraber İstanbul'a döndükleri olayda; müşterek faillikten söz edebilmek için birlikte suç işleme kararının yanı sıra işlenen fiilin üzerinde müşterek hâkimiyetin de kurulması gerektiği, bunun da kural olarak olay yerinde bulunup suç konusu ile doğrudan temas kurulmasını zorunlu kıldığı ancak sonuca katkısı ve etkisi itibarıyla müşterek hâkimiyet için her zaman olay yerinde bulunmanın da şart olmayabileceği ancak olay yerinde bulunmayan failin suçun icrasına katkısının suçun başarıyla işlenmesi açısından zorunluluk arz edecek nitelikte olması gerektiği, suçun icrası açısından müstakil bir fonksiyonu olmayan bir katkıda bulunulması hâlinde müşterek hâkimiyetten bahsedilemeyeceği hususları göz önünde bulundurulduğunda, işlenen suçun icrasına müstakil müessir (fonksiyonel) bir katkıda bulunmayan sanığın, inceleme dışı sanıkları ve motosikletlerini Bozüyük ilçesine getirmesi, burada bir müddet bekledikten sonra inceleme dışı sanıkları ve motosikletlerini tekrar İstanbul'a götürmesi şeklindeki, fiilin icrasını kolaylaştırmak ve işlenmesinden sonra da yardımda bulunacağı konusunda inceleme dışı sanıklara vaatte ve manevi destekte bulunmak suretiyle kaçmalarına yardımcı olma şeklindeki eyleminin TCK’nın 39. maddesi uyarınca yardım eden niteliği taşıdığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararına konu hükümlerinin; sanığın, inceleme dışı sanıkların nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına iştirakinin TCK’nın 39. maddesi kapsamında yardım eden niteliğinde olduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan iki Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yerel Mahkemenin direnme gerekçesinin isabetli olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. IV. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2023 tarihli ve 429-520 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerinin, sanığın nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarına iştirakinin TCK’nın 39. maddesi kapsamında yardım eden niteliğinde olduğunun gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA, 2- Sanığın tutukluluk hâlinin DEVAMINA, 3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.

İlgili Makaleler

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla